"Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi !.. "


Galatasaray 2-0 İstanbul BB özet

0 yorum

Galatasarayımız sahasında İstanbul BB'yi ilk yarıda oynadığı mükemmel oyunla maçı 2-0 kazanmasını bildi.

Sezon başında, geçtiğimiz sezonki Galatasaray'ı arar olmuştuk. Ama ligin ikinci yarısında yapılan Sneijder ve Drogba transferi ile o eski oyuna dönmeye başladık. Aslında tam olarak da geçen sezonki oyun diyemeyiz. Bu sefer topu daha çok ayağında tutan bir Galatasaray'ın yanında daha net pozisyonlara giren bir Galatasaray var. Tabi bunda bence en büyük etkenlerden biri Drogba.

Galatasaray Drogba ve Sneijder'in gelişi ile önce bir yeni formasyonunu aradı. 4-4-2 , 4-3-3 , 4-5-1 .. her türlü formasyon denendi. Sonunda asıl formasyon bulundu. 3-4 hafta bunun için feda edildi ama değidiğini görüyoruz artık. Takım tamamen birbirine alışmış durumda. Mükemmel bir akıcılıkla oynuyoruz.

Bunda bütün futbolcuların emeği var aslında. Eğer tek tek saymaya kalkarsak bu yazı bitmez. Ama sivrilen isimlerden bahsetmek gerek. İlk olarak Hamit'ten bahsedelim. Sezon başından beri belki de en çok eleştirilen isim oldu. Benim de sürekli kızdığım noktaları vardı. Ama artık sanıyorum ki kendini buldu. Müthiş bir tempo ile oynuyor gerçekte. Sürekli koşuyor ve topu kovalıyor. Orta sahadaki yükün çoğunu kabul ediyor. Gerçekten vazgeçilmezler arasına girdi bence.

İkinci isim ise Melo sanırım. Sezonun ilk yarısı hiç yoktu neredeyse. Geçen sene harika bir sezon geçirmişti. O iyi olduğunda Selçuk da iyi oluyordu. Bu sezon bu ikiliyi çok aramıştık. Melo'ya herkes kızgındı sanırım. Ama şu son haftalarda gösterdiği performanslarla takım için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Tam zamanında form tutmaya başladı. Ona en çok ihtiyacımız olduğu dönemde kendini tekrar göstermeye başladı. Eğer bu formunu devam ettirirse ben Fatih Terim'in bonservisini alma konusunu etraflıca düşüneceğini sanıyorum.

Üçüncü isim ise Drogba ve ona bağlantılı olarak Burak Yılmaz'ın aşırı yükselen performansı. Drogba, Burak Yılmaz için büyük bir şans oldu gerçekten. İlk geldiği haftalarda biraz maç eksiği hissediliyordu. Ama şuan tamamen adapte olmuş durumda. Yakında yüzde yüzüne de ulaştığında fırtına gibi bir Drogba izleyebiliriz. Zaten tam forvet gibi oynamıyor. Orta alana gelip top alıyor. Hava topu indiriyor. Top alıp servis yapıyor. Ki bunu bugünkü maçta iki kere gördük. İlk golde asisti yaptı ikinci golde ise golü hazırladı. Çok fazla meziyeti olan bir oyuncu. Burak ile de çok iyi ikili oldular. Umarım böyle devam eder.

Son haftalar ayrıca Eboue'nin de geri dönüşüne şahitlik etmiş olduk. Geçen seneki performansından çok uzaktı bildiğiniz gibi. Özlemiştik o ileri çıkışlarını. Dediğim gibi son haftalarda o da Melo gibi özüne döndü ve çok iyi performans sergilemeye başladı.

Takımımız lige çok önem verdiğini bu maçta göstermiş oldular. Her ne kadar hafta içi çok önemli bir şampiyonlar ligi mücadelesi olsa da oralara sürekli gidebilmek için şampiyonluk ne kadar önemli bunun farkına çok iyi varmışlar. Tabi bunda Terim'in de etkisi vardır.

Sona gelirsek. İlk yarı sergilenen harika oyun skor geldikten sonra rölantiye alınan bir oyun. Tabi normal olanı bu. Bu maçı kayıpsız atlattık ve farkı koruduk. Artık tamamen Real Madrid maçına odaklanabiliriz.

Galatasaray 2-0 İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçın geniş özeti :


Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray-İstanbul Büyükşehir Belediyespor analiz

0 yorum

Lige verilen milli aranın ardından bugün İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı ile yeşil sahalara dönüyoruz. Aslında benim açımdan çok güzel bir zamana denk geldi bu ara. Tam vize haftası maç kaçırmamış oldum.

Artık ligde çok önemli haftalara geldik. Son düzlükteyiz diyebiliriz. 27. hafta bu hafta. Bu akşamki maçtan sonra tam 7 hafta kalmış olacak ligin sonuna. Artık puan kayıplarının fazla telafisi olmayacak. Bu 4 puanlık avantajımızı en iyi şekilde sürdürmemiz lazım.

Sahamızda konuk ediyoruz İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u. Bu maçlar hep bol gollü geçti diye kalmış hatıratımda. Ve 5 maçın skorlarını incelediğimde doğru hatırladığımı görüyorum.

Son Beş Maç 
Tarih Yer Organizasyon Skor 
26.09.2010 Ali Sami Yen Stadı Süper Lig 3-1 
26.02.2011 Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Lig 1-3 
11.09.2011 Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Lig 0-2 
03.01.2012 Ali Sami Yen SK TT Arena Süper Lig 4-1 
02.11.2012 Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Lig 3-1

Sezonunun ilk yarısındaki maçı 3-1 kazanmış ve Cluj deplasmanına gitmiştik. Yine bir şampiyonlar ligi maçı öncesi İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile karşı karşıyayız. Burdan sonra Real Madrid deplasmanına gideceğiz.

Daha önceki yazılarımda kendi sahamızda oynadığımız maçları mutlak suretle kazanmalıyız demiştim. Bu da o maçlardan biri olacak. Kaybetme lüksümüz yok.

Kadroya baktığımızda milli takımda sakatlanan Sneijder'in riske edilmeyeceğini düşünüyorum. 

Defans dörtlüsü Eboue - Semih - Gökhan - Riera'dan oluşması muhtemel.

Sneijder'in yokluğunda orta saha Hamit - Melo - Selçuk - Amrabat dörtlüsünden oluşabilir.

İleri uçta ise Drogba ve Burak formayı bırakmazlar.

Kale ise her zamanki gibi Muslera'ya emanet.

Vizelerden sonra tam alışamamamın verdiği sorunla derin bir yazı yazamadım. Yavaş yavaş eski formumuza biz de döneriz.

Cimbm724
Devamını Oku

Kısa bir aradan sonra tekrar ..

0 yorum

Öğrenci olmak zor iş. Hele öğrenci olup blog yazmak daha da zor. Bir de mühendislik öğrencisiyseniz vay halinize. Vize ve final zamanları geldiği zaman internet dünyası ile ilişkim kesiliyor. Her ne kadar bilgisayar mühendisliği okusam da, işim bilgisayar üzerinde olsa da bloga kafa yoramıyorum, vakit ayıramıyorum bu zamanlarda. Çok yoğun geçen bir haftanın sonunda sınavları hemen hemen bitirdik diyebilirim. Artık gemiye geri dönüş vakti geldi. Çok boşladık, gündemi yakalamak gerek. Önümüzde çok zorlu günler var Galatasaray olarak. Bu zamanlarda düşüncelerimizle, fikirlerimizle durumu değerlendirmeye devam edeceğim.

Resimden de anlaşıldığı gibi Galatasaraylılık çok ayrı bir duygu. Göğüsünü gere gere gururla söylediğim bir şey. Ve bu hep böyle olacak.

" Ölmek var Susmak yok !"

"Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım. " 

-Metin Oktay

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray'ın Çeyrek Final Yolu

0 yorum

NTV Spor geçenlerde Galatasarayımızın çeyrek finale kadar oynamış olduğu bütün maçları derlediği bir video hazırlamış. Çok güzel bir video olmuş. Maç atmosferlerini bire bir yaşatan videolar. Maç sonu, maç öncesi Fatih Terim'in açıklamaları. Gol sevinçleri, üzüntüler.. Kısacası bu yolda yaşadığımız tüm karmaşık duyguları görebiliyorsunuz. İşte Galatasaray'ın çeyrek finale yürüyüşü :

Grup maçları :

1-Manchester United 1-0 Galatasaray

2-Galatasaray 0-2 Braga

3-Galatasaray 1-1 CFR Cluj 
Gol : Burak Yılmaz

4-CFR Cluj 1-3 Galatasaray 
Goller : Burak Yılmaz(3)

5-Galatasaray 1-0 Manchester United 
Gol : Burak Yılmaz

6-Braga 1-2 Galatasaray 
Goller : Burak Yılmaz, Aydın Yılmaz

Son 16 turu :

Galatasaray 1-1 Schalke 04 
Gol : Burak Yılmaz

Schalke 04 2-3 Galatasaray 
Goller : Hamit Altıntop, Burak Yılmaz, Umut Bulut

İşte NTV Spor'un hazırladığı " Galatasaray'ın çeyrek final yolu " adlı video :



Cimbom724
Devamını Oku

Wesley Sneijder'in sağlık durumu

0 yorum

Tam form tutmaya, oynamaya başladı dedik ama Estonya maçından gelen sakatlık haberi ile morallerimiz bozuldu.

Sneijder futbola verdiği 4-5 aylık aranın ardından Galatasaray'a transfer olarak yeşil sahalara dönmüştü. İlk geldiği zamanlar tabi ki yüzde yüzü veremeyecek durumdaydı. Ki zaten de hemen ilk maçtan adamı asmaya kesmeye başladılar. Ama form tuttukça gördük, takım için ne kadar faydalı ve etkili olacağını. Kondisyon olarak da kendini toparlamaya başlamıştı. Form grafiği de ona paralel olarak artıyordu.

Ama işte maç eksiği denilen şey çok ayrı bir olay. Bünyenin alışması gereken bir durum 90 dakika sahada kalmak. Sen 4-5 aydır maç yapmayan bir adamdan hemen harikalar yaratmasını beklersen zaten hayal kırıklığına uğrarsın. Ama kalitesi belli olan bir oyuncu için sabredersen zaten 1-2 ay içinde istediğini alırsın. Keza Sneijder konusu da bu yönde ilerliyordu. Ta ki Hollanda-Estonya maçından gelen sakatlık haberine kadar.

Sneijder küçük bir aranın ardından Galatasaray'da gösterdiği iyi performansla Hollanda milli takımına kaptan olarak geri döndü. Estonya maçının 35. dakikasında sakatlandı. Sneijder hiç riski atmak istemeyerek oyundan alınmasını istedi. Belki oynayabilirdi her yerde yazdığına göre. Ama bu milli takımını ve kulüp takımı olarak Galatasaray'ı ne kadar önemsediğini gösteriyor. Çünkü yine ters bir sakatlıkta 4-5 ay sahalardan uzak kalabilir. Böyle bir davranış sergilemesi çok güzel. Maçtan sonra da yapılan kontrollerde zaten önemli bir şeyinin olmadığı ortaya çıktı.

Romanya maçında oynayabilir dendi ama Van Gaal onu tedbir amaçlı kadrodan çıkardı. Bu karar Galatasaray ile görüşülerek alınmış bir karar. Sneijder 2-3 güne İstanbul'a dönecek. Tedavisi Florya'da devam edecek. Duruma göre İstanbul Büyükşehi Belediye maçında oynamayabilir. Çünkü kritik Real Madrid maçı öncesi mutlaka takımdaki yerini almalı.

Cimbom724
Devamını Oku

Nostalji #1 - Galatasaray - Rapid Wien

0 yorum
Hazır lige milli maç arası verilmişken, bu sezonda şampiyonlar liginde çok iyi bir performans sergilerken eskileri yad edelim dedim. İlk olarak avrupa arenasında en büyük başarıları kazandığımız sezon olan 1999/2000 sezonuna bakalım dedim. Yaşım gereği o maçları tam olarak hatırlamasam da babam sayesinde bilinçli bir yaşa eriştiğim anda bütün maçları izlemiştim. Babam o sezon avrupada oynadığımız bütün maçları video kasete (bkz. video kaset) kaydetmişti. Ben UEFA kupasını kazandığımız maçı hatırlıyorum. Aslında Galatasaraylılığı o zaman tatmıştım ama bu video kasetleri de izleyerek bunu iyice pekiştirmiştim. Artık o zamanlar sürekli bunları izler olmuştum. Gollerden sonraki sevinçleri, taraftarların tezahüratlarını ve Ercan Taner'in o muhteşem, sesi kısılana kadar bağırdığı gol sevinçlerini izlemeden edemez olmuştum. Hiç unutmuyorum Arsenal'den kupayı söküp aldığımız o gece sabaha kadar konvoydaydık. Mükemmel bir coşku ve sevinç vardı. İşte o zaman Galatasaray'ın büyüklüğünü iyice anlamış oldum.

Nostalji bölümünde yazdıkça bu anılarımdan bahsedeceğim. Şimdilik böyle bir giriş yeterli sanırım.

Artık 1999/2000 sezonuna bir kaç maç ile giriş yapalım bu yazıda.

2 sezon üst üste Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımımız büyük bir başarı daha göstererek 99/00 sezonunda da adını Şampiyonlar Ligi gruplarını yazdırıyordu. Ama nasıl ?

O yıllarda lig şampiyonu, şampiyonlar ligine direk olarak katılamıyordu. Bir ön eleme oynaması gerekiyordu.

İşte o sene 3. ön eleme turunda rakibimiz Rapid Wien olmuştu.

Ben tabi hatırlamıyorum o maçları ama çok kez özetlerini izledim. İlk maçı deplasmanda 3-0 kazanırken gollerimiz Hakan Ünsal, Fatih Akyel ve Hagi'den geliyordu.

Şimdi maçın özetini tekrar izledim de ne kadar iyi oynamışız. Gerçekten bir kez daha gurur duydum Galatasarayımızın avrupa tarihi ile. Hagi, Hakan Şükür, Ümit, Taffarel, Okan .. Hepsi mükemmel bir performans göstermişler.

Özellikle Hagi'nin attığı son golün Ercan Taner anlatımı zaten hep aklımın bir köşesinde duruyor. "Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi ! .... "

İlk maçtaki 3-0 lık avantaj çok iyi oldu bizim için. Galatasaray'ın avrupadaki ayak sesleri yavaş yavaş hissedilmeye başlamıştı. Çok iyi futbol oynuyorduk gerçekten.

Evimizde oynadığımız rövanş maçını ise Okan'ın attığı gol ile 1-0 kazanmıştık. Bir de Hagi'ye değinirsek o zamanlar gerçekten futbolunun en olgun dönemindeymiş. Çok iyi performanslar sergilemiş.

Rapid Wien 0-3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :



Galatasaray 1-0 Rapid Wien maçın geniş özeti ve golleri :




Cimbom724
Devamını Oku

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maç özeti ve goller

0 yorum

Galatasarayımız bugün 2 haftalık aranın ardından 3 puan ile tanıştı. Son 7 haftanın en başarılı takımı Kayserispor'u sahasında 3-1 yenmeyi başardık.

Şampiyonlar ligi dönüşü herkes bir yorgunluk bekliyordu. Çünkü çok büyük bir performans göstermiştik Schalke maçında. Ama öyle olmadı. Golü erken bulunca oyun da istediğimiz gibi şekillendi. Bugün sahada iyi pas yapan ve mücadele eden bir Galatasaray vardı.

Gollerimiz Burak Yılmaz (2) ve Wesley Sneijder'dan geldi.

Muslera kalesinde pek tehlike yaşamadı. Özellikle Kayseri'de Bobo'nun kırmızı kart görmesinden sonra defansımız ve kalemiz pek zorluk yaşamadı. Ama 1 gol yedik.

Eboue ve Riera bugün iyiydiler. İleri çıkışları çok yaptılar. Özellikle Eboue'nin bu yükselen performansından çok mutluluk duyuyorum. Çünkü iyi bir Eboue'nin Galatasaray'ın hücum etkinliğinde ne kadar önemli bir yeri olduğu açıkça ortada.

Hamit sakatlandı. Bu üzücü bir haber. Son haftalarda özellikle son Schalke maçında zirve yapmıştı. Attığı gol ile de Galatasaraylı taraftarın gönlünü almıştı. Bugün yine iyi gidiyordu ama maalesef ki sakatlandı. Umarız pek önemli bir şeyi yoktur.

Melo'dan da bahsetmek gerek. O da sezona çok kötü başlamıştı. Ama son haftalarda inanılmaz derecede yükselen bir grafiği var. Bu da Eboue gibi bizi sevindirici gelişmelerden birisi. Çünkü Melo varken topu oyuna çok verimli bir şekilde sokabiliyoruz. Bugün yine bunun örneklerini gördük. Ve formda, oynayan bir Melo'nun takım için ne kadar önemli olduğunu bugün bir kez daha gördük.

Selçuk yine kendinden bekleneni vermeye devam ediyor. Ona boşuna Xelçuk demiyoruz.

Sneijder yavaş yavaş form tutmaya başladı. Fatih Terim onu fazla yormadan form tutturmaya çalışıyor. Bugün 60 dakika sahada kaldı ve özellikle ilk yarı etkiliydi. 3. dakikada golünü de attı.

Burak ve Drogba inanılmaz iyi ikili oldular. Bu gerçekten mükemmel gelişen bir birliktelik. Bugün yine çok uyumlu ve istekliydiler. Özellikle Drogba arkadaşlarını sürekli pozisyona sokuyor. Bu gerçekten bizim için iyi bir gelişme. Çünkü ligin ilk yarısında pozisyon bulmakta güçlük çeken bir oyun sergiliyorduk. Ama Drogba'nın gelişi ile pozisyon zenginliğimiz artmaya başladı.

Burak Yılmaz krallıktaki yerini tekrar aldı. Hem avrupada hem Türkiye'de gol krallığının zirvesinde bulunmak çok kolay bir olay değil. Bu sezon ligde 16. golünü de kaydederek geçen sezon attığı gollerin tesadüf olmadığını gösterdi.

Galatasarayımız bu galibiyet ile puanını 50 ye çıkardı. Beşiktaş ile fark 7 oldu. Fenerbahçe maçı öncesi de iyi bir galibiyet oldu.

Genel olarak sahada iyi bir Galatasaray vardı. Özellikle Bobo'nun oyundan atılması ile oyunu iyice rölantiye aldık. Fatih Terim'in cezası da güzel bir şekilde son bulmuş oldu.

Bu oyun da sanırım Jose Mourinho'yu endişelendirecektir.

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maçın golleri :
http://www.ligtv.com.tr/goller/spor-toto-super-lig

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz:

Cimbom724
Devamını Oku

Fatih Terim ve Jose Mourinho buluştu

0 yorum
Fatih Terim ve Jose Mourinho
Ve sonunda dünya futbolunun en önemli iki teknik direktörü Kayseri'de buluştu. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde karşılaşacak olan Galatasaray ve Real Madrid'in tecrübeli teknik direktörleri Fatih Terim ve Jose Mourinho, Galatasaray'ımızın Kayserispor ile deplasmanda oynayacağı maç öncesi tribünde bir araya geldi.

Jose Mourinho ve Fatih Terim'in ne kadar iyi iki dost olduğunu artık söylemeye gerek yok. Bu görüntüler de zaten bunun bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.

İşte ikilinin maç öncesi buluşmaları :

Fatih Terim ve Jose Mourinho Kayserispor maçı öncesi sarmaş dolaş :



Cimbom724
Devamını Oku

Kayserispor - Galatasaray maç analizi

0 yorum

Artık Şampiyonlar Ligi bitti lige dönüyoruz. Şampiyonlar Ligin'de aldığımız büyük zaferden sonra ligde de kazanmaya başlamalıyız ki bunun bir anlamı olsun. Şuan bizim için birincil hedef Şampiyonlar Ligi'nde yarı final oynamak değil lig şampiyonu olmaktır. Çünkü zaten biz hedeflediğimiz başarıyı gösterdik orada. Bundan sonrası artık ne olursa olsun önemli değil. Ama bunu sürekli hale getirmek için bugün Kayseri'de mutlak galip gelmemiz gerekiyor.

Rakiplerimizle aramızda 4 puan fark kaldı. Son iki haftada kaybettiğimiz puanlar yüzünden. Neyse ki dün akşam Beşiktaş sahasında Kasımpaşa'ya 3-1 kaybetti. Bunu da iyi kullanmamız lazım. Ayrıca bizim maçımız bugün saat 16.30 da. Fenerbahçe'de bizden sonra saat 20.00 da oynayacak. Bugün kazanarak bunu da bir avantaja çevirebiliriz Fenerbahçe üzerinde.

Fatih Terim'in olmadığı son iki hafta önce Eskişehir ile berabere kalarak, sonra Gençlerbirliği'ne sahamızda kaybederek tam 5 puan yitirdik. Artık kazanma vakti geldi. Yine İmparator olmadan sahaya çıkacağız. Ve bu son artık. Bu son maçta da galibiyet almak gerek.

Karşımızda ciddi bir ekip var. Son 7 haftadır hiç yenilmemişler. 5 galibiyet 2 beraberlik alarak mükemmel bir performans sergilediler. Bu nedenle çok dikkatli oynamak gerek.

Bugün oynanacak olan maç Kayserispor ile aramızdaki 36. mücadele olacak. Geride kalan 35 maçta ekibimiz 22 kez galip gelirken sadece 1 defa rakibine kaybetti. 12 maç ise berabere sonuçlandı. Gol sayılarında da 72 ye 23 lük gözle görülür bir üstünlüğümüz bulunuyor.

Muhtemel 11 i de söyleyip yazıya son noktayı koyuyorum :

Muslera
Eboue - Gökhan - Semih - Riera
Hamit - Selçuk - Melo - Sneijder
Drogba - Burak

Melo'nun oynaması için sanırım Dany kesik yiyecek gibi duruyor. Cezası düşürülen ve ertelenen Gökhan ilk 11de başlayabilir.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray - Real Madrid Çeyrek Final Eşleşmesi

0 yorum

Galatasaray 3-2 Real Madrid maç özeti izle



Ve Şampiyonlar Ligi çeyrek final kuraları bugün çekildi. Rakibimiz İspanyol devi Real Madrid oldu. Okulda olmam nedeni ile biraz geç yazıyorum. Çoğu kişi Malaga'yı bekliyordu tabi kura çekimlerinden önce. Ama artık bu seviyede bir dilek ile kura beklemenin bir manası yok. Hatta Real Madrid'in gelmesi daha iyi oldu diyebilirim.

Uzun bir aradan sonra biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi arenasına merhaba dedik bu sene. Direk olarak gruplara katıldık. 2. olarak son 16 ya kaldık. Schalke'yi eledik. Ve şimdi çeyrek finalde Real Madrid ile eşleştik. Bundan 2-3 sezon evvel ki halimizi herkes biliyor. Bir türlü dikiş tutturamayan hocalar, oynamayan futbolcular, gelmeyen başarılar vs. Bu kadar kısa sürede yeniden yapılanıp buralara kadar gelmek çok büyük bir başarımdır. Avrupanın en iyi 8 takımı arasına adımızı yazdırdık.


Bu noktaya gelmek aslında sezon başında bizim için gerçekçi bir hedef değildi. Hatırlarsanız ilk hedef gruplardan çıkmaktı. Bu hedefi gerçekleştirdik. Sonra son 16 ya kaldık. Çekilecek kuraya göre hedefimizi son 8 olarak belirledik. Bunu da başardık. Aslında grup aşamalarından sonra hedefler bizim seviyemideki takımlar için çekilen kuraya göre belirleniyor diyebilirim. Gerçekçi olmak gerekirse bu turun favorisi tabi Real Madrid'dir. Ama bizde favori değiliz diye turu kolay kolay bırakacak değiliz.


Belki başarmamız çok zor bu bir gerçek evet ama Galatasaray olarak bu tip maçlara ve mücadelelere alışığız. Bu eşleşmede de elimizden geleni yapacağımıza eminim.

Bu turun iyi yanları da var tabi. Bu eşleşme her şeyden önce çok iyi bir tecrübe olacak bizim için. Çünkü bizim şampiyonlar ligi kupasını alma hedefimiz önümüzdeki 5 sene içinde gibi gözüküyor. Bunun içinde böyle takımlarla oynamaya alışmamız gerek. O nedenle bu tur bizim için gelecek için iyi bir tecrübe olacak.

Onun dışında nostaljik de bir eşleşme. İki takım tarihlerinde bir çok kez karşı karşıya geldi. Hatta avrpanın en tepesinde bile karşı karşıya geldik. 2000 senesinde biz Arsenal'i yenip UEFA'yı alırken onlarda Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak Süper Kupa finaline gelmişlerdi. Orda altın gol uygulaması vardı hatırlarsanız. 1-1 ile biten normal sürenin sonunda altın gole geçilmişti. Jardel uzatmalarda golü atarak 2-1 lik skorla avrupanın en büyük kupasını Türkiye'ye getirmiştik. Hatta o zaman kalede bulunan Casillas hala Madrid kalesini koruyan isim olarak önümüze çıkıyor.

2000/2001 sezonunda yine şampiyonlar liginde çeyrek finalde karşılaştık Madrid ile. İlk maçı sahamızda 3-2 kazanmamıza karşın deplasmanda 3-0 kaybederek elenmiştik.

Bu maç aynı zamanda iki dost kulübün de karşı karşıya gelmesine sahne olacak. 2 sezon önce Madrid ile bir hazırlık maçı oynamıştık. 2-1 kaybetmiştik.

Aynı zamanda şampiyonlar liginin bu sezonki ortak gol krallarının da kapışmasına sahne olacak bu eşleşme. 8'er gol ile zirvede yer alan Burak ve Ronaldo bakalım birbirlerine karşı neler yapabilecekler.

Teknik direktörler arasında da aslında sıkı bir dostluk var. Terim ve Mourinho gerçekten çok sıkı iki dostlar. Hatta Abdurrahim Albayrak'ın bugün kura sonrası yaptığı açıklamaya göre ikili her hafta görüşüyorlarmış. Devre arasında yapılan Drogba ve Sneijder transferlerinde de Mourinho'nun büyük payı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve bu sefer Mourinho rakip takım teknik direktörü ile atışmak zorunda kalmayacak. Eminim ki iki hoca da birbirlerini yücelten ve dostluk mesajları veren açıklamalar yapacaklar.

Fazla uzatmaya laf kalabalığı yapmaya gerek yok. Her şey ortada. Favori Madrid. Ama biz de sonuna kadar zorlamak, gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Bu bize büyük tecrübe olacak. Gelecek planları için iyi bir sınav olacak.

Geçmişte oynanan maçları hatırlayalım :

2000 Süper Kupa Finali Galatasaray 2-1 Real Madrid



2000/2001 sezonu Galatasaray 3-2 Real Madrid Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Full Maç



2000/2001 sezonu Galatasaray 3-2 Real Madrid Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Özet



2000/2001 sezonu Galatasaray 0-3 Real Madrid Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Rövanş Maçı



Galatasaray 1-2 Real Madrid Hazırlık Maçı Özet 2011



Cimbom724
Devamını Oku

Şampiyonlar Ligi İstatistiklerimiz

0 yorum

Şampiyonlar liginde çeyrek finale gelmiş bulunuyoruz. Bu güzel ve gurur verici bir olay. Yarın da rakibimiz belli olacak. Bu sezon şampiyonlar liginde oynadığımız 8 maçta gösterdiğimiz performansın istatistiki verileri ve futbolcularımızın önce çıkan istatistiklerini derlemeye çalıştım. Sizlerle paylaşıyorum.

Takım olarak bu sezon şampiyonlar liginde 8 maça çıktık. Bu maçlardan 4 ünü kazandık. 2 si berabere 2 si ise yenilgi ile sonuçlandı. Toplam 11 gol atıp kalemizde 9 gol gördük. Maç başına düşen gol sayısı ise 1.38 olarak kayıtlara geçmiş. Oynadığımız 8 maçta 22 farklı oyuncu forma şansı buldu. 8 maçın 8 inde de forma şansı bulan isimler ise şöyle : Muslera, Dany, Semih, Eboue, Selçuk, Amrabat, Burak ve Umut.

Attığımız 11 gol 4 farklı isimden geldi. Şuan gol krallığını Ronaldo ile paylaşan Burak 8 gol, Umut, Aydın ve Hamit ise 1 er gol kaydetti.

Takım olarak toplam 4111 pas yapmışız. Bunlardan 2855 tanesi isabetli olmuş. %69 Başarı oranı ile paslaşmışız. Oynadığımız maçlarda ortalama olarak %54 gibi bir oranla topa sahip olmuşuz. 8 maçta toplam 37 korner kullanmışız.

Gol krallığında 8 gol ile Burak Yılmaz zirvede yer alıyor. Selçuk İnan'da 4 asist ile 2. sırada. Burak aynı zamanda 14 kez ofsayta düşerek bu alanda da zirvede yer almış. Selçuk İnan ise yaptığı 555 pas girişimi ile 3. sırada yer alıyor. Bu 555 pastan 403 tanesi başarılı olmuş. %73 lük bir isabet oranı yakalamış Selçuk.

Hamit 3 kez direği nişanlayarak yine bu alanda şampiyonlar liginde de zirvede.

Muslera, Dany ve Selçuk 8 maçın 8 ini de son dakikaya kadar oynayarak geçirdiler. Yani (uzatmalar hariç) 720 dakika sahada kaldılar.

Benim derleyebildiğim genel istatistikler böyle. Umarım bu istatistikler artarak başarılı bir yönde devam eder.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray'ın Çeyrek Final muhtemel rakipleri

0 yorum

Dün Schalke'yi deplasmanda 3-2 yenerek tarih yazıp çeyrek final vizesi almıştık. Gerçekten çok güzel bir geceydi. Son yazılarda bu zaferden bahsediyorum hep. Ama bahsedilmeyecek gibi de bir gece olmadı. Heyecan, sevinç, göz yaşı, stres hiç eksik olmadı maçta. Zaman zaman böyle atraksiyonlara ihtiyacı oluyor sanırım vücudun. İyi geliyor. Zaten son golden önce ve gol ile birlikte Fatih Terim'i çeken kamerada, İmparatorun da ne kadar bizden biri olduğunu gördük. Gerçek bir Galatasaraylı Fatih Terim. Umarım uzun seneler daha takımımızın başında kalır.

Bu gece oynanan maçlar ile şampiyonlar ligi son 16 aşaması tamamlanmış oldu. Toplam 8 takım çeyrek finale kaldı. Çeyrek final kuraları cuma günü çekilecek.

Çeyrek finale kalan takımlar :

Galatasaray
Barcelona
Real Madrid
Paris Saint-Germain
Juventus
Malaga
Bayern Münih
Borussia Dortmund

Artık bu noktan sonra dilekle kura beklemek olmaz. Buralara gelen her takım üst seviye takımlar. Zaten öyle olmasalar çeyrek finale kadar gelemezlerdi.

Ama bu son 8 takımı seviye seviye ayırmak gerek. Ben en üst yani en zorlu seviyede Barcelona, Real Madrid ve Bayern Münih'i görüyorum. Ondan sonra Dortmund, Juventus ve Paris Saint-Germain'i sayabiliriz. Malaga ve Galatasaray ise daha denk güçlerde takımlar.

Tabi herkesin gönlünden geçen takım Malaga'dır. Öyle olursa yarı final şansımız hiç de küçümsenmeyecek kadar büyük olur. Umarım öyle de olur. Çünkü buralara kadar gelmişken artık bir devrim yaratıp yarı finale kalmalıyız. Üst seviyede saydığım takımlardan biri gelirse zaten işimiz çok zor olacak. Başta Malaga olmak üzere Dortmund, PSG ve Juventus kabul edilebilecek kuralar olur.

Alman takımlarının gelmesi belki deplasmanda seyirci desteği olarak bize dönebilir. Ama 2 alman takımından sadece Bayern'in gelmesi kötü olur. Dediğim gibi ben sadece üst seviyede saydığım Barcelona, Real Madrid ve Bayern Münih'ten çekiniyorum. Geri kalanlar kabul edilebilecek kuralar olur.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray Şampiyonlar Ligi Gelirleri

0 yorum

Son yazılarımızda Galatasaray'ın bu sezon avrupadaki sportif başarılarından çokça bahsediyoruz. Bu tabi ki çok güzel bir olay. Avrupada zaferler kazanmak, üst turlara çıkmak taraftarları sevindirmek, mutlu etmek tabi ki çok güzel. Ancak işin bir de maddi boyutu var.

Bu takım oluşturulurken çok büyük paralar harcandı. Ve bu harcanan paraların da karşılığının alınması gerekiyordu. Bunun içinde avrupa arenasında mutlaka ilerleyebilmemiz gerekiyordu. Sezon başında bu düşüncelerle şampiyonlar ligi mücadelemize başladık.

İlk önce direk katılım geliri olarak 8.6 milyon euro 'yu kasamıza koyduk. Daha sonra Fenerbahçe'nin ön elemede elenmesi ve gruplara katılamaması ile yayın gelirlerinin hepsini biz aldık. Bu da tam 10 milyon euro gibi bir rakamdı. Yani daha grup maçlarına başlamadan 18.6 milyon euro'yu kasamıza koymuş olduk.

Bu tabi ki çok büyük bir rakam ancak buralara kadar gelmişken hem sportif hem de ekonomik olarak daha çok şey kazanma fırsatımız varken bırakmak olmazdı.

Önce gruplardan çıkmayı başardık. Bu kasamıza 7 milyon euro daha koymuş olduk. Genel toplamda 25.6 milyon euro ' ya ulaştık.

Son 16 daki rakibimiz Schalke'yi de 1 galibiyet ve 1 beraberlik ile eleyerek tur atladık. Burdan da 4.9 milyon euro ' yu cebe koyduk. Sonuçta toplamda 30.5 milyon euro gibi muazzam bir gelir elde etmiş olduk.

Bu da demek oluyor ki devre arası yaptığımız Sneijder ve Drogba transferlerinin bütün maliyeti şampiyonlar liginde bir sezonda çeyrek finale yükselerek karşılanmış oldu. 

İşte biz böyle başarıları sürekli hale getiremediğimiz için yıldız transferlere hasretiz. Sonra avrupalı oyuncular neden Türkiye'yi tercih etmiyor diyoruz. E sen oyna bakalım sürekli şampiyonlar liginde bak o zaman istediğin her oyuncu sana koşa koşa geliyor.

Dediğimiz gibi avrupada başarı hem sportif hem de ekonomik anlamda çok büyük getirileri olan bir iş. Bunu mutlaka sürekli hale getirmeliyiz.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray UEFA takım sıralaması

0 yorum

Galatasarayımız bu sezon öyle muhteşem bir çıkış gösterdi ki avrupada bunu ayakta alkışlamak gerekir. Bundan 2-3 sezon önce avrupada adımız dahi anılmıyordu. Ama şimdi avrupanın en iyi 8 takımı arasına adımızı yazdırdık. Bu harika bir duygu. Ülke olarak böyle başarıları çok özlemiştik. Bu kadro, bu taraftar bu noktada olmayı ve daha fazlasını hak ediyor. Dün mükemmel bir taraftar vardı. Sanki biz deplasmanda değil Schalke deplasmanda oynuyor gibiydi. Gerçekten harika bir geceydi. Drogba transferinin ne kadar yerinde ve doğru bir karar olduğu da ortaya çıktı. Bu sezon avrupada topladığımız puanlarla 10. sıraya kadar yükseldik sezonluk bazda. Genel sıralamada ise 60. sıradan 44. sıraya kadar mükemmel bir sıçrayış gösterdik. Bu başarı devam edecektir bu sezon eminim. Ve bu başarıyı önümüzdeki 4-5 sezona yayarsak hedeflediğimiz yere yani avrupanın en iyi ilk 10 takımı arasına mutlaka gireriz.

2012/2013 sezonu UEFA takım sıralaması :



Genel UEFA Takım sıralaması :




Cimbom724

Devamını Oku

Schalke 04 2-3 Galatasaray maç sonu röportajlar

1 yorum

3-2 lik Schalke galibiyeti ve çeyrek final. Maçtan sonra neler konuşuldu, neler yaşandı ? Gollerin sahipleri Burak, Hamit ve Umut neler söyledi ? İmparator Fatih Terim'in açıklamaları, Abdurrahim Albayrak'ın açıklamaları ve daha fazlasını sizler için derledik.

Müthiş bir füze göndererek skoru 1-1 e getiren ve direk şanssızlığını yenen Hamit Altıntop'un açıklamaları :



Didier Drogba'nın maç sonu açıklamaları :



Ali Dürüst'ün açıklamaları :



Fatih Terim basın toplantısı :



Galibiyeti getiren Umut Bulut :



Schalke teknik direktörü Jens Keller'in basın toplantısı :



Abdurrahim Albayrak Galatasaray tv telefon bağlantısı :



Fatih Terim maç sonu NTV Spor :



Ercan Taner golleri nasıl anlattı :



Başkan Ünal Aysal Galatasaray tv 'ye turu değerlendirdi :



Hamit Altıntop Galatasaray tv :



Selçuk İnan Galatasaray tv :




Abdurrahim Albayrak NTV Spor değerlendirmeler :




Çeyrek Final sevinci böyle yaşandı :




Fatih Terim ve teknik heyet 3. gol sevinci :



Cimbom724
Devamını Oku

Schalke 04 2-3 Galatasaray maç özeti ve goller

0 yorum

Schalke 04 2-3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :



Şuan üzerimde öyle tatlı bir yorgunluk var ki yazmaya zor ikna ettim kendimi. Saat 2 olmuş ama yazmadan yapamayacağım sanırım. Muhtemelen bu gece her Galatasaraylı benim gibidir. Sesi kısılmış ve zafer sarhoşluğundan yorgun.

Attığımız gollerden sonra nasıl sevindim neler yaptım inanın bilmiyorum. Son golde ordan oraya koştuğumu hatırlıyorum. Mükemmel bir duygu patlaması yaşadık. Harika bir gece oldu. Böyle bir başarıyı özlemiştik. Ama çok hak ettik oynadığımız oyunla. Yine saçma sapan goller yedik. Ama bu sefer en sonunda şans bize güldü ve tur atlayan taraf olduk.


Aslında fazla analiz tarafına girmek istemiyorum. Böyle bir zaferden sonra analiz yapmak istemiyorum. Ama Hamit konusuna değinmeden edemeyeceğim. Sonunda oldu. Sonunda Hamit doğduğu topraklarda şanssızlığını yendi. Bu mükemmel bir olay.



Geçen hafta sonu saç baş yolduğumuz, artık yeter dediğimiz direkler bu sefer Hamit'in füzesini ağlarla buluşturdu. Sanırım artık direkler de dövülmekten bıktı. Yeter dedi ve gol oldu.

Takım ilk yarı harika oynadı. Ama golü yiyen taraf biz olduk. Tabi ki saçma bir gol ile. Dedim ya pek pozisyon pozisyon anlatıp, uzatıp canınızı sıkmak istemiyorum. Zaten hepimiz aynı maçı izledik. Bu gecenin, bu mutluluğun keyfini çıkartalım.Ancak attığımız gollere değinmek gerek.

Şampiyonlar liginin tescilli golcüsü Burak yine golünü attı. Mükemmel bir takipçilik mükemmel bir koşu ve sonunda gol oldu. 5 dakika içinde 2 gol bulup almanları şoke ettik. İlk yarıda yine Selçuk sahada basmadık yer bırakmadı. Melo yine çok iyi oynadı. Drogba keza iyiydi. Defans bloğu başarılı idi.

İkinci yarıda ise beklendiği gibi büyük baskı ile başladı Schalke. Muslera çok harika toplar çıkardı. Ve belkide oyunun kaderine direk etki etti. Yediğimiz gol neredeyse ilk golün kopyası gibiydi. Yine yoktan var olan bir pozisyonda golü kalemizde gördük. Ama 2-2 lik skor Schalke'ye yetmiyordu. İyice yüklendiler. 5 dakikalık uzatma dakikalarının sonunda Muslera topu çok akıllıca oyuna soktu. Schalke defansını 3 e 2 yakaladık. Selçuk mükemmel bir ara topla Umut'u kaleci ile karşı karşıya bıraktı. Umut ilk anda golü yapamasa da seken topu tamamlayarak 3-2 lik galibiyeti getirdi.

Şimdi bunun keyfini çıkarma zamanı. Hedefimize ulaştık. Artık bu çıtayı daha yükseğe taşımaya geldi sıra. Dediğim gibi bugün artık bunun keyfini sürelim. İlerisini düşünürüz.

Cimbom724
Devamını Oku

Schalke 04 - Galatasaray / Çeyrek Final Aşkına

0 yorum

Bizler gerçekten inandık. Şampiyonlar ligine uzun bir aradan sonra katılmanın sevinci, grup aşamalarını da başarı ile atlattıktan sonra iyice zirveye ulaştı. Aslında sene başında kimse bu denli bir beklenti içinde değildi. Ama önceki sezon oynanan futbol ve kadronun kaliteli olduğunun ortaya çıkması bizleri bu sevince itti. Nitekim şimdi avrupanın zirvesinde, son 16 takım arasındayız ve son 8 arasına kalmak yine bizim elimizde.

Yarın yine Türk futbolunun en önemli maçlarından biri oynanacak. Galatasaray her zaman olduğu gibi bu önemli noktada yine baş aktör. 1-1 in rövanşında Almanya'da Schalke 04 ' e konuk olacağız.

Son 16 kuraları öncesi herkesin en çok istediği rakip Schalke idi. Talih de yüzümüze güldü ve Schalke ile eşleştik. Bunu istememizdeki tabiki en büyük etken hem onların bizim dişimize göre bir rakip olmaları hem de o dönemde çok formsuz olmaları. Ama takımımızda da işler pek iyi gitmiyor açıkcası. Ki şuan baktığımızda her şey tamamen tersine dönmüş durumda. Ligde toparlayan ve son hafta Almanya'nın en iyi top oynayan takımlarından biri olan Dortmund'u 2-1 ile geçmiş durumda bir Schalke var karşımızda.

Biz ise son haftalarda formsuz bir grafik çiziyoruz. Her ne kadar hafta sonu oynanan maçın ilk yarısında çok tatmin edici bir performans göstersek de sabırsızlığımız yüzünden sonuca varamadık. Bu noktada yani Şampiyonlar Ligi seviyesinde en önemli şey sabırlı olmak. Öyle cümbür cemaat hücum yapmayı kaldırmaz bu seviye. O nedenle yarın mutlak suretle sakin olup oyunu kontrol etmemiz gerek. Ve tabiki son derece sabırlı olmamız lazım. Bu maçta mutlaka gol olacak. Her iki takım da gol bulacaktır. Schalke'de 1-1 in onlara tur için yetmeyeceğini biliyor. Ama ilk olarak bizim gole ihtiyacımız var. Bu yüzden onlar biraz daha ihtiyatlı davranıp bizim açıklarımızı arayacaklardır. Dediğimiz gibi sabırlı olup oyunu kontrol eden taraf biz olursak istediğimiz sonuca ulaşabilmemiz için önümüzde hiçbir engel olmayacaktır.

Kadrodan bahsedelim birazda. Bu maçta ben kalabalık orta saha tercihinin, en doğru seçim olacağını düşünüyorum. Eğer ki oyunu yönlendiren taraf olmak istiyorsak kalabalık bir orta saha gerekir. Bunun için Hamit - Selçuk - Melo - Emre ve Sneijder'dan oluşan bir orta saha 5 lisi düşünüyorum. Özellikle Emre'nin mücadeleci ve istekli oyunundan faydalanmamız gerek. Yine tek forvetle çıkabiliriz. Ben form durumlarını göze alarak Burak Yılmaz'ın oynayacağını düşünüyorum başta ancak ilerde top tutabilme açısından Drogba ile de başlanabilir.

Savunmada ise Eboue - Semih - Dany - Riera alışılmış dörtlüsünü bekliyorum. Huntelaar'ın olmayışı savunma için bir avantaj sağlayacaktır.

Muhtemel ilk 11 tahminim :

Muslera
Eboue - Semih - Dany - Riera
Hamit - Selçuk - Melo - Emre
Sneijder
Drogba

Ama şuna da dikkat etmek gerekir. Erken gol bulalım derken savunmada açıklar verirsek rakibin çok etkili olan kanat oyuncuları bu boşlukları affetmeyecektir. Bu yüzden Bastos ve Farfan'a çok dikkat etmemiz gerekir.

Schalke tur için 1-1 in kendilerine yetmeyeceğinin farkında. Bu maçta mutlaka gol olacak. Eğer şansımız yaver gider de ( yani Hamit yine direklere nişanlamaz ise ) ilk golü biz bulursak çeyrek final fikri bize hiç de uzak olmaz.

Cimbom724
Devamını Oku

Sakin olmak gerek

0 yorum

Geçtiğimiz hafta sonu sahamızda Gençlerbirliği'ne 1-0 kaybettiğimiz maç sonunda sağlıklı bir inceleme yapamadım. Şimdi sakin kafayla oyuncu oyuncu neler olduğunu yazmaya çalışacağım.

İlk olarak kaleci Muslera'dan başlayalım. Muslera oyun boyunca çok soğuk kaldı. Kalesinde pek tehlike yaşamadı. Yenilen golde yapabileceği hiçbir şey yoktu. Top çok köşeye gitti.Uzandı ama çıkaramadı.

Savunmaya gelelim. Soldan başlayalım. Riera yine beklenen performansını verdi. Bir sol bek olmamasına rağmen o bölgeye çok iyi uyum sağladı. Ofansif olarak güzel işler yapıyor zaten. Akıllı topu. Zaten işin savunma yönünü de çözerse tam bir sol bek olacaktır.

Sağ bekte Terim bu maçta Eboue ile başladı. Eboue bu sezon bence en iyi performansını gösterdi mücadelenin ilk yarısında. O özlediğimiz ileri çıkışlarını çok yaptı ve yararlı da oldu. Umarız bu kalan son 9 haftada bu performansını sürdürür. Ama yediğimiz golde yaptığı hata her şeyi berbat etti. Vleminckx'in attığı golden önce gelen ortada Eboue' kendini birden yere bıraktı faul almak için. Ama hakem vermedi. Ki bence de faul değildi. O fizikte bir oyuncunun orda kendini yere bırakmasının bir özürü olamaz.

Göbeğe baktığımızda Gökhan - Semih ikilisini gördük. Onlara da aslında maç boyunca pek iş düşmedi. Yine istenilen performansı gösterdiler. Gökhan sonlara doğru kırmızı kart gördü. Son 2-3 haftadır iyi performans sergiliyordu Gökhan. 

Orta sahada Yekta, Selçuk, Emre Çolak,Hamit ve Sneijder 5lisi ile başladık maça. Bu 5li gerçekten özellikle ilk yarı çok mükemmel bir performans ortaya koydular. İlk defa bu kadar pozsiyon bolluğu vardı. Yekta kesik kesik forma şansı bulmasına rağmen güzel işler yapıyor. Ancak oynamamanın verdiği formsuzluk her haliyle ortada. Bence Yekta sürekli oynayan bir oyuncu olsa harika işler yapabilir. Ki bu şansı da hak ediyor bence. Hamit bu hafta ilk 11e döndü. 2 hafta Eskişehir maçında onun eksikliğini çok aradığımızı söylemiştim orta sahada top tutmak açısından. Gençler maçında oynadı ve bekleneni verdi Hamit. Ama şu direk şanssızlığını ne zaman yenecek bilemiyorum. Artık isyan noktasına geldi. Bu kadar şanssızlık olmak gerçekten. 2 şutu yine direkten döndü. Bu sezon Şampiyonlar Ligi maçları ile sanırım 10 u geçti direğe nişanladığı şut sayısı.

Emre de uzun süredir forma şansı bulamayan isimlerdi. Geçtiğimiz hafta sonu formayı kaptı ve bence iyi sayılabilecek bir performans gösterdi. Orta alanda topun bizde kalmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri Emre. Sneijder da iyi oynuyordu. Her an olumlu işler yapabilecek bir futbolcu. Daha alışma sürecinde. Ama bence o dakikada oyundan çıkmasının hiçbir mantığı yok. Ki kötü de oynamazken. Sneijder gibi atacağı bir şutla, atacağı bir pasla oyunun kaderini değiştirebilecek bir futbolcunun bu kadar erken oyundan alınmasını anlayamıyorum.

Selçuk İnan'a gelelim. Selçuk yine harika işler yapmaya devam ediyor. Sezonun ilk yarısında biraz sönük kalmıştı. Ama şu son 4-5 haftadır yine takımı tek başına sürükleyen isim olmaya devam ediyor. Sahada ayak basmadığı yer yok. Ve dikine oynadığı zaman çok verimli oluyor. Zaten geçen sene sürekli bunu yapıyorduk. Kalan haftalarda ben Selçuk İnan'ın bize çok maç alacağını düşünüyorum.

Gelelim bu maçta tek forvet çıkan Burak Yılmaz'a. Burak bu maç bize saç baş yoldurdu. Çok sayıda pozisyona girdi. Ama bir türlü golle buluşamadı. Hele gol çizgisine 1 metreden boş kaleye kaçırdığı bir pozisyon var ki evlere şenlik. Ama en azından pozisyona giriyor. Golü kovalıyor ve istiyor. Elbette bu hep böyle gitmeyecek. Burak yine gollerini atmaya devam edecektir.

Değişiklere bakalım. 57. dakikada 2 değişiklik oldu. Sneijder'in yerine Umut, Emre'nin yerine Amrabat girdi. Umut bir şeyler yapmaya çalıştı ama verimli olduğu pek söylenemez. O da oynamamanın verdiği formsuzluğu yaşıyor. Amrabat ise yine klasik işlerini yapmaya çalıştı. Solda aldığı her topu içeri kesti. Halbuki sezon başında alındığında benim beklentim sadece bunla sınırlı değildi. Ben bekliyordumki Amrabat çalım atsın, son çizgiye inip içeri kessin .. Ama çalım becerisinde ciddi sıkıntı var. Tamam süratli ancak bunu tam anlamı ile kullanamıyor. Şampiyonlar liginde bu tip ortalarla çok asist yaptı ancak ondan beklenen sadece bu işler değil.

65. dakikada ise yine anlam veremediğim bir değişiklik oldu. Bence günün en iyi isimlerinden Hamit oyundan alındı yerine Drogba girdi. Ortalama bir performans sergiledi Drogba. 85 de penaltı kazandırdı. Kazandırdığı penaltıyı zeminin azizliğine uğrayarak kaçırdı.

Zeminden çok bahsettik. Umarım zemin yüzünden puanlar kaybetmeyiz dedik. Ama korktuklarımız bir bir başımıza geliyor. Daha büyük sorunlara yol açmaz umarım. Burdan şampiyonluğu zemin yüzünden kaybetmek çok kötü olur.

Maçta anlamadığım bir nokta da ilk yarı harika bir oyun oynarken ikinci yarıda böyle saçma değişiklikler yapılması. İlk 11 kadrosu gerçekten çok iyi bir mücadele sergiledi. Ve bence sezonun en iyi oyunlarından biri oynandı 55 dakika. Ama sanıyorum ki teknik heyet o dakikaya kadar gol gelmeyince paniğe kapıldı. Ve 60. dakikada yenilen golden sonra direk 3 forvete dönüp doldur boşalta başlandı. Bu bence teknik heyetin kendi ipini çekmesi demek oldu. O kadar iyi mücadele ederken yapılan bu anlamsız değişiklikler bence maçı kaybetmemizdeki en büyük etkenlerden biri. Çünkü bu sezon bir maçta bulmadığımız kadar pozisyona giriyorduk.

Birde takımın duran top kullanıcısı noktasında büyük sıkıntılar oluşmaya başladı. 1,5 sezondur Selçuk bu işi çok verimli şekilde yürüttü. Ancak Drogba ve Sneijder'in gelmesi ile sıkıntı çıkmaya başladı. Ama bunu teknik heyetin bir şekilde çözmesi gerek. Selçuk İnan'ın buna pek takacağını sanmıyorum ama bu kadar verimli kullanırken onun duran topları bırakması açıklanamaz. Tamam Drogba ve Sneijder da duran topları çok iyi kullanan isimler ancak Selçuk gibi bu noktada çok formda ve işinin ehli biri var ve kritik anlarda bu iş Selçuk İnan'a bırakılmalı.

Bu yenilgi umarım bir panik ve kaos ortamı yaratmaz. Bu hafta Beşiktaş berabere kaldı. Fenerbahçe galip geldi. Ama yine de her iki takımında 4 er puan önündeyiz. Hala daha avantajlı konumdayız. Ama artık seri galibiyetler bekliyoruz.

Şimdi tek odak noktamız Schalke maçı olmalı. Mutlaka tur atlamalıyız. Bunun vereceği moral bizi ligde de istediğimiz şeylere ulaştıracaktır.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray 0 - 1 Gençlerbirliği maç özeti

0 yorum

Yenildiğimiz maçlardan sonra hiçbir şey yazasım gelmiyor aslında. Hele böyle bir maçtan sonra. O kadar pozisyona girdikten sonra bir kontradan yediğimiz gol gerçekten çok acı verici. Mutlaka kazanmamız gereken bir maçı kazanamıyoruz. Üstelik kendi sahamızda. Toplar direklerden dönüyor.


Penaltı kaçıyor. Tonla pozisyon kaçıyor. Ama gol yok ve üstüne kontradan yenen bir gol.

İşte futbolun cilvesi bu da. Gerçekten çok sinir bozucu.

Sene başından beri Hamit'in bu kaçıncı direkten dönen topu yemin ediyorum sayamadım. Bir insan bu kadar mı bahtsız olur ? Hiç mi şans olmaz be kardeşim. Habire üst direklere gidiyor top. Bu da sinir edici birşey. Bugün gerçekten çok sinir oldum bu maça. Keşke izlemeseydim diyorum.

Burak Yılmaz'ın girmediği pozisyon kalmadı ama gol yok. 84 de penaltı oldu. Drogba kaçırdı. Yahu nasıl kaçar o dakikada o penaltı. Tamam iyi golcü Drogba ama orda o penaltıyı Selçuk İnan'ın kullanması gerekirdi. Neyse buna da birşey demiyorum.

Evimizde 6 maç oynayacağız ne güzel avantajımız var diyorduk ama mutlaka kazanmamız gereken bir maçı yine kazanamadık. Son iki haftada toplam 5 puan bıraktık rakiplere. Fatih Terim'siz 2 haftada toplam 5 puan. Bu zirve yarışında çok büyük bir yara. Maalesef ki İmparatorsuz geçen haftalar çok büyük darbeler yaşayarak devam ediyor. 

Yetmezmiş gibi Gökhan kırmızı kart gördü. Topla oynama istatistiklerine bakıyorum yüzde 64 e yüzde 36. O kadar fark ve pozisyon üstünlüğü var ama tabelada yazan skor rakip lehine. 

Neyse daha fazla anlatacak bir şey yok sanırım. Atamayana atarlar mantığı yine devreye girdi. Umarım çok arayacağımız puanlar olmaz bu kaybedilen 5 puan demek istiyorum ama gerçek öyle değil tabi. Gayette çok arayacağız bu puanları. Ama tek temennimiz şampiyonluğu kaybetmemek olacak bu puanlar yüzünden. Tabi ki her şey yine bizim elimizde. Bundan sonra seri galibiyetlerle puan farkını koruyabilir hatta daha da açabiliriz.

Yeter ki bu mağlubiyet Schalke maçı için moral bozucu bir durum yaratmasın.

Galatasaray 0 - 1 Gençlerbirliği maçın geniş özeti :

Burak Yılmaz'ın boş kaleye atamadığı pozisyon :
Video

Hamit'in direkten dönen topları :
1
2

Drogba'nın kaçırdığı penaltı :
Video

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz:

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray - Gençlerbirliği maç analizi

0 yorum

Ligin 25. haftası geldi çattı. Haftalar ne çabuk geçiyor gerçekten. Daha ligin ilk yarısı yeni bitmiş gibi. İkinci yarı başlayalı tam 8 hafta yani 2 ay olmuş. Gerçekten çok hızlı bu zaman. Neyse biz maça dönelim.

Bu hafta yine rakiplerimiz Beşiktaş ve Fenerbahçe'den daha erken oynuyoruz. Bu geçen hafta bir avantaj olmadı bizim için. Ya da şöyle söylemek daha doğru olur, biz bunu avantaja çeviremedik. Ama hep bahsettik avantaja çeviremesek de derbiden istediğimize yakın bir skor çıktı. Yani kaybettiğimiz pek bir şey yok.

Bu hafta(yarın) sahamızda Ankara ekibi Gençlerbirliği'ni konuk edeceğiz. Tabi ki her zaman olduğu gibi tek hedefimiz var o da sahadan 3 puan ile ayrılmak. Bunu başarabilir miyiz ? Bunu soralım. Çünkü son haftalarda iyi futbol oynamıyoruz. Sadece Ordu maçındaki geri dönüş hariç iyi oynadığımız bir mücadele yok denecek kadar az. Ama hala ligin zirvesindeyiz. Bu da Galatasaray'ın büyüklüğündendir.  


Şimdi gelelim maça. Bu maçı mutlak suretle kazanmalıyız dedik. Ama bu nasıl olacak nasıl bir taktikle ve nasıl bir oyun anlayışı ile ? Bir kere işin en önemli kısmı önde baskı kurmak. Eğer rakibin kendi ceza sahası önünde oyun kurmasını engellersek işler çok kolaylaşır. Bunun için ben Fatih Terim'in Umut ile başlayacağını düşünüyorum. Yanında muhtemelen Burak olacaktır.



Orta sahayı da kalabalık tutarsak önde baskıdan sonra acele ile top çıkarmaya çalışan Gençlerbirliği'nin bütün toplarını alırız. Orta sahada güçlü kalabilmek için ise mutlaka Hamit'in oynaması gerekiyor. Bunun eksikliğini son Eskişehir deplasmanında çok yaşadık. O yüzden Hamit mutlaka 11deki yerine dönecektir.

Onun dışında savunma hattı hemen hemen kesin gibi duruyor. Bu sefer sağ bekte Schalke maçı için hazır duruma gelmesi gereken Eboue'nin oynayacağını düşünüyorum. Cezası biten Dany ise formayı kapacaktır. Sol bekte ise Riera'nın oynamasını bekliyorum.

Orta alanda ise Selçuk İnan'ın yanında Yekta'nın oynaması bekleniyor. Çünkü biliyorsunuz bay 'Melo' 4 maç ceza yemesi yetmezmiş gibi, bir de Eskişehir maçında sarı kart görerek cezalı duruma düştü. Artık takımdaki geleceği sorgulanmalı. Çünkü bu sezon boyunca hiçbir katkısı olmadı.

Muhtemel 11'i şöyle verebilirim :
Muslera
Eboue - Semih - Dany - Riera
Hamit - Selçuk - Yekta - Sneijder
Umut - Burak

Riera, Amrabat ve Semih'in kart ceza sınırında olduğunu hatırlatalım.

Bir de iki takım arasındaki istatistiki verilere bakarak yazımızı sonlandıralım.

Cuma maçları bizim için bu sezon sıkıntı. Ligde oynadığımız 7 cuma maçından sadece 2sini kazanabilmişiz. 2 beraberlik alırken, 3 maçta sahadan yenik ayrılmışız. Bu kötü istatistiğe rağmen  ben kazanacağımızı düşünüyorum. Artık puan kaybına tahammülümüzün olmadığı haftalara girdik. Çünkü puan kaybettiğimiz takdirde fark bir anda eriyebilir. Buna çok dikkat etmemiz gerek. Kötü cuma şansını bu maçta yeneceğimizi düşünüyorum.

Bu mücadele iki takım arasındaki 84. mücadele olacak. Geride kalan 83 maçta takımımız 45 galibiyet alırken 21 maçta sahadan yenik ayrıldı. 17 maçta ise eşitlik bozulmadı. Galatasarayımızın attığı 141 gole başkent ekibi 90 gol ile karşılık verebildi. Sezonun ilk yarısında oynanan maç ise 3-3 sonuçlanmıştı.

İstanbul'da oynanan 41 maçta ise ekibimiz Gençlerbirliği'ne 27 ye 6lık üstünlük kurmayı başardı. Gol sayılarında ise 79 a 37 lik üstünlüğümüz var.

Mücadele yarın akşam saat 20.00'da Türk Telekom Arena'da oynanacak. Maçın hakemi Özgür Yankaya. Galatasaray - Gençlerbirliği maçı saat 20.00'da Lig Tv'den canlı izlenebilecek.

Umudumuz yani umduğumuz, ümit ettiğimiz sahadan 3 puan ile ayrılıp rahat bir şekilde takipçilerimizin maçlarının sonuçlarını beklemek. Kendi sahamızda mutlak kazanmamız gereken bu maçı kazanacağımızdan şüphem yok. Bu maç ile birlikte Fatih Terim'in de 1 maçlık cezası kalmış olacak.

Cimbom724
Devamını Oku

Bu haftanın değerini bilmek

0 yorum

Bu hafta sonu bizim için nispeten karlı geçti. Eskişehirspor maçında oynadığımız kötü futbola rağmen 1 puan almamıza sevinmiştik. Ancak Beşiktaş - Fenerbahçe derbisinde kazanan eğer Fenerbahçe olsaydı sevinmemizin bir anlamı kalmayacaktı. Çünkü Fenerbahçe kazansaydı fark 4 puana inecekti.

Beşiktaş ile aramızda ise derbi öncesi 8 puan fark vardı. Şimdi 5'e düştü. Beşiktaş'ın kazanması ile aslında sadece 1 puan kaybetmiş olduk. Hafta öncesi en yakın takipçimiz Fenerbahçe ile aramızda 6 puan fark varken şimdi onun yerini Beşiktaş ile 5 puan aldı.

Eskişehir maçında gerçekten bütün Galatasaraylıların şaşırdığı bir oyun oynandı. Hiç bu kadar sinik bir Galatasaray beklemiyordu kimse. Eskişehirspor'un ligin iyi takımlarından biri olduğunu biliyorduk ama biz de Galatasarayız sonuçta lig lideri ve şampiyonlar ligi son 16 sına kalmış bir takım. Her ne kadar son haftalardaki oyunumuz kötü olsa da Orduspor maçındaki geri dönüşten sonra hiç de beklediğimiz bir Galatasaray göremedik sahada. Özellikle o geri dönüşten sonra ben bu maç için daha çok saldıran, ısıran ve kazanmayı arzulayan bir Galatasaray bekliyordum sahada. Ama hiç de öyle olmadı.

Özellikle maç sonrası yazımda belirttiğim gibi Hamit Altıntop'un olmayışı orta sahadaki üstünlüğü kaybetmemizdeki baş etken oldu bence. Çünkü Hamit oynadığı maçlarda sürekli koşan, orta sahada dolanan, pas alış-verişi yapan bir oyun sergiliyordu. Her ne kadar topu ayağına aldığında çoğu zaman ezmesini ve pozisyonu yavaşlatmasını eleştirsem de gerçekten takım içinde çok önemli bir yer sahip olduğunu bu maçta anladık. Orta sahada doğru düzgün pas yaptığımızı hatırlamıyorum ben bu maçta. Amrabat bu maçta çok kötüydü. 


Selçuk yine kendinden bekleneni verdi. Sahanın her yerindeydi. Ama işte oynamasına yardımcı olacak kimse olmayınca yanında o da etkinliğini gösteremedi.

Melo 4 maçlık cezasının ardından bu maçta formaya kavuştu. Ama ilk 11 de başlaması doğru muydu ? O tartışılır bence. 4 maçlık bir kondisyon eksiği ile bu maça ilk 11 de başlaması bence yanlış bir tercih oldu. Onun yerine Yekta ile başlasa ya da Hamit ile başlasaydı çok daha diri bir orta saha görebilirdik. Belki de Schalke maçı için maç kondisyonu kazandırmaya yönelik oynamış olabilir.

Semih de bir haftalık aradan sonra formasına kavuştu ama sanki o bir haftalık ara biraz geriye götürmüş Semih'i. Biraz koordinasyon eksikliği gördüm onda. Özellikle son dakikalarda direklerden dönen toplarda çok rahat kafa vuruşu şansı verdi rakip takım oyuncularına. Ama o da kendini toparlayacaktır bu hafta.

Dany'nin yokluğunda 2 haftadır forma giyen Gökhan Zan ise bence iyi bir performans sergiledi. Fatih Terim'in dediği gibi her oyuncuya ihtiyacımız var. Ve her oyuncu her zaman oynamaya hazır olmalı. Bunu son iki haftadır forma şansı bulan Hakan Balta için de söyleyebiliriz.

Burak ve Drogba ikilisine gelelim. Onlar da bu maçta biraz silik kaldılar. Belki de istedikleri pasları alamamalarından kaynaklanan bir durumdu bu ama ilerde de hiç pres yapmadılar doğru düzgün. Bu da Eskişehirspor'un çok rahat oyun kurmasına yardımcı oldu. Bir Umut Bulut tercihi denenebilirdi bence çok rahat. Bu belki maçın gidişatını değiştirebilirdi.

Neyse ki haftayı en az zararla atlattık. Fark ciddi derecede kapanmadı. Bu bizim için iyi bir avantaj oldu.

Geriye 10 hafta kaldı. Bu 10 maçtan sadece 4 deplasmana gideceğiz. Kayserispor, Karabük, Gaziantepspor ve Fenerbahçe deplasmanları olacak. Geri kalan 6 maçı sahamızda oynayacağız. Bu güzel bir avantaj. Bu 10 maçlık periyottan en az 6 galibiyet çıkartırsak bence çok rahat şampiyonluğa ulaşırız. Çünkü bu sezon 70 puan barajı geçilmeyecek gibi. Dediğim gibi bu 6 galibiyeti alırsak puanımız 65 olacak. Diğer 4 maçtan da puanlar aldığımızı düşünürsek 70 puan barajını tek biz zorlayabiliriz. Umarım dilediğimiz gibi olur.

Cimbom724
Devamını Oku

Beşiktaş 3-2 Fenerbahçe / Zirveye Tutunmak

0 yorum

Bugün gerçekten muazzam bir mücadele izledik. Derbiye yakışır bir maç oldu. Dün bizim açımızdan çok sıkıcı geçen Eskişehir maçından sonra bu maçı izlemek çok büyük bir keyif oldu benim için. Mücadelede tempo hiç düşmedi. Sürekli bir heyecan, karşılıklı ataklar, ofsayt sayılan goller, pozisyonlar ve daha fazlası.

İki takımında zirve mücadelesi için puan kaybına tahammülü yoktu. Bir tarafta ligin en çok gol atan takımı Beşiktaş ve diğer tarafta en az gol yiyen takım Fenerbahçe vardı. Beşiktaş'ın sezon başından beri oynadığı hızlı futbola Fenerbahçe aynı şekilde karşılık verince ortaya tansiyonu yüksek çok hareketli bir mücadele çıktı.

Maça çok hızlı başladı aslında Fenerbahçe. Yanlış hatırlamıyorsam maçın bir ilk 30 dakikası  Fenerbahçe topla oynamada sürekli yüzde 60 larda dolaşan bir yüzde ile oynadı oyunu. 


İlk 18 dakika oyun Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile geçse de ilk tehlikeli atak 19. dakikada çok tartışılacak pozisyon ile Fenerbahçe'den geldi. Emre'nin kullandığı kornerde sol çaprazdan içeri kesilen topa önce Webo kafa ile dokundu. Kaleci Mc Gregor topu güçlükle çeldi, Sow önüne düşen topu ağlara yolladı ama hakem ofsayt kararı ile golü iptal etti. Ama pozisyonu tekrar izleyince ofsayt olmadığı çok açık golün.



Bu pozisyonun verdiği azimle topu daha iyi kullanmaya başlayan Fenerbahçe aradığı golü yine Sow ile buldu. 24. dakikada sol taraftan kullanılan kornerde arka tarafa seken topa Sow kafayı vurdu ve topu ağlarla buluşturdu.

Gole kadar çok silik bir futbol oynayan Beşiktaş, yediği golden sonra oyunu dengelemeye başladı yavaş yavaş. Özellikle orta sahada Fernandes'in etkili oyunu ile Beşiktaş topu daha etkili oynamaya başladı.

Beşiktaş aradığı beraberlik golünü 40. dakikada bir duran top organizasyonundan buldu. Sol taraftan kullanılan serbest vuruşta içeri kesilen topa ters bir müdahale yapan Kuyt topu kendi ağları ile buluşturdu. Bu gol ile taraflar soyunma odalarına 1-1 lik eşitlik ile girdi.

Maçta aksiyon o kadar fazlaydı ki kimse maçın böyle biteceğine inanmamıştır sanırım.

Yediği golden sonra oyunda dengeyi sağlayan Beşiktaş ikinci yarı itibari ile seyircisinin desteği ile iyiden iyiye oyunun kontrolünü ele geçirdi. Özellikle yine Fernandes'in başrolde olduğu anlarda pozisyonlar üretti.

Ama 57. dakikada yine konuk ekip Fenerbahçe yine tehlikeli bir pozisyon yarattı. Webo'nun altı pasta vuruşunu Olcay çizgi üzerinden çıkarmayı başarmıştı. Bu pozisyondan 4 dakika sonra Beşiktaş galibiyeti getiren golü buldu Fenerbahçe'nin eski golcüsü Niang ile. Niang, Beşiktaş forması altında ilk golünü eski takımı Fenerbahçe'ye atmış oldu. Soldan gelen ortada Holosko topu Niang'a indirdi. Niang bekletmeden vurdu ve topu ağlarla buluşturdu. Güzel bir son vuruş izledik Niang'dan.

Ancak Beşiktaş'ın gol sevinci çok kısa sürdü. Konuk ekip Fenerbahçe yine Sow ile 2-2 lik beraberliği yakaladı. Niang'ın attığı golden 2 dakika sonra sağdan gelen ortaya çok iyi yükselen Sow topu ağlarla buluşturdu.

Bu dakikalardan sonra karşılıklı ataklarla geçen maç tam 2-2 bitecek derken son dakikada gelen Beşiktaş golü Fenerbahçe cephesini adeta yıktı. Son dakikaya kadar rakip kalede gol arayan Fenerbahçe 90+3 de kullandığı kornerden sonra bir anda kontra atağa yakalandı. Beşiktaş o kadar iyi çıktı ki kontraya Fenerbahçeli oyuncular ne olduğunu anlamadan Olcay Şahan ceza sahasında kaleci Volkan ile karşı karşıya kaldı. Niang'ın ara pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Olcay, İnönü'de oynanan son derbide taraftarlarına galibiyeti hediye etti. Gerçekten ders olarak izletilmesi gereken kontra oyunlarından biri oldu.

Maçtan önce sorulduğu zaman beraberliğin bizim işimize en çok yarayan sonuç olduğunu söyleyebilirdik. Ama illa biri kazanacaksa bunun Beşiktaş olması bizim çok işimize geldi. Bu sonucun ardından Beşiktaş ile aramızda 5 puanlık fark oluştu. Fenerbahçe ise 7 puan gerimizde kaldı.

Beşiktaş 3-2 Fenerbahçe maçın geniş özeti ve golleri :

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz : http://www.ligtv.com.tr/mac-ozetleri/spor-toto-super-lig

Cimbom724
Devamını Oku
 
Cimbom724 - Yayınlar kaynak gösterilerek paylaşılabilir. -2013-