"Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi !.. "


video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Süper Kupa | Galatasaray 1-0 Fenerbahçe

0 yorum

Süper Kupa şampiyonu yine Galatasarayımız oldu. Son iki sezonda lig ve süper kupaya ambargo koyan ekibimiz Fenerbahçe'yi Kayseri'de 1-0 yenerek tekrar süper kupaya uzandı. Bu kupayı 2 kere üst üste kazanarak tarihe geçtik. Ve 3 kere ile en çok kazanarak da. Didier Drogba 11 numaraya kavuştuğu gün ağustosun 11 inde golünü attı. Ve takıma galibiyeti getirdi.

Rakamların dili olsa da konuşsa aslında. Çok şey var birbirine bağlayabileceğimiz. Ama onlardan bahsetmeyeceğim.

Maça Fenerbahçe daha iyi başladı. Aslında hazırlık maçlarında yaşadığımız sıkıntıyı burda da yaşadık. İlk 20-25 dakikada ciddi bir bocalama yaşıyoruz. Oyuna konsantre olamıyoruz. Bunu da en iyimser şekilde daha sezon başı olmasına bağlamak istiyorum. Dediğim gibi ilk 25 dakika Fenerbahçe oyuna daha hakim ve daha pas yapar bir görüntü sergiledi. Ancak o dakikadan sonra ekibimiz biraz daha topa sahip olmaya ve pas yapmaya başladı. Neticesinde oyunda mutlak hakimiyeti sağladı. Pozisyonlardan tek tek bahsetmeye gerek yok. Sonuçta hepimiz aynı maçı izliyoruz. Ama sadece bir kaç noktaya değinmek gerekecek. Öncelikle Hakan Balta'nın performansına ne kadar şaşırdığımı söylemek istiyorum. Bu kadar aradan ve olumsuz yorumlardan sonra böyle güzel bir performans gösterip üstelik asist yapması sanırım bütün Galatasaraylıları ve Fatih Terim'i memnun etmiştir. Gerçi Fenerbahçe sağ kanatta çok etkisizdi ama yine de Hakan iyiydi. Ve bu gelecek için bize umut verdi.

Bir diğer bahsetmek istediğim isim ise Melo. Kampa yine geç katılmıştı. Tam hazır değil dendi. Ama dün gördük ki takımın en iyilerinden biri o. Fatih Terim'in neden Melo'da bu kadar ısrarcı olduğu artık daha iyi anlaşılmıştır sanırım. Orta sahanın gerisini mükemmel bir şekilde organize ediyor. Yeri geliyor şok pres uyguluyor, yeri geliyor oyun kuruyor, yeri geliyor defans bloğunun içine kadar girip savunma yapıyor. Gerçekten çok meziyetli bir oyuncu Melo. Bu maçta gösterdiği performans bence daha başlangıç. Haftalar ilerledikçe çok daha iyi bir Melo izleyeceğimizden eminim.

Tabii maçın bence yıldızı olan Drogba'dan da iki üç kelam etmek gerek. Bu yaşına rağmen bu profesyonelliği nasıl gösteriyor, bu mükemmel bir şey. Drogba her şeyden önce mükemmel bir kişilik. Saygın bir insan. Futbol konusundaki meziyetlerini zaten anlatmamıza gerek yok. Müthiş bir özveri ile mücadele ediyor. Bu yaşına rağmen 120 dakika sahada kalıyor ve dakika 120 olmasına rağmen defansa gelip top çıkartıyor. Onun için ayrı sevindiğim bir nokta da 11 numaraya kavuştuğu gün gol atmasıydı. Bu onun için iyi moral oldu ve bence sezon içinde daha üstün bir Drogba izleyeceğimizin bir sinyali oldu.

Galatasarayımız bu sezonki serüvenine yine dolu dizgin girdi. İmparator Terim bu kupa ile birlikte Türkiye futbol tarihinde en çok kupa kazanan teknik adam oldu. Artık önünde bir ilk daha var. O da 20. şampiyonluğu kazanıp 4. yıldızı takan ilk takım olmak. Bence bu sezon ki en başlıca odak noktamız bu. Tabiki şampiyonlar liginde ilerlemek de büyük bir gelir ve prestij kaynağı ama bunların hepsi bir süreç ve bütün kulvarlardaki mücadeleleri doğru şekilde yönetmek gerek. Uzun süredir Türkiye Kupası'na da hasretiz her ne kadar en çok kazanan takım olsak da.

Fatih Terim yönetiminde tüm bu saydıklarımda en üstün hedeflere ulaşacağımıza güvenim tam. Yeter ki oyuncularımız armaya yakışan şekilde mücadelelerini versinler.


Süper Kupa 2013 | Özet: Galatasaray 1-0 Fenerbahçe :



Süper Kupa 2013 | Oyuncularımızın Maç Sonu Açıklamaları :




Cimbom724
Devamını Oku

Real Madrid 3-0 Galatasaray maç özeti izle

2 yorum


Galatasaray 3-2 Real Madrid maç özeti izle




Hiç haketmedik diyerek şu yazılara başlamaktan bıktım artık. Kura çekildiği zaman zaten açık favori Real Madrid'di. Ama dünkü yazımda kağıt üstünde favori olmanın bir şey ifade etmediğini söylemiştim. Bence yenilsek de bunu kanıtlar bir oyun oynandı. Beklediğimin çok çok altında bir Madrid baskısı oldu diyebilirim. Tabi bunu sağlayan da bizim oyun felsemizden kaynaklanıyordu.

Mücadeleye Muslera - Eboue - Semih - Dany - Riera - Hamit - Melo - Selçuk - Sneijder - Drogba ve Burak 11 i ile başladık. Bu şuan ki ideal kadromuz zaten. İstediğimiz gibi de başladık. Hatta bence oyunun genelinde belirli bir tarafın hakimiyeti yoktu. Hatta Galatasaray çok daha iyi topla oynadı diyebilirim. Özellikle ilk yarı. Melo, Hamit, Selçuk ve Drogba 4 lüsü çok iyi işler yaptılar. Eboue de çok iyi bindirmelerle hücum aksiyomlarında başı çeken isim oldu.

Real Madrid ise yer yer hızlı oynadı. Zaten savunma arkasına atılan toplarda ne kadar etkili olduklarını cümle alem biliyor. Mesut, Di Maria ve Ronaldo ile çok etkili olmasalarda pozisyonlar buldular.

Aslında canım çok sıkkın olduğu için içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor. Ama yediğimiz goller ve hakem için 2-3 kelam etmek gerek.

İlk gol klasik Madrid golü idi. Araya atılan temiz bir top, Ronaldo her zamanki gibi iyi sarktı ve golü yaptı. İşte defansın bir anlık dalgınlığı hazırladı aslında bu pozisyonu. Orda Eboue'nin geriye koşuya devam etmesi gerekirdi ama bunu yapmadı.

İkinci gole bir şey demiyorum ancak yenilmemesi gereken tarzda bir gol. 2 savunma oyuncusu topa yükseliyor ama vuramıyorlar. Top da Benzema'nın önünde kalıyor. Gole diyecek bir şeyim yok ancak talihsizlik bu kadar olur. Şans hiç yanımızda değildi. Ama şimdi tekrar baktığımda Eboue'nin yine bir hata yaptığını görüyorum.

Üçüncü gol ise tam bir hakem faciasıydı. Yani tam gözünün önünde olan bir olayda o pozisyondaki takdir hakkını nasıl Real Madrid'den yana kullanıyor anlayamıyorum. Drogba'nın, Ramos'a herhangi bir hareketi yok iken Ramos çok dengesiz bir şekilde geliyor ve yere düşüyor. Hakemin tam önünde olan bir olay ve hakem saçma sapan bir kararla faulü Madrid'e veriyor. Ve sonunda da 3. gol geliyor.

Bizim de kaçırdığımız bir çok pozisyon var. Gerçekten çok verimli paslaşmalarla pozisyonlar bulduk. Özellikle 43. dakikada Drogba'nın pasında ceza sahasına hareketlenen Eboue karşı karşıya kaldı ama vuruşu kalecinin üstüne gitti. Belki de yanında boş durumda olan Burak Yılmaz'a çıkarmayı deneyebilirdi.

45+1 de Drogba ile bir pozsiyona daha girdik. Drogba çok iyi kontrol etti ancak top yere düştüğünde şansız bir şekilde top Drogba'nın dizine çarptı ve vuruş açısını kaybetti.

Drogba genel olarak çok iyi oynadı. Top aldı indirdi servis yaptı. İlk 70 dakika falan çok iyiydi ama sonra o da hafiften oyundan düştü.

Melo da Selçuk'un yükünü çok hafifletti ve ileri çıkışları çok iyi yaptı. Derinlemesine attığı paslar da çok iyiydi. Hep son zamanlarda kendini buldu dedik bugün de bunun hakkını vererek iyi bir oyun sergiledi.

Takımımız genel olarak çok iyi oynadı bence. Bulundukları konumun hakkını verdiler genel olarak. Ama işte olmayınca olmuyor. Yenilen şanssız goller. Yoktan var olan pozisyonlar vs

Fazla yazmayacağım artık. Kaybetmek kolay, kazanmak olay demiştik ama olmadı. Sağlık olsun. Ben üzülmüyorum. Çünkü bu sezonki avrupa hedefimizi fazlası ile gerçekleştirdik. Tabiki 3-0 ın rövanşında Madrid ile oynamak artık çok zor olacak. Ama futbolda her şey var. Haftaya izleyip göreceğiz.

Hakeme gelirsek. Hakem bu seviyenin hakemi değil gerçekten. Maçı katletti diyebilirim. Verilmeyen penaltı pozisyonları, verilen hatalı ve saçma kararları ile oyunun içine etti diyebilirim. Umarım İstanbul'daki maçta bu derece yeteneksiz bir hakem ile karşılaşmayız.

Belki burdan turu çevirmek zor ama Arena'da takımımızın taraftarlara ve camiamıza bir galibiyet hediye edebileceğine inanıyorum.

Cimbom724
Devamını Oku

Nostalji #2 - Galatasaray - Real Madrid (Süper Kupa)

0 yorum

Nostalji bölümündeki ikinci yazımızda 2000 Süper Kupa finaline dönüyoruz. Bu hafta içi hazır Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde oynayacakken bu süper finalden bahsetmenin güzel olacağına kanaat getirdim.

Sene 2000 .. Galatasaray 4 sene üst üste şampiyon olmuş ligde. Ardından Şampiyonlar Ligi gruplarında 3. olarak UEFA Kupası'nda yoluna devam etmiş. Namağlup olarak finalde İngiliz devi Arsenal'i yenmiş. Ve Türkiye'ye tarihindeki en büyük ve tek avrupa şampiyonluğunu getirmişti.


UEFA Kupası avrupanın 3. numaralı kupası. Şampiyonlar Ligi ise 2 numaralı kupası. Bu konu hakkında görüşler değişebilir. Şampiyonlar Ligi kupası tabiki en üst seviyelerdedir ancak avrupada verilen diğer kupa olan UEFA Kupasını alanı da yenerek bu büyüklük kanıtlanabilir.

O sene az önce bahsettiğimiz gibi Galatasaray UEFA Kupası'nı alıp ülkemizi bayram yerine çevirmişti. 4 yıllık yerel başarının ardından gelen bu uluslararası başarı Galatasaray'ın marka değerini tavan yaptırmıştı. Önce teknik direktörümüz Fatih Terim'i Fiorentina'ya kaptırdık. Ardından UEFA Kupası'nın en büyük mimarlarından Hakan Şükür'ü İnter'e yolladık. Yerlerine Mario Jardel ve Lucescu gelmişti.

Jardel Galatasaray tarihindeki en pahalı transfer olma özelliğini hala koruyor. Ve bunu hakettiğini de final maçındaki performansında göstermişti.

Şimdi gelelim finale. O zamanlar yine küçüktüm. 8 yaşındaydım sanırım. Ama nostalji başlığı altında ilk yazımda belirttiğim gibi babam bana çok iyi aşılamıştı Galatasaray sevgisini. Hiçbir maçı kaçırmıyordum neredeyse.

O sene Ağustos ayında oynanan finalde memleketimize gitmiştik. Şans bu ya eve döneceğimiz vakite denk gelmişti maç günü. Tam saati hatırlamıyorum ama sanırım maç başladıktan 30 ya da 45 dakika sonraydı otobüs. Biz maçın heyecanına öyle dalmışız ki tahmin edebileceğiniz gibi otobüsü kaçırmıştık.

41. dakikada Jardelin attığı penaltı golünden sonra hemen otobüsü arayıp son durumu öğrendik. Neyse ki otobüs 15 dakika geç kalkmış ve 20-30 dakika yol alabilmişti. Devre arasına gelmeden hemen otobüse yetiştirildik. Otobüste de şansımıza maç yayını vardı. Bundan 13 sene önce. Gerçi yakın zamanda da öyleydi. Hatırlarsınız tek televizyonun olduğu günleri.

Otobüste müthiş bir heyecan vardı maç boyunca. Yediğimiz golün üzüntüsünü, uzatmalarda gelen Süper Mario Jardel'in altın golünün sevincini hep beraber yaşamıştık. Her ne kadar doyasıya sevinemesem de o gece mükemmel bir huzur içinde yolculuğu tamamlamıştım.

Talihsiz bir olay olmuştu benim için. Ama Galatasarayımızın avrupanın 1 numaralı kupayı kaldırması bütün talihsizlikleri unutturacak bir olaydı. Galatasaray ispanyol devi Real Madrid'i 2-1 yenerek avrupanın en büyüğü olduğunu bütün cihana ilan etmişti.

Taffarel'i, Capone'si, Popescu'su, Bülent'i, Hakan'ı, Okan'ı, Suat'ı, Emre'si, Hagi'si, Ümit'i ve Jardel'i hepsi benim için birer kahraman olmuşlardı o gece.

Şimdi Selçuk İnan'ı, Hamit'i, Burak Yılmaz'ı, Drogba'sı, Sneijder'i, Melo'su, Muslera'sı, Semih'i, Riera'sı, Danny'si ve Eboue'si ile tekrar Real Madrid'i yenmeye gidiyoruz. Kim bilir belki bu işin sonu da finale çıkar...

2000 Süper Kupa Finali Galatasaray 2-1 Real Madrid maç özeti




Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray 2-0 İstanbul BB özet

0 yorum

Galatasarayımız sahasında İstanbul BB'yi ilk yarıda oynadığı mükemmel oyunla maçı 2-0 kazanmasını bildi.

Sezon başında, geçtiğimiz sezonki Galatasaray'ı arar olmuştuk. Ama ligin ikinci yarısında yapılan Sneijder ve Drogba transferi ile o eski oyuna dönmeye başladık. Aslında tam olarak da geçen sezonki oyun diyemeyiz. Bu sefer topu daha çok ayağında tutan bir Galatasaray'ın yanında daha net pozisyonlara giren bir Galatasaray var. Tabi bunda bence en büyük etkenlerden biri Drogba.

Galatasaray Drogba ve Sneijder'in gelişi ile önce bir yeni formasyonunu aradı. 4-4-2 , 4-3-3 , 4-5-1 .. her türlü formasyon denendi. Sonunda asıl formasyon bulundu. 3-4 hafta bunun için feda edildi ama değidiğini görüyoruz artık. Takım tamamen birbirine alışmış durumda. Mükemmel bir akıcılıkla oynuyoruz.

Bunda bütün futbolcuların emeği var aslında. Eğer tek tek saymaya kalkarsak bu yazı bitmez. Ama sivrilen isimlerden bahsetmek gerek. İlk olarak Hamit'ten bahsedelim. Sezon başından beri belki de en çok eleştirilen isim oldu. Benim de sürekli kızdığım noktaları vardı. Ama artık sanıyorum ki kendini buldu. Müthiş bir tempo ile oynuyor gerçekte. Sürekli koşuyor ve topu kovalıyor. Orta sahadaki yükün çoğunu kabul ediyor. Gerçekten vazgeçilmezler arasına girdi bence.

İkinci isim ise Melo sanırım. Sezonun ilk yarısı hiç yoktu neredeyse. Geçen sene harika bir sezon geçirmişti. O iyi olduğunda Selçuk da iyi oluyordu. Bu sezon bu ikiliyi çok aramıştık. Melo'ya herkes kızgındı sanırım. Ama şu son haftalarda gösterdiği performanslarla takım için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Tam zamanında form tutmaya başladı. Ona en çok ihtiyacımız olduğu dönemde kendini tekrar göstermeye başladı. Eğer bu formunu devam ettirirse ben Fatih Terim'in bonservisini alma konusunu etraflıca düşüneceğini sanıyorum.

Üçüncü isim ise Drogba ve ona bağlantılı olarak Burak Yılmaz'ın aşırı yükselen performansı. Drogba, Burak Yılmaz için büyük bir şans oldu gerçekten. İlk geldiği haftalarda biraz maç eksiği hissediliyordu. Ama şuan tamamen adapte olmuş durumda. Yakında yüzde yüzüne de ulaştığında fırtına gibi bir Drogba izleyebiliriz. Zaten tam forvet gibi oynamıyor. Orta alana gelip top alıyor. Hava topu indiriyor. Top alıp servis yapıyor. Ki bunu bugünkü maçta iki kere gördük. İlk golde asisti yaptı ikinci golde ise golü hazırladı. Çok fazla meziyeti olan bir oyuncu. Burak ile de çok iyi ikili oldular. Umarım böyle devam eder.

Son haftalar ayrıca Eboue'nin de geri dönüşüne şahitlik etmiş olduk. Geçen seneki performansından çok uzaktı bildiğiniz gibi. Özlemiştik o ileri çıkışlarını. Dediğim gibi son haftalarda o da Melo gibi özüne döndü ve çok iyi performans sergilemeye başladı.

Takımımız lige çok önem verdiğini bu maçta göstermiş oldular. Her ne kadar hafta içi çok önemli bir şampiyonlar ligi mücadelesi olsa da oralara sürekli gidebilmek için şampiyonluk ne kadar önemli bunun farkına çok iyi varmışlar. Tabi bunda Terim'in de etkisi vardır.

Sona gelirsek. İlk yarı sergilenen harika oyun skor geldikten sonra rölantiye alınan bir oyun. Tabi normal olanı bu. Bu maçı kayıpsız atlattık ve farkı koruduk. Artık tamamen Real Madrid maçına odaklanabiliriz.

Galatasaray 2-0 İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçın geniş özeti :


Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray'ın Çeyrek Final Yolu

0 yorum

NTV Spor geçenlerde Galatasarayımızın çeyrek finale kadar oynamış olduğu bütün maçları derlediği bir video hazırlamış. Çok güzel bir video olmuş. Maç atmosferlerini bire bir yaşatan videolar. Maç sonu, maç öncesi Fatih Terim'in açıklamaları. Gol sevinçleri, üzüntüler.. Kısacası bu yolda yaşadığımız tüm karmaşık duyguları görebiliyorsunuz. İşte Galatasaray'ın çeyrek finale yürüyüşü :

Grup maçları :

1-Manchester United 1-0 Galatasaray

2-Galatasaray 0-2 Braga

3-Galatasaray 1-1 CFR Cluj 
Gol : Burak Yılmaz

4-CFR Cluj 1-3 Galatasaray 
Goller : Burak Yılmaz(3)

5-Galatasaray 1-0 Manchester United 
Gol : Burak Yılmaz

6-Braga 1-2 Galatasaray 
Goller : Burak Yılmaz, Aydın Yılmaz

Son 16 turu :

Galatasaray 1-1 Schalke 04 
Gol : Burak Yılmaz

Schalke 04 2-3 Galatasaray 
Goller : Hamit Altıntop, Burak Yılmaz, Umut Bulut

İşte NTV Spor'un hazırladığı " Galatasaray'ın çeyrek final yolu " adlı video :



Cimbom724
Devamını Oku

Nostalji #1 - Galatasaray - Rapid Wien

0 yorum
Hazır lige milli maç arası verilmişken, bu sezonda şampiyonlar liginde çok iyi bir performans sergilerken eskileri yad edelim dedim. İlk olarak avrupa arenasında en büyük başarıları kazandığımız sezon olan 1999/2000 sezonuna bakalım dedim. Yaşım gereği o maçları tam olarak hatırlamasam da babam sayesinde bilinçli bir yaşa eriştiğim anda bütün maçları izlemiştim. Babam o sezon avrupada oynadığımız bütün maçları video kasete (bkz. video kaset) kaydetmişti. Ben UEFA kupasını kazandığımız maçı hatırlıyorum. Aslında Galatasaraylılığı o zaman tatmıştım ama bu video kasetleri de izleyerek bunu iyice pekiştirmiştim. Artık o zamanlar sürekli bunları izler olmuştum. Gollerden sonraki sevinçleri, taraftarların tezahüratlarını ve Ercan Taner'in o muhteşem, sesi kısılana kadar bağırdığı gol sevinçlerini izlemeden edemez olmuştum. Hiç unutmuyorum Arsenal'den kupayı söküp aldığımız o gece sabaha kadar konvoydaydık. Mükemmel bir coşku ve sevinç vardı. İşte o zaman Galatasaray'ın büyüklüğünü iyice anlamış oldum.

Nostalji bölümünde yazdıkça bu anılarımdan bahsedeceğim. Şimdilik böyle bir giriş yeterli sanırım.

Artık 1999/2000 sezonuna bir kaç maç ile giriş yapalım bu yazıda.

2 sezon üst üste Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımımız büyük bir başarı daha göstererek 99/00 sezonunda da adını Şampiyonlar Ligi gruplarını yazdırıyordu. Ama nasıl ?

O yıllarda lig şampiyonu, şampiyonlar ligine direk olarak katılamıyordu. Bir ön eleme oynaması gerekiyordu.

İşte o sene 3. ön eleme turunda rakibimiz Rapid Wien olmuştu.

Ben tabi hatırlamıyorum o maçları ama çok kez özetlerini izledim. İlk maçı deplasmanda 3-0 kazanırken gollerimiz Hakan Ünsal, Fatih Akyel ve Hagi'den geliyordu.

Şimdi maçın özetini tekrar izledim de ne kadar iyi oynamışız. Gerçekten bir kez daha gurur duydum Galatasarayımızın avrupa tarihi ile. Hagi, Hakan Şükür, Ümit, Taffarel, Okan .. Hepsi mükemmel bir performans göstermişler.

Özellikle Hagi'nin attığı son golün Ercan Taner anlatımı zaten hep aklımın bir köşesinde duruyor. "Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi ! .... "

İlk maçtaki 3-0 lık avantaj çok iyi oldu bizim için. Galatasaray'ın avrupadaki ayak sesleri yavaş yavaş hissedilmeye başlamıştı. Çok iyi futbol oynuyorduk gerçekten.

Evimizde oynadığımız rövanş maçını ise Okan'ın attığı gol ile 1-0 kazanmıştık. Bir de Hagi'ye değinirsek o zamanlar gerçekten futbolunun en olgun dönemindeymiş. Çok iyi performanslar sergilemiş.

Rapid Wien 0-3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :



Galatasaray 1-0 Rapid Wien maçın geniş özeti ve golleri :




Cimbom724
Devamını Oku

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maç özeti ve goller

0 yorum

Galatasarayımız bugün 2 haftalık aranın ardından 3 puan ile tanıştı. Son 7 haftanın en başarılı takımı Kayserispor'u sahasında 3-1 yenmeyi başardık.

Şampiyonlar ligi dönüşü herkes bir yorgunluk bekliyordu. Çünkü çok büyük bir performans göstermiştik Schalke maçında. Ama öyle olmadı. Golü erken bulunca oyun da istediğimiz gibi şekillendi. Bugün sahada iyi pas yapan ve mücadele eden bir Galatasaray vardı.

Gollerimiz Burak Yılmaz (2) ve Wesley Sneijder'dan geldi.

Muslera kalesinde pek tehlike yaşamadı. Özellikle Kayseri'de Bobo'nun kırmızı kart görmesinden sonra defansımız ve kalemiz pek zorluk yaşamadı. Ama 1 gol yedik.

Eboue ve Riera bugün iyiydiler. İleri çıkışları çok yaptılar. Özellikle Eboue'nin bu yükselen performansından çok mutluluk duyuyorum. Çünkü iyi bir Eboue'nin Galatasaray'ın hücum etkinliğinde ne kadar önemli bir yeri olduğu açıkça ortada.

Hamit sakatlandı. Bu üzücü bir haber. Son haftalarda özellikle son Schalke maçında zirve yapmıştı. Attığı gol ile de Galatasaraylı taraftarın gönlünü almıştı. Bugün yine iyi gidiyordu ama maalesef ki sakatlandı. Umarız pek önemli bir şeyi yoktur.

Melo'dan da bahsetmek gerek. O da sezona çok kötü başlamıştı. Ama son haftalarda inanılmaz derecede yükselen bir grafiği var. Bu da Eboue gibi bizi sevindirici gelişmelerden birisi. Çünkü Melo varken topu oyuna çok verimli bir şekilde sokabiliyoruz. Bugün yine bunun örneklerini gördük. Ve formda, oynayan bir Melo'nun takım için ne kadar önemli olduğunu bugün bir kez daha gördük.

Selçuk yine kendinden bekleneni vermeye devam ediyor. Ona boşuna Xelçuk demiyoruz.

Sneijder yavaş yavaş form tutmaya başladı. Fatih Terim onu fazla yormadan form tutturmaya çalışıyor. Bugün 60 dakika sahada kaldı ve özellikle ilk yarı etkiliydi. 3. dakikada golünü de attı.

Burak ve Drogba inanılmaz iyi ikili oldular. Bu gerçekten mükemmel gelişen bir birliktelik. Bugün yine çok uyumlu ve istekliydiler. Özellikle Drogba arkadaşlarını sürekli pozisyona sokuyor. Bu gerçekten bizim için iyi bir gelişme. Çünkü ligin ilk yarısında pozisyon bulmakta güçlük çeken bir oyun sergiliyorduk. Ama Drogba'nın gelişi ile pozisyon zenginliğimiz artmaya başladı.

Burak Yılmaz krallıktaki yerini tekrar aldı. Hem avrupada hem Türkiye'de gol krallığının zirvesinde bulunmak çok kolay bir olay değil. Bu sezon ligde 16. golünü de kaydederek geçen sezon attığı gollerin tesadüf olmadığını gösterdi.

Galatasarayımız bu galibiyet ile puanını 50 ye çıkardı. Beşiktaş ile fark 7 oldu. Fenerbahçe maçı öncesi de iyi bir galibiyet oldu.

Genel olarak sahada iyi bir Galatasaray vardı. Özellikle Bobo'nun oyundan atılması ile oyunu iyice rölantiye aldık. Fatih Terim'in cezası da güzel bir şekilde son bulmuş oldu.

Bu oyun da sanırım Jose Mourinho'yu endişelendirecektir.

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maçın golleri :
http://www.ligtv.com.tr/goller/spor-toto-super-lig

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz:

Cimbom724
Devamını Oku

Schalke 04 2-3 Galatasaray maç sonu röportajlar

1 yorum

3-2 lik Schalke galibiyeti ve çeyrek final. Maçtan sonra neler konuşuldu, neler yaşandı ? Gollerin sahipleri Burak, Hamit ve Umut neler söyledi ? İmparator Fatih Terim'in açıklamaları, Abdurrahim Albayrak'ın açıklamaları ve daha fazlasını sizler için derledik.

Müthiş bir füze göndererek skoru 1-1 e getiren ve direk şanssızlığını yenen Hamit Altıntop'un açıklamaları :



Didier Drogba'nın maç sonu açıklamaları :



Ali Dürüst'ün açıklamaları :



Fatih Terim basın toplantısı :



Galibiyeti getiren Umut Bulut :



Schalke teknik direktörü Jens Keller'in basın toplantısı :



Abdurrahim Albayrak Galatasaray tv telefon bağlantısı :



Fatih Terim maç sonu NTV Spor :



Ercan Taner golleri nasıl anlattı :



Başkan Ünal Aysal Galatasaray tv 'ye turu değerlendirdi :



Hamit Altıntop Galatasaray tv :



Selçuk İnan Galatasaray tv :




Abdurrahim Albayrak NTV Spor değerlendirmeler :




Çeyrek Final sevinci böyle yaşandı :




Fatih Terim ve teknik heyet 3. gol sevinci :



Cimbom724
Devamını Oku

Schalke 04 2-3 Galatasaray maç özeti ve goller

0 yorum

Schalke 04 2-3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :



Şuan üzerimde öyle tatlı bir yorgunluk var ki yazmaya zor ikna ettim kendimi. Saat 2 olmuş ama yazmadan yapamayacağım sanırım. Muhtemelen bu gece her Galatasaraylı benim gibidir. Sesi kısılmış ve zafer sarhoşluğundan yorgun.

Attığımız gollerden sonra nasıl sevindim neler yaptım inanın bilmiyorum. Son golde ordan oraya koştuğumu hatırlıyorum. Mükemmel bir duygu patlaması yaşadık. Harika bir gece oldu. Böyle bir başarıyı özlemiştik. Ama çok hak ettik oynadığımız oyunla. Yine saçma sapan goller yedik. Ama bu sefer en sonunda şans bize güldü ve tur atlayan taraf olduk.


Aslında fazla analiz tarafına girmek istemiyorum. Böyle bir zaferden sonra analiz yapmak istemiyorum. Ama Hamit konusuna değinmeden edemeyeceğim. Sonunda oldu. Sonunda Hamit doğduğu topraklarda şanssızlığını yendi. Bu mükemmel bir olay.



Geçen hafta sonu saç baş yolduğumuz, artık yeter dediğimiz direkler bu sefer Hamit'in füzesini ağlarla buluşturdu. Sanırım artık direkler de dövülmekten bıktı. Yeter dedi ve gol oldu.

Takım ilk yarı harika oynadı. Ama golü yiyen taraf biz olduk. Tabi ki saçma bir gol ile. Dedim ya pek pozisyon pozisyon anlatıp, uzatıp canınızı sıkmak istemiyorum. Zaten hepimiz aynı maçı izledik. Bu gecenin, bu mutluluğun keyfini çıkartalım.Ancak attığımız gollere değinmek gerek.

Şampiyonlar liginin tescilli golcüsü Burak yine golünü attı. Mükemmel bir takipçilik mükemmel bir koşu ve sonunda gol oldu. 5 dakika içinde 2 gol bulup almanları şoke ettik. İlk yarıda yine Selçuk sahada basmadık yer bırakmadı. Melo yine çok iyi oynadı. Drogba keza iyiydi. Defans bloğu başarılı idi.

İkinci yarıda ise beklendiği gibi büyük baskı ile başladı Schalke. Muslera çok harika toplar çıkardı. Ve belkide oyunun kaderine direk etki etti. Yediğimiz gol neredeyse ilk golün kopyası gibiydi. Yine yoktan var olan bir pozisyonda golü kalemizde gördük. Ama 2-2 lik skor Schalke'ye yetmiyordu. İyice yüklendiler. 5 dakikalık uzatma dakikalarının sonunda Muslera topu çok akıllıca oyuna soktu. Schalke defansını 3 e 2 yakaladık. Selçuk mükemmel bir ara topla Umut'u kaleci ile karşı karşıya bıraktı. Umut ilk anda golü yapamasa da seken topu tamamlayarak 3-2 lik galibiyeti getirdi.

Şimdi bunun keyfini çıkarma zamanı. Hedefimize ulaştık. Artık bu çıtayı daha yükseğe taşımaya geldi sıra. Dediğim gibi bugün artık bunun keyfini sürelim. İlerisini düşünürüz.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray 0 - 1 Gençlerbirliği maç özeti

0 yorum

Yenildiğimiz maçlardan sonra hiçbir şey yazasım gelmiyor aslında. Hele böyle bir maçtan sonra. O kadar pozisyona girdikten sonra bir kontradan yediğimiz gol gerçekten çok acı verici. Mutlaka kazanmamız gereken bir maçı kazanamıyoruz. Üstelik kendi sahamızda. Toplar direklerden dönüyor.


Penaltı kaçıyor. Tonla pozisyon kaçıyor. Ama gol yok ve üstüne kontradan yenen bir gol.

İşte futbolun cilvesi bu da. Gerçekten çok sinir bozucu.

Sene başından beri Hamit'in bu kaçıncı direkten dönen topu yemin ediyorum sayamadım. Bir insan bu kadar mı bahtsız olur ? Hiç mi şans olmaz be kardeşim. Habire üst direklere gidiyor top. Bu da sinir edici birşey. Bugün gerçekten çok sinir oldum bu maça. Keşke izlemeseydim diyorum.

Burak Yılmaz'ın girmediği pozisyon kalmadı ama gol yok. 84 de penaltı oldu. Drogba kaçırdı. Yahu nasıl kaçar o dakikada o penaltı. Tamam iyi golcü Drogba ama orda o penaltıyı Selçuk İnan'ın kullanması gerekirdi. Neyse buna da birşey demiyorum.

Evimizde 6 maç oynayacağız ne güzel avantajımız var diyorduk ama mutlaka kazanmamız gereken bir maçı yine kazanamadık. Son iki haftada toplam 5 puan bıraktık rakiplere. Fatih Terim'siz 2 haftada toplam 5 puan. Bu zirve yarışında çok büyük bir yara. Maalesef ki İmparatorsuz geçen haftalar çok büyük darbeler yaşayarak devam ediyor. 

Yetmezmiş gibi Gökhan kırmızı kart gördü. Topla oynama istatistiklerine bakıyorum yüzde 64 e yüzde 36. O kadar fark ve pozisyon üstünlüğü var ama tabelada yazan skor rakip lehine. 

Neyse daha fazla anlatacak bir şey yok sanırım. Atamayana atarlar mantığı yine devreye girdi. Umarım çok arayacağımız puanlar olmaz bu kaybedilen 5 puan demek istiyorum ama gerçek öyle değil tabi. Gayette çok arayacağız bu puanları. Ama tek temennimiz şampiyonluğu kaybetmemek olacak bu puanlar yüzünden. Tabi ki her şey yine bizim elimizde. Bundan sonra seri galibiyetlerle puan farkını koruyabilir hatta daha da açabiliriz.

Yeter ki bu mağlubiyet Schalke maçı için moral bozucu bir durum yaratmasın.

Galatasaray 0 - 1 Gençlerbirliği maçın geniş özeti :

Burak Yılmaz'ın boş kaleye atamadığı pozisyon :
Video

Hamit'in direkten dönen topları :
1
2

Drogba'nın kaçırdığı penaltı :
Video

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz:

Cimbom724
Devamını Oku

Beşiktaş 3-2 Fenerbahçe / Zirveye Tutunmak

0 yorum

Bugün gerçekten muazzam bir mücadele izledik. Derbiye yakışır bir maç oldu. Dün bizim açımızdan çok sıkıcı geçen Eskişehir maçından sonra bu maçı izlemek çok büyük bir keyif oldu benim için. Mücadelede tempo hiç düşmedi. Sürekli bir heyecan, karşılıklı ataklar, ofsayt sayılan goller, pozisyonlar ve daha fazlası.

İki takımında zirve mücadelesi için puan kaybına tahammülü yoktu. Bir tarafta ligin en çok gol atan takımı Beşiktaş ve diğer tarafta en az gol yiyen takım Fenerbahçe vardı. Beşiktaş'ın sezon başından beri oynadığı hızlı futbola Fenerbahçe aynı şekilde karşılık verince ortaya tansiyonu yüksek çok hareketli bir mücadele çıktı.

Maça çok hızlı başladı aslında Fenerbahçe. Yanlış hatırlamıyorsam maçın bir ilk 30 dakikası  Fenerbahçe topla oynamada sürekli yüzde 60 larda dolaşan bir yüzde ile oynadı oyunu. 


İlk 18 dakika oyun Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile geçse de ilk tehlikeli atak 19. dakikada çok tartışılacak pozisyon ile Fenerbahçe'den geldi. Emre'nin kullandığı kornerde sol çaprazdan içeri kesilen topa önce Webo kafa ile dokundu. Kaleci Mc Gregor topu güçlükle çeldi, Sow önüne düşen topu ağlara yolladı ama hakem ofsayt kararı ile golü iptal etti. Ama pozisyonu tekrar izleyince ofsayt olmadığı çok açık golün.



Bu pozisyonun verdiği azimle topu daha iyi kullanmaya başlayan Fenerbahçe aradığı golü yine Sow ile buldu. 24. dakikada sol taraftan kullanılan kornerde arka tarafa seken topa Sow kafayı vurdu ve topu ağlarla buluşturdu.

Gole kadar çok silik bir futbol oynayan Beşiktaş, yediği golden sonra oyunu dengelemeye başladı yavaş yavaş. Özellikle orta sahada Fernandes'in etkili oyunu ile Beşiktaş topu daha etkili oynamaya başladı.

Beşiktaş aradığı beraberlik golünü 40. dakikada bir duran top organizasyonundan buldu. Sol taraftan kullanılan serbest vuruşta içeri kesilen topa ters bir müdahale yapan Kuyt topu kendi ağları ile buluşturdu. Bu gol ile taraflar soyunma odalarına 1-1 lik eşitlik ile girdi.

Maçta aksiyon o kadar fazlaydı ki kimse maçın böyle biteceğine inanmamıştır sanırım.

Yediği golden sonra oyunda dengeyi sağlayan Beşiktaş ikinci yarı itibari ile seyircisinin desteği ile iyiden iyiye oyunun kontrolünü ele geçirdi. Özellikle yine Fernandes'in başrolde olduğu anlarda pozisyonlar üretti.

Ama 57. dakikada yine konuk ekip Fenerbahçe yine tehlikeli bir pozisyon yarattı. Webo'nun altı pasta vuruşunu Olcay çizgi üzerinden çıkarmayı başarmıştı. Bu pozisyondan 4 dakika sonra Beşiktaş galibiyeti getiren golü buldu Fenerbahçe'nin eski golcüsü Niang ile. Niang, Beşiktaş forması altında ilk golünü eski takımı Fenerbahçe'ye atmış oldu. Soldan gelen ortada Holosko topu Niang'a indirdi. Niang bekletmeden vurdu ve topu ağlarla buluşturdu. Güzel bir son vuruş izledik Niang'dan.

Ancak Beşiktaş'ın gol sevinci çok kısa sürdü. Konuk ekip Fenerbahçe yine Sow ile 2-2 lik beraberliği yakaladı. Niang'ın attığı golden 2 dakika sonra sağdan gelen ortaya çok iyi yükselen Sow topu ağlarla buluşturdu.

Bu dakikalardan sonra karşılıklı ataklarla geçen maç tam 2-2 bitecek derken son dakikada gelen Beşiktaş golü Fenerbahçe cephesini adeta yıktı. Son dakikaya kadar rakip kalede gol arayan Fenerbahçe 90+3 de kullandığı kornerden sonra bir anda kontra atağa yakalandı. Beşiktaş o kadar iyi çıktı ki kontraya Fenerbahçeli oyuncular ne olduğunu anlamadan Olcay Şahan ceza sahasında kaleci Volkan ile karşı karşıya kaldı. Niang'ın ara pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Olcay, İnönü'de oynanan son derbide taraftarlarına galibiyeti hediye etti. Gerçekten ders olarak izletilmesi gereken kontra oyunlarından biri oldu.

Maçtan önce sorulduğu zaman beraberliğin bizim işimize en çok yarayan sonuç olduğunu söyleyebilirdik. Ama illa biri kazanacaksa bunun Beşiktaş olması bizim çok işimize geldi. Bu sonucun ardından Beşiktaş ile aramızda 5 puanlık fark oluştu. Fenerbahçe ise 7 puan gerimizde kaldı.

Beşiktaş 3-2 Fenerbahçe maçın geniş özeti ve golleri :

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz : http://www.ligtv.com.tr/mac-ozetleri/spor-toto-super-lig

Cimbom724
Devamını Oku

Eskişehirspor 0 - 0 Galatasaray maçın özeti

0 yorum

Maçı baştan sona kadar Eskişehirspor hak etti. Öyle süslü cümleler kurmaya gerek yok. Maçın başından sonuna kadar oyunun hakimi olan, orta sahayı elinde tutan, pozisyonlar bulan taraf Eskişehir'di. Maça çok iyi konsantre olmuşlar. Gerçekten tebrikleri ve takdirleri hak ettiler.

Biz ise maça çok soğuktuk. Ben ilk defa Galatasaray'ı bu kadar isteksiz, bu kadar uyuyan ve sahadan bu kadar silik gördüm. O kadar eleştirdiğimiz Hamit'in yokluğunu bu maç çok fazla aradık. Her ne kadar onu eleştirsek de bu maçta gördük ki onun orta sahaya yaptığı yardımlar ve maç temposu bize çok gerekliymiş. Orta sahaya kimse yardım etmeye gelmedi bugün. Melo ve Selçuk kendi pozsiyonlarından çok çıkamayınca orta sahada resmen ezildik. Her ne söylersek söyleyelim Hamit gerçeketen çok önemli bir parça takımda.

Pozisyon bulamadık resmen. Şutumuz olduğunu hatırlamıyorum. Sadece Sabri'nin başarısız bir denemesinden başka şutumuz yok. Dediğimiz gibi pozsiyon bulan topla oynayan taraf Eskişehirspor'du. Necati ile 3 önemli pozisyon yakaladılar. Ama Muslera başarılıydı.

Yine rakip takımdan Erkan, Alper ve Tello'yu ayrı ayrı tebrik ediyorum. Gerçekten çok üst düzey top oynadılar. Çok iyi motive olmuşlar maça.

Ev sahibi ekip 88. dakikada öyle iki pozisyon kaçırdı ki resmen şaştım kaldım pozisyonlara. Bir kere bu kadar kolay pozisyon nasıl verilir aklım almıyor. 88. dakikada Eskişehirspor'un 2 topu 3 kere direkten döndü. Nuhiu yapılan iki ortada iki kere kafaya çıktı. İkisinde de direkleri aşamadı. Gerçekten çok önemli dakikalardı. Neyse ki direkler bu sefer yanımızda oldu.

93. dakikada 2'ye 2 gelirken savunma Drogba'yı çekip yere indirdi. Hakem frikik verdi. Tehlikeli bir noktaydı. Drogba vuruşu kullandı ama az farkla dışarı çıktı top.

Maç için fazla söylenebilecek bir şey yok. Galatasaray, Fatih Terim'in tribünde olduğu ilk maçta resmen uyudu. Maçı resmen izledik. Orta sahada çok kötüydük. Hamit'i aradık. Hamit'in yanında Umut gibi önde basan bir oyuncuyu da aradık aslında. Fatih Terim'in uzun süre maça neden müdahale etmediğini de anlamış değilim. Burak bugün çok etkisizdi. İlerde basan yoktu. İlerde basan olmayınca Eskişehirspor çok rahat top çıkardı. Belki ikinci yarı yapılacak bir Umut - Burak değişikliği işimiz çok yarayabilirdi. İlerde topu tutabilirdik. En azından Eskişehirspor'un topu rahat çıkarmasına engel olabilirdik. Ama olmadı.

Eskişehirspor çok iyi pas yaptı maç boyunca. Biz bir türlü topa sahip olamayınca sürekli topun peşinden koştuk. Ve kısa sürede yorulduk. Eskişehir bizim silahımızı bize karşı kullandı ve çok etkili oldu.

Yine tekrar ediyorum Eskişehirspor'un çok büyük üstünlüğü ile geçti maç.

Umarım ilerleyen haftalarda rakiplerimize topla oynamaları için bu kadar çok boş alan bırakmayız. Şampiyonluk yolunda olabilecek kazalar bunlar. Önemli olan bunlardan ders çıkarmak ve aynı hataları ilerleyen maçlarda tekrarlamamak.

Eskişehirspor 0 – 0 Galatasaray maçın geniş özeti

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz : http://www.ligtv.com.tr/mac-ozetleri/spor-toto-super-lig

Cimbom724
Devamını Oku

Bir maestro .. Wesley Sneijder

0 yorum

Yazı yazarken ilk cümle yani giriş cümlesi her zaman en zoru olmuştur. Böyle bir numara yaparak yazıya başlıyorum. Wesley Sneijder çok özel bir oyuncu. Teknik özellikleri bir yana çok karakterli bir oyuncu. Pozisyondan ve toptan kaçmayan bir oyuncu. Bunların yanında da futbol zekası çok üst düzey. Bunları aslında Galatasaray'a gelmeden önce de biliyorduk ama sürekli izlemeye başlayınca buna iyice emin olduk.

Futbol zekası derken neyi kastediyoruz ? Oyunu önceden okuma, çabuk düşünme, çabuk karar verme ve kararı anında uygulama. Geçen oynanan maçlardan birinde buna çok açık bir şekilde şahit oldum. Sneijder topu ayağına alır almaz pozisyonun akışına göre hemen bir pas verdi. Ama Sabri o anda pas atılan yerde olmadığı için pozisyon öldü. Bunun gibi daha birçok örnek verebiliriz.


Sneijder'in oyununa ayak uydurabilirse takım gerçekten avrupa düzeyinde oyun oynayabiliriz. Ki Sneijder de ritmini bulmaya başlarsa, sazı eline alırsa fırtına gibi bir Galatasaray izleyebiliriz. Sneijder tam bir maestro, orkestra şefi. Top ayağına çok yakışıyor. Sanki top ayağına geldiği zaman attığı paslar yağ gibi akıyor. Mest ediyor gerçekten.


Orduspor maçında takımın en iyilerinden biriydi bence. Fizik olarak da yavaş yavaş hazır duruma geldiğini görebiliyoruz. 3-4 aydır maç yapmamak gerçekten çok kötü bir durum. Çünkü maç temposuna 3-4 aydır uzak olan bir oyuncu için 90 dakika sahada kalmak çok zor. Bahsettiğimiz maç temposunu yakalayacaktır elbette bir süre sonra Sneijder. Ve bu performansı yakalayıp sazı eline aldığında akın akın oynayan bir Galatasaray izleyeceğimize eminim.

Sneijder geçen Ordu maçında bir de gol atarak artık gerçek Galatasaraylı oldu. Attığı gol gerçekten çok üst düzey bir goldü. Topu önüne alışı, vuruş tekniği harikaydı.

Sneijder, Galatasaray'ın gelecek planlarında bence çok önemli bir yere sahip. Uzun yıllar Galatasaray forması altında görmek istediğim bir isim. İzlemesi keyif veriyor. Dediğimiz gibi bir de tam performansına ulaşırsa tadından yenmez.

Sneijder'in Ordu maçında attığı harika gol :




Cimbom724
Devamını Oku

Burak Yılmaz = Hırs, Arzu ve İstek

0 yorum

Burak Yılmaz, bir süper lig gol kralı. Galatasaray'a gelişi çok olaylı oldu.

Futbola Antalyaspor'da başladı Burak Yılmaz. Zaten 1985 Antalya doğumlu.

2003 den 2006'ya kadar memleketinin takımında top koşturdu. Burada geçirdiği 3 sezonda toplam 70 maça çıktı. Bu 70 mücadelede 18 gol kaydetti.

Antalyaspor'da gösterdiği güzel bir performanstan sonra Beşiktaş teknik direktörü Jean-Tigana'nın dikkatini çekti. Israrlı girişimler sonucu Burak Yılmaz Türkiye futbol arenasının en üst basamaklarından biri olan Beşiktaş'a imza attı.Burada toplam 39 maça çıktı. 6 gol kaydetti. Daha tam olarak performansını göstermemiş olduğunu görüyoruz.Beşiktaş'ta Ertuğrul Sağlam'ın göreve gelmesi ile fazla forma şansı bulamayan Burak, Manisaspor'a transfer oldu.

Burda gayet iyi bir performans sergiledi Burak. Hatta burada yarım sezon forma giydi. 16 maçta 9 gol attı. Yine büyük kulüplerden Fenerbahçe'nin dikkatini çekti. Yarım sezonluk Manisaspor macerasından sonra Fenerbahçe'ye 4 yıllığına transfer oldu. Ama burada Burak Yılmaz'ın potansiyelini tam göremedik. Belki de teknik direktör Aragones'in ona verimli şans vermemesinden kaynaklı olabilir. 16 maça çıktı burda. Hiç gol atamadı. Geldiği ilk sezonda etkisiz bir performans gösteren Burak, sezon sonu Eskişehirspor'a kiralandı.

Burda forma şansı bulduğu 13 maçta sadece 1 gol kaydedebildi.

Ve artık patlama noktasına gelmişti. Artık kariyerinin doruk noktasına ulaşmaya gelmişti sıra. Burak Yılmaz, 2009-10 sezonunun devre arasında Fenerbahçe'den, Trabzonspor'a transfer oldu.

Şenol hoca onu çok iyi kullandı. Performansını sergilemesine çok yardımcı oldu. Burak Yılmaz üzerinde hatrı sayılır bir etkisi vardır.

Burak Yılmaz, Trabzonspor'da geçirdiği 2 sezon boyunca 75 maça çıktı ve 55 gol gibi bir sayıya ulaştı.



2011-2012 sezonunda ise zirveye ulaştı ve attığı 33 gol ile krallığın zirvesinde yer aldı.

Trabzonspor'da Türkiye Kupası ve Türkiye Süper Kupası şampiyonluklar yaşadı. Trabzonspor'da gösterdiği üstün performanstan sonra avrupa kulüplerinin de gözdesi haline geldi. Özellikle Liverpool ile adı sıkça anıldı.

Ama Galatasaray'ın gösterdiği son bir manevra ile 18 Temmuz 2012'de kendisini sarı-kırmızı renklere bağlayan sözleşmeyi imzaladı. Tabi Galatasaray'a gelişi yazının başında belirttiğim gibi çok olaylı oldu. Galatasaray ile Trabzonspor çok sert bir şekilde karşı karşıya geldi. Ama sonuçta sözleşmelere aykırı bir durum olmadı. Burak Yılmaz'ın sözleşmesinde 5 milyon euro'ya serbest kalır maddesi vardı. Kulübümüzde bu maddeden yararlanarak Burak Yılmaz'ı renklerine bağladı. Burak, Galatasaray'a geldiğinden beri gerçekten harika bir performans gösterdi. Ligde şuana kadar 20 maçta 14 gol attı ve krallıkta yine zirvede. Zaten şampiyonlar liginde gösterdiği performansı hepimiz ayakta alkışladık. Şampiyonlar Ligi grup maçlarında 6 maçta 6 gol kaydederek Ronaldo ile gol krallığında zirvede yer aldı ve şampiyonlar ligi grup aşamalarının en değerli oyuncusu oldu. Sezonunun ilk yarısı gerçekten iyi geçti onun açısından.

Ligin ikinci yarısı ise biraz sıkıntılı başlamıştı. Drogba'nın gelişi ile üzerinde çok haber yazıldı çizildi. Liverpool'a gideceği çok konuşuldu. 2 maçta da kesik yemesi çok tartışıldı. Ama bunun Fatih Terim'in bir taktiği olduğu anlaşıldı sonra. Beşiktaş ve Bursaspor maçlarında oynamadı. Ondan sonraki Antalyaspor maçına ilk 11'de başladı ve geri dönüşü mükemmel oldu. 2-0 kazandığımız maçın iki golünü de o kaydetti.

Bu maçtan sonra Fatih Terim şöyle bir açıklama yaptı :

"Burak adına memnunum.. Bizde 26 tane aslan var demiştim.. Bugün 11 aslan vardı ve biri de Burak'tı.. Burak gidiyor geliyor.. Atıyor.. Herkes cevabını almıştır.. Benim zaman zaman mesajlarım olur.. Burak'a da mesajım oldu.. 1-2 maç oynamayınca mesajı aldı sanırım.. Bu akşam bunu gördük.. Burak bugün iyi oynadı.. Sevdiğim inandığım oyunucu olduğu için aldık.. Bu kadar forvet varken aldık.."

İşte bu Fatih Terim farkı oluyor.

Daha sonra Akhisar maçında 1 gol 1 asist yaptı. Ki asistini Drogba'nın ilk golüne yaptı.

Schalke ile oynanan son 16 ilk maçında yine takımımızın ilk golünü kaydederek, şampiyonlar liginde de gol krallığı zirvesini bırakmadı. Ve 7 gole ulaştı.

Geçtiğimiz pazartesi oynanan Orduspor maçında ise takımımızı ipten alan isim oldu. Skor 2-1 iken attığı 2 gol ile galibiyeti getirdi.

Burak Yılmaz'ın Orduspor maçında göstermiş olduğu performans gerçekten Galatasaray ruhunu yansıtan bir performanstı. Göstermiş olduğu hırs, arzu ve istek her Galatasaray formasını giyen oyuncudan beklediğimiz şeyler. Burak o gün bunu çok iyi yansıttı. Ve o armanın hakkını verdi.

Drogba'nın gelişi ile Burak Yılmaz'ın geleceği çok tartışma konusu oldu. Ama gördük ki hem Schalke maçı olsun hem Orduspor maçı olsun, Didier Drogba, Burak Yılmaz için çok büyük bir şanstır. Drogba'nın gelişi ile Burak daha çok pozisyona girmeye başladı. Daha çok boş alan bulmaya başladı. Ve bence bundan sonra da Burak için en iyi pozisyon hazırlayıcısı Drogba olacak. Onun tecrübe birikiminden öğrenceği çok şey var Burak Yılmaz'ın.

Ordu maçında Fatih Terim'in tribüne gönderilmesi ile ekip daha bir coşkulu başlamıştı ikinci yarıya. Ki Burak Yılmaz attığı her golden sonra Fatih Terim'e koştu. Bu da aralarında ne kadar iyi bir ilişki olduğunun göstergesidir.

Toparlar isek Burak Yılmaz gerçekten çok iyi bir futbolcu. İyi fubolculuğunun yanında muhteşem bir hırsa da sahip. Hırsını ve isteğini olumlu yönde kullanmasını iyi biliyor.

Daha uzun yıllar Galatasaray'a hizmet edeceğini düşünüyorum. Galatasaray forması altında lig şampiyonlukları ve avrupa şampiyonlukları yaşaması gereken bir isim.

Yazımızı Burak Yılmaz için hazırlanmış iki video klip ile bitirelim :





Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray 4 - 2 Orduspor maç özeti ve goller

0 yorum

Müthiş bir gece, müthiş bir galibiyet. Bu maç gerçekten bize karşı olan bütün güçlere bir başkaldırmadır.

Galatasarayımız duygu olarak çok yoğun geçen bir maçta Orduspor'u 4 - 2 mağlup etmeyi başardı.

Maçın ilk yarısını izleyemedim ancak verilen penaltı pozisyonu ve yediğimiz ilk golü gördüm. Gerçekten hiç yok yere verilen bir penaltı. Fenerasyon bu sene de bizim üzerimize çalışmaya devam ediyor. Dünkü fenerbahçe maçında hakem seyirci baskısına dayanamayıp son dakikada penaltıyı verdi. Bugün de bizim aleyhimize olmayan bir penaltı verildi.

Yediğimiz ilk gol zaten sadece bizim başımıza gelen bir gol yeme stili.

İkinci yarıyı tam izleyebildim.



Baştan Hamit için bir eleştiri yapacağım yine. Hamit topu ayağına aldığı zaman, topu eziyor. İleriye hızlıca çıkmayı düşünmüyor hiç. Bu nedenle oyunu yavaşlatıyor ve seyircinin tepkisini çekiyor. Bu sorunu aşması lazım.



İkinci yarıya dönersek oyun bizim lehimize döndü. Ama bu öylece olmadı. Biz topu oynamak istedik ve sonuca gittik.

Bu arada Fatih Terim de hakem tarafından tribüne yollandı. Saldırılar sadece sahada değil gördüğünüz gibi her yere sıçradı.

Neyse oyuna dönersek. İkinci yarı itibari ile oynamak isteyen ve pozisyonlara giren bir Galatasaray vardı.

Drogba gerçekten çok iyi bir forvet. İleri atılan her topu kontrol edebiliyor. Bu çok iyi bir özellik. İlerde topu tutmamız için çok önemli.

İlk gol Sneijder'dan geldi. Gerçekten muazzam bir goldü. Yapılan güzel varyasyonda ceza sahasının sol çaprazından harika bir şut çıkardı ve topu ağlarla buluşturdu.

Mücadele 2-1 geldikten sonra coşkumuz daha da arttı. Beklediğimiz 2. gol 68. dakikada yıldızımız Burak Yılmaz'dan geldi. Umut'un kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruştu top direkten döndü. Dönen topu Burak tamamladı ve durum 2-2 ye geldi.

Artık bu noktadan sonra beraberlik kabul edilemezdi. Galibiyet golü de gerekiyordu.

Bu arada Hasan Şaş da tribüne gönderildi.

3. gol yine Burak Yılmaz'dan geldi. 2. golden 2 dakika sonra baskımız iyice arttı. Soldan gelen ortaya Ordulu oyuncalar müdahale etti. Yükseklik kazanan topa Burak Yılmaz çok şık bir kafa vuruşu yaptı ve skor 3-2 ye geldi.

Gerçekten çok büyük bir duygu patlaması yaşadık skor 3-2 ye gelince.

Ve son gol. Bu golde Selçuk için çok önemliydi. İlk golde Selçuk'a çarpıp top kaleye girmişti. Bu moral olarak Selçuk İnan'ı oyundan düşürmedi aksine motive etti. Attığı 4. gol ile Selçuk kendine geldi. Gol gerçekten çok güzeldi. Kalitesine ve tekniğine yakışır mükemmel bir gol attı Selçuk.

4. golden sonra da birkaç gol kaçırdık ama olsun. Galibiyeti, daha doğrusu hak ettiğimiz galibiyeti aldık.

Bu gece mutlu uyuyabiliriz.!

Herkese ve her şeye rağmen 'Aslolan Galatasaray'dır!'

Goller :

59. dakika Sneijder, 68.dakika Burak Yılmaz, 70. dakika Burak Yılmaz, 78. dakika Selçuk İnan

Galatasaray 4 - 2 Orduspor maçın geniş özeti ve golleri :

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz : http://www.ligtv.com.tr/mac-ozetleri/spor-toto-super-lig

Cimbom724
Devamını Oku

Orduspor hazırlıkları sürüyor

0 yorum

Galatasarayımız, çarşamba günü aldığı tatsız beraberlik sonrası ligde yapacağı Orduspor maçı hazırlıklarını bugün de sürdürdü.

Antrenmanın ilk bölümünde kondisyoner Scott Piri yönetiminde ısınma ve açma-germe hareketleri gerçekleştirildi.

İkinci bölümde ise ikili gruplar halinde pas çalışması gerçekleştirildi.

Antrenmanın ana bölümünde ise Fatih Terim yönetimide daha çok taktiksel olarak çalışıldı.

Sakatlığı süren Çağlar Birinci ise bugün geçtiği muayeneden sonra yarın takımla birlikte çalışmalara başlayacak.

Bugün zirve takipçilerinden Beşiktaş, Sivasspor deplasmanında 1-0 galip geldi. Bu da Orduspor maçını kazanmamız için bize gereken itici gücü sağlayacak bir etken olacak.

Bu maçın özetini de koyacağım.

Onun dışında en yakın takipçimiz Fenerbahçe ise sahasında Kasımpaşa ile karşılaşacak. Nitekim daha zor bir maç Ordu'ya göre.

Ama artık süper lig de her anadolu takımı sorun yaratabilecek düzeyde. Bu nedenle temkinli olmakta fayda var.

Sivasspor 0 - 1 Beşiktaş maçının geniş özeti :



Antrenmandan görseller :




Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray 1 - 1 Schalke 04 maç özeti ve goller

0 yorum

Turu Almanya'ya bıraktık. Gerçekten çok rahat kazanabileceğimiz bir maçı yine kendi ellerimizle eğdik büktük bu hale getirdik.

Galatasarayımız mücadeleye Muslera - Sabri Semih Dany Riera - Hamit Melo Selçuk Sneijder - Burak Drogba 11'i ile başladı.

Mücadeleye Schalke'nin baskılı futbolu ile başladık. Özellikle bizim zayıf yanlarımızı çok iyi analiz etmişler. Riera ve Sneijder'in olduğu kanattan sürekli akınlar geliştirdiler. Ki orda Farfan gibi çok hızlı ve atletik bir oyuncularının da bulunması bu atakları çok tehlikeli hale soktu.

Schalke ilk dakikalarda önemli pozisyonlar buldu. Sonra topa biraz biz hakim olmaya başladık. 

Mücadelenin 12. dakikasında maç ortada geçerken golü bulduk. Artık şampiyonlar ligi golcümüz diye adlandırabileceğimiz Burak Yılmaz, Selçuk İnan'ın pası ile ceza sahasına girdi ve şık bir vuruşla takımımızı 1 - 0 öne geçirdi.

Bu dakikadan sonra maçın hakimiyeti tamamen Schalke'nin eline geçti. Bastırdıkça bastırdılar. Gol pozisyonları da buldular 3-4 tane net kaçırdılar.

Schalke bastırırken biz de 19. dakikada 2. gole çok yaklaştık. Yani ne diyeyim. Söylemeye dilim varmıyor. Hamit geldiğinden beri bu kadar gudubetlik olamaz. Kaç kere topu direkten döndü. Bugün yine direği nişanladı. Drogba'nın şutunda top kaleciden sekti. Hamit önüne düşen topa yine bence ayarsız vurdu. Top gitti üst direğe çarptı. Yani kardeşim biraz sakin vur şu topa. 


Resmen 6 pastan topu direğe nişanladı. Yazık gerçekten çok yazık. Oyun burda 2 - 0 a gelse her şey çok daha güzel olabilirdi.

Bu pozisyondan sonra Schalke yine etkili ataklarla gelmeye başladı. Şimdi burda bunlara tek tek değinmeye gerek yok.

Yediğimiz golden bahsedelim. Bütün takım atakta ileri doğru bir top atılıyor. Topu Dany karşılıyor. Hiç riske girmeden o topu uzaklaştırması gerekirken orda fantastik bir pas deneyip top kaptırılıyor. Sonrasında işte yenilen gol. Yani futbolcu dediğin biraz zeki olacak. Futbol kafa ile oynanan bir oyun. Tekniğin ne kadar iyi olursa olsun, hamlen ne kadar iyi olursa olsun düşünmeden yaptığın her hareket zarar oluyor.

Hamit ilk yarıda ayağına gelen çoğu topu öldürdü. Ben ikinci yarıda bir Hamit değişikliği beklerken Fatih Terim, Sneijder'ı çıkardı. Bence çok yanlış bir tercih oldu bu.

İkinci yarı oyunu biraz olsun dengeledik. Topa daha çok sahip olduk. Güzel ataklarda gerçekleştirdik. Ama gol gelmedi.

Hele kaçan öyle bir pozisyon vardı ki saç baş yoldurdu. Maçın 65. dakikasında Drogba yaptığı presle topu kaptı. Burak ile birlikte bir anda 2 ye 1 kaldılar. Drogba önü bomboş olan Burak Yılmaz'a pasını verdi. Ama ne var ki Burak ofsayttan kaçamamıştı. Yani gerçekten diyecek bir şey bulamıyorum. Bunu nasıl ayarlayamıyorlar anlam veremiyorum.

Fazla da bir şey söylemeye gerek yok. Genel hatları ile özetlemeye çalıştım maçı.

Biz yine umutluyuz. Almanya'da tur vizesini alacağımıza inanıyorum. Galatasaray'ın olduğu yerde her zaman umut vardır.

Galatasaray 1 - 1 Schalke 04 maçın geniş özeti ve golleri :




Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray - Şampiyonlar Ligi Serüveni 2

0 yorum

Bugün başladığımız, Galatasarayımızın avrupa serüvenini maç özetleri ve Fatih Terim'in maç sonu açıklamarı ile sizlere aktarmaya çalıştığımız yazı dizisinin 2. bölümündeyiz.

Bu bölümde Cluj ve Braga deplasmanı, Arena'da oynadığımız Manchester United maçı ile ilgili detayları paylaşacağız.

İlk olarak Cluj deplasmanındayız. Tabi kronolojik sıraya göre gidiyoruz. Olayları akışına göre anlatıyoruz. Cluj ile facia denilebilecek bir iç saha maçından sonra bu sefer deplasmana gittik. Bu maçtan mutlak galibiyet almamız gerekiyordu. Burak Yılmaz'ın avrupa sahnesine damgasını vurduğu bir maç oldu. Burak bu maçta hat-trick yaptı. Çok keyifli bir mücadeleydi. 1-0 öne geçtik. 1-1 oldu. 2-1 ve 3-1 yaptık Burak ile maçı aldık. Ve gruptan çıkmak adına dev bir adım attık.

Cluj 1 - 3 Galatasaray maçın geniş özeti :



Fatih Terim basın açıklaması :



5. maç gününde ise evimizde Manchester United'ı ağırladık. Manu gruptan çıkmayı garantilediği için nispeten yedeklerle geldi bu maça. Maç genel olarak bizim kontrolümüzdeydi. Manu da arada tehlikeli ataklar yaptı. Özellikle Welbeck adlı oyuncu çok etkiliydi. Bu maçta da yine son sözü şampiyonlar ligi tescilli golcüsü Burak Yılmaz söyledi.

Galatasaray 1 - 0 Manchester United maçın geniş özeti :


Fatih Terim maç sonu açıklamalar :



Üst üste aldığımız 2 galibiyet bize çok iyi bir güven aşıladı. Artık kendi ipimizi kendimiz çekebilecektik. Yani her şey bize bağlıydı. Bunun bilincinde gittik Portekiz deplasmanına. Maça belkide bu bütün durumların verdiği bir etkiyle stresli başladık. İlk yarıda kalemizde golü de gördük. 1- 0 geriye düştük. Manchester'dan gelen Cluj'un gol attığı haberi ise hepimizi yıktı. Ama inançlıydık kazanacaktık. Bu gruptan çıkacaktık. Galatasaray'ın olduğu yerde umutsuzluk olamazdı. Galatasaray 'Yılmaz'dı'. Ve beklediğimiz gol Amrabat'ın ortasında Burak Yılmaz'dan geldi. 1 - 1 geldikten sonra maç baskımız iyice arttı. 70 küsürde ikinci golü bulduk. O pozisyon gerçekten çok güzel hazırlanmıştı. Hala dün gibi aklımda o anlar. Selçuk çizgide nefis bir topuk pası ile Riera'yı buluşturdu. Riera soldan ortaya çevirdi. Seken topa Melo vurdu top kaleciden döndü. Dönen topu tamamlayan Aydın Yılmaz oldu. Ve Galatasaray bir kez daha yılmadı. Her şeye rağmen Braga'yı orada 2 - 1 yenip kendi kaderini kendi çizdi.

Braga 1 - 2 Galatasaray maçın geniş özeti :



Fatih Terim maç sonu açıklamaları :




Şimdi tekrar Yılmamak zamanı. Schalke'yi de eleyip artık hak ettiğimiz yerlere gelmek istiyoruz !


Cimbom724
Devamını Oku
 
Cimbom724 - Yayınlar kaynak gösterilerek paylaşılabilir. -2013-