"Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi !.. "


Galatasaray-İstanbul Büyükşehir Belediyespor analiz

0 yorum

Lige verilen milli aranın ardından bugün İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı ile yeşil sahalara dönüyoruz. Aslında benim açımdan çok güzel bir zamana denk geldi bu ara. Tam vize haftası maç kaçırmamış oldum.

Artık ligde çok önemli haftalara geldik. Son düzlükteyiz diyebiliriz. 27. hafta bu hafta. Bu akşamki maçtan sonra tam 7 hafta kalmış olacak ligin sonuna. Artık puan kayıplarının fazla telafisi olmayacak. Bu 4 puanlık avantajımızı en iyi şekilde sürdürmemiz lazım.

Sahamızda konuk ediyoruz İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u. Bu maçlar hep bol gollü geçti diye kalmış hatıratımda. Ve 5 maçın skorlarını incelediğimde doğru hatırladığımı görüyorum.

Son Beş Maç 
Tarih Yer Organizasyon Skor 
26.09.2010 Ali Sami Yen Stadı Süper Lig 3-1 
26.02.2011 Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Lig 1-3 
11.09.2011 Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Lig 0-2 
03.01.2012 Ali Sami Yen SK TT Arena Süper Lig 4-1 
02.11.2012 Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Lig 3-1

Sezonunun ilk yarısındaki maçı 3-1 kazanmış ve Cluj deplasmanına gitmiştik. Yine bir şampiyonlar ligi maçı öncesi İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile karşı karşıyayız. Burdan sonra Real Madrid deplasmanına gideceğiz.

Daha önceki yazılarımda kendi sahamızda oynadığımız maçları mutlak suretle kazanmalıyız demiştim. Bu da o maçlardan biri olacak. Kaybetme lüksümüz yok.

Kadroya baktığımızda milli takımda sakatlanan Sneijder'in riske edilmeyeceğini düşünüyorum. 

Defans dörtlüsü Eboue - Semih - Gökhan - Riera'dan oluşması muhtemel.

Sneijder'in yokluğunda orta saha Hamit - Melo - Selçuk - Amrabat dörtlüsünden oluşabilir.

İleri uçta ise Drogba ve Burak formayı bırakmazlar.

Kale ise her zamanki gibi Muslera'ya emanet.

Vizelerden sonra tam alışamamamın verdiği sorunla derin bir yazı yazamadım. Yavaş yavaş eski formumuza biz de döneriz.

Cimbm724
Devamını Oku

Kısa bir aradan sonra tekrar ..

0 yorum

Öğrenci olmak zor iş. Hele öğrenci olup blog yazmak daha da zor. Bir de mühendislik öğrencisiyseniz vay halinize. Vize ve final zamanları geldiği zaman internet dünyası ile ilişkim kesiliyor. Her ne kadar bilgisayar mühendisliği okusam da, işim bilgisayar üzerinde olsa da bloga kafa yoramıyorum, vakit ayıramıyorum bu zamanlarda. Çok yoğun geçen bir haftanın sonunda sınavları hemen hemen bitirdik diyebilirim. Artık gemiye geri dönüş vakti geldi. Çok boşladık, gündemi yakalamak gerek. Önümüzde çok zorlu günler var Galatasaray olarak. Bu zamanlarda düşüncelerimizle, fikirlerimizle durumu değerlendirmeye devam edeceğim.

Resimden de anlaşıldığı gibi Galatasaraylılık çok ayrı bir duygu. Göğüsünü gere gere gururla söylediğim bir şey. Ve bu hep böyle olacak.

" Ölmek var Susmak yok !"

"Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım. " 

-Metin Oktay

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray'ın Çeyrek Final Yolu

0 yorum

NTV Spor geçenlerde Galatasarayımızın çeyrek finale kadar oynamış olduğu bütün maçları derlediği bir video hazırlamış. Çok güzel bir video olmuş. Maç atmosferlerini bire bir yaşatan videolar. Maç sonu, maç öncesi Fatih Terim'in açıklamaları. Gol sevinçleri, üzüntüler.. Kısacası bu yolda yaşadığımız tüm karmaşık duyguları görebiliyorsunuz. İşte Galatasaray'ın çeyrek finale yürüyüşü :

Grup maçları :

1-Manchester United 1-0 Galatasaray

2-Galatasaray 0-2 Braga

3-Galatasaray 1-1 CFR Cluj 
Gol : Burak Yılmaz

4-CFR Cluj 1-3 Galatasaray 
Goller : Burak Yılmaz(3)

5-Galatasaray 1-0 Manchester United 
Gol : Burak Yılmaz

6-Braga 1-2 Galatasaray 
Goller : Burak Yılmaz, Aydın Yılmaz

Son 16 turu :

Galatasaray 1-1 Schalke 04 
Gol : Burak Yılmaz

Schalke 04 2-3 Galatasaray 
Goller : Hamit Altıntop, Burak Yılmaz, Umut Bulut

İşte NTV Spor'un hazırladığı " Galatasaray'ın çeyrek final yolu " adlı video :



Cimbom724
Devamını Oku

Wesley Sneijder'in sağlık durumu

0 yorum

Tam form tutmaya, oynamaya başladı dedik ama Estonya maçından gelen sakatlık haberi ile morallerimiz bozuldu.

Sneijder futbola verdiği 4-5 aylık aranın ardından Galatasaray'a transfer olarak yeşil sahalara dönmüştü. İlk geldiği zamanlar tabi ki yüzde yüzü veremeyecek durumdaydı. Ki zaten de hemen ilk maçtan adamı asmaya kesmeye başladılar. Ama form tuttukça gördük, takım için ne kadar faydalı ve etkili olacağını. Kondisyon olarak da kendini toparlamaya başlamıştı. Form grafiği de ona paralel olarak artıyordu.

Ama işte maç eksiği denilen şey çok ayrı bir olay. Bünyenin alışması gereken bir durum 90 dakika sahada kalmak. Sen 4-5 aydır maç yapmayan bir adamdan hemen harikalar yaratmasını beklersen zaten hayal kırıklığına uğrarsın. Ama kalitesi belli olan bir oyuncu için sabredersen zaten 1-2 ay içinde istediğini alırsın. Keza Sneijder konusu da bu yönde ilerliyordu. Ta ki Hollanda-Estonya maçından gelen sakatlık haberine kadar.

Sneijder küçük bir aranın ardından Galatasaray'da gösterdiği iyi performansla Hollanda milli takımına kaptan olarak geri döndü. Estonya maçının 35. dakikasında sakatlandı. Sneijder hiç riski atmak istemeyerek oyundan alınmasını istedi. Belki oynayabilirdi her yerde yazdığına göre. Ama bu milli takımını ve kulüp takımı olarak Galatasaray'ı ne kadar önemsediğini gösteriyor. Çünkü yine ters bir sakatlıkta 4-5 ay sahalardan uzak kalabilir. Böyle bir davranış sergilemesi çok güzel. Maçtan sonra da yapılan kontrollerde zaten önemli bir şeyinin olmadığı ortaya çıktı.

Romanya maçında oynayabilir dendi ama Van Gaal onu tedbir amaçlı kadrodan çıkardı. Bu karar Galatasaray ile görüşülerek alınmış bir karar. Sneijder 2-3 güne İstanbul'a dönecek. Tedavisi Florya'da devam edecek. Duruma göre İstanbul Büyükşehi Belediye maçında oynamayabilir. Çünkü kritik Real Madrid maçı öncesi mutlaka takımdaki yerini almalı.

Cimbom724
Devamını Oku

Nostalji #1 - Galatasaray - Rapid Wien

0 yorum
Hazır lige milli maç arası verilmişken, bu sezonda şampiyonlar liginde çok iyi bir performans sergilerken eskileri yad edelim dedim. İlk olarak avrupa arenasında en büyük başarıları kazandığımız sezon olan 1999/2000 sezonuna bakalım dedim. Yaşım gereği o maçları tam olarak hatırlamasam da babam sayesinde bilinçli bir yaşa eriştiğim anda bütün maçları izlemiştim. Babam o sezon avrupada oynadığımız bütün maçları video kasete (bkz. video kaset) kaydetmişti. Ben UEFA kupasını kazandığımız maçı hatırlıyorum. Aslında Galatasaraylılığı o zaman tatmıştım ama bu video kasetleri de izleyerek bunu iyice pekiştirmiştim. Artık o zamanlar sürekli bunları izler olmuştum. Gollerden sonraki sevinçleri, taraftarların tezahüratlarını ve Ercan Taner'in o muhteşem, sesi kısılana kadar bağırdığı gol sevinçlerini izlemeden edemez olmuştum. Hiç unutmuyorum Arsenal'den kupayı söküp aldığımız o gece sabaha kadar konvoydaydık. Mükemmel bir coşku ve sevinç vardı. İşte o zaman Galatasaray'ın büyüklüğünü iyice anlamış oldum.

Nostalji bölümünde yazdıkça bu anılarımdan bahsedeceğim. Şimdilik böyle bir giriş yeterli sanırım.

Artık 1999/2000 sezonuna bir kaç maç ile giriş yapalım bu yazıda.

2 sezon üst üste Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımımız büyük bir başarı daha göstererek 99/00 sezonunda da adını Şampiyonlar Ligi gruplarını yazdırıyordu. Ama nasıl ?

O yıllarda lig şampiyonu, şampiyonlar ligine direk olarak katılamıyordu. Bir ön eleme oynaması gerekiyordu.

İşte o sene 3. ön eleme turunda rakibimiz Rapid Wien olmuştu.

Ben tabi hatırlamıyorum o maçları ama çok kez özetlerini izledim. İlk maçı deplasmanda 3-0 kazanırken gollerimiz Hakan Ünsal, Fatih Akyel ve Hagi'den geliyordu.

Şimdi maçın özetini tekrar izledim de ne kadar iyi oynamışız. Gerçekten bir kez daha gurur duydum Galatasarayımızın avrupa tarihi ile. Hagi, Hakan Şükür, Ümit, Taffarel, Okan .. Hepsi mükemmel bir performans göstermişler.

Özellikle Hagi'nin attığı son golün Ercan Taner anlatımı zaten hep aklımın bir köşesinde duruyor. "Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi ! .... "

İlk maçtaki 3-0 lık avantaj çok iyi oldu bizim için. Galatasaray'ın avrupadaki ayak sesleri yavaş yavaş hissedilmeye başlamıştı. Çok iyi futbol oynuyorduk gerçekten.

Evimizde oynadığımız rövanş maçını ise Okan'ın attığı gol ile 1-0 kazanmıştık. Bir de Hagi'ye değinirsek o zamanlar gerçekten futbolunun en olgun dönemindeymiş. Çok iyi performanslar sergilemiş.

Rapid Wien 0-3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :



Galatasaray 1-0 Rapid Wien maçın geniş özeti ve golleri :




Cimbom724
Devamını Oku

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maç özeti ve goller

0 yorum

Galatasarayımız bugün 2 haftalık aranın ardından 3 puan ile tanıştı. Son 7 haftanın en başarılı takımı Kayserispor'u sahasında 3-1 yenmeyi başardık.

Şampiyonlar ligi dönüşü herkes bir yorgunluk bekliyordu. Çünkü çok büyük bir performans göstermiştik Schalke maçında. Ama öyle olmadı. Golü erken bulunca oyun da istediğimiz gibi şekillendi. Bugün sahada iyi pas yapan ve mücadele eden bir Galatasaray vardı.

Gollerimiz Burak Yılmaz (2) ve Wesley Sneijder'dan geldi.

Muslera kalesinde pek tehlike yaşamadı. Özellikle Kayseri'de Bobo'nun kırmızı kart görmesinden sonra defansımız ve kalemiz pek zorluk yaşamadı. Ama 1 gol yedik.

Eboue ve Riera bugün iyiydiler. İleri çıkışları çok yaptılar. Özellikle Eboue'nin bu yükselen performansından çok mutluluk duyuyorum. Çünkü iyi bir Eboue'nin Galatasaray'ın hücum etkinliğinde ne kadar önemli bir yeri olduğu açıkça ortada.

Hamit sakatlandı. Bu üzücü bir haber. Son haftalarda özellikle son Schalke maçında zirve yapmıştı. Attığı gol ile de Galatasaraylı taraftarın gönlünü almıştı. Bugün yine iyi gidiyordu ama maalesef ki sakatlandı. Umarız pek önemli bir şeyi yoktur.

Melo'dan da bahsetmek gerek. O da sezona çok kötü başlamıştı. Ama son haftalarda inanılmaz derecede yükselen bir grafiği var. Bu da Eboue gibi bizi sevindirici gelişmelerden birisi. Çünkü Melo varken topu oyuna çok verimli bir şekilde sokabiliyoruz. Bugün yine bunun örneklerini gördük. Ve formda, oynayan bir Melo'nun takım için ne kadar önemli olduğunu bugün bir kez daha gördük.

Selçuk yine kendinden bekleneni vermeye devam ediyor. Ona boşuna Xelçuk demiyoruz.

Sneijder yavaş yavaş form tutmaya başladı. Fatih Terim onu fazla yormadan form tutturmaya çalışıyor. Bugün 60 dakika sahada kaldı ve özellikle ilk yarı etkiliydi. 3. dakikada golünü de attı.

Burak ve Drogba inanılmaz iyi ikili oldular. Bu gerçekten mükemmel gelişen bir birliktelik. Bugün yine çok uyumlu ve istekliydiler. Özellikle Drogba arkadaşlarını sürekli pozisyona sokuyor. Bu gerçekten bizim için iyi bir gelişme. Çünkü ligin ilk yarısında pozisyon bulmakta güçlük çeken bir oyun sergiliyorduk. Ama Drogba'nın gelişi ile pozisyon zenginliğimiz artmaya başladı.

Burak Yılmaz krallıktaki yerini tekrar aldı. Hem avrupada hem Türkiye'de gol krallığının zirvesinde bulunmak çok kolay bir olay değil. Bu sezon ligde 16. golünü de kaydederek geçen sezon attığı gollerin tesadüf olmadığını gösterdi.

Galatasarayımız bu galibiyet ile puanını 50 ye çıkardı. Beşiktaş ile fark 7 oldu. Fenerbahçe maçı öncesi de iyi bir galibiyet oldu.

Genel olarak sahada iyi bir Galatasaray vardı. Özellikle Bobo'nun oyundan atılması ile oyunu iyice rölantiye aldık. Fatih Terim'in cezası da güzel bir şekilde son bulmuş oldu.

Bu oyun da sanırım Jose Mourinho'yu endişelendirecektir.

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maçın geniş özeti ve golleri :

Kayserispor 1 - 3 Galatasaray maçın golleri :
http://www.ligtv.com.tr/goller/spor-toto-super-lig

Süper Ligde oynanan bütün maçların özetini LigTv.com.tr'den izleyebilirsiniz:

Cimbom724
Devamını Oku

Fatih Terim ve Jose Mourinho buluştu

0 yorum
Fatih Terim ve Jose Mourinho
Ve sonunda dünya futbolunun en önemli iki teknik direktörü Kayseri'de buluştu. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde karşılaşacak olan Galatasaray ve Real Madrid'in tecrübeli teknik direktörleri Fatih Terim ve Jose Mourinho, Galatasaray'ımızın Kayserispor ile deplasmanda oynayacağı maç öncesi tribünde bir araya geldi.

Jose Mourinho ve Fatih Terim'in ne kadar iyi iki dost olduğunu artık söylemeye gerek yok. Bu görüntüler de zaten bunun bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.

İşte ikilinin maç öncesi buluşmaları :

Fatih Terim ve Jose Mourinho Kayserispor maçı öncesi sarmaş dolaş :



Cimbom724
Devamını Oku

Kayserispor - Galatasaray maç analizi

0 yorum

Artık Şampiyonlar Ligi bitti lige dönüyoruz. Şampiyonlar Ligin'de aldığımız büyük zaferden sonra ligde de kazanmaya başlamalıyız ki bunun bir anlamı olsun. Şuan bizim için birincil hedef Şampiyonlar Ligi'nde yarı final oynamak değil lig şampiyonu olmaktır. Çünkü zaten biz hedeflediğimiz başarıyı gösterdik orada. Bundan sonrası artık ne olursa olsun önemli değil. Ama bunu sürekli hale getirmek için bugün Kayseri'de mutlak galip gelmemiz gerekiyor.

Rakiplerimizle aramızda 4 puan fark kaldı. Son iki haftada kaybettiğimiz puanlar yüzünden. Neyse ki dün akşam Beşiktaş sahasında Kasımpaşa'ya 3-1 kaybetti. Bunu da iyi kullanmamız lazım. Ayrıca bizim maçımız bugün saat 16.30 da. Fenerbahçe'de bizden sonra saat 20.00 da oynayacak. Bugün kazanarak bunu da bir avantaja çevirebiliriz Fenerbahçe üzerinde.

Fatih Terim'in olmadığı son iki hafta önce Eskişehir ile berabere kalarak, sonra Gençlerbirliği'ne sahamızda kaybederek tam 5 puan yitirdik. Artık kazanma vakti geldi. Yine İmparator olmadan sahaya çıkacağız. Ve bu son artık. Bu son maçta da galibiyet almak gerek.

Karşımızda ciddi bir ekip var. Son 7 haftadır hiç yenilmemişler. 5 galibiyet 2 beraberlik alarak mükemmel bir performans sergilediler. Bu nedenle çok dikkatli oynamak gerek.

Bugün oynanacak olan maç Kayserispor ile aramızdaki 36. mücadele olacak. Geride kalan 35 maçta ekibimiz 22 kez galip gelirken sadece 1 defa rakibine kaybetti. 12 maç ise berabere sonuçlandı. Gol sayılarında da 72 ye 23 lük gözle görülür bir üstünlüğümüz bulunuyor.

Muhtemel 11 i de söyleyip yazıya son noktayı koyuyorum :

Muslera
Eboue - Gökhan - Semih - Riera
Hamit - Selçuk - Melo - Sneijder
Drogba - Burak

Melo'nun oynaması için sanırım Dany kesik yiyecek gibi duruyor. Cezası düşürülen ve ertelenen Gökhan ilk 11de başlayabilir.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray - Real Madrid Çeyrek Final Eşleşmesi

0 yorum

Galatasaray 3-2 Real Madrid maç özeti izle



Ve Şampiyonlar Ligi çeyrek final kuraları bugün çekildi. Rakibimiz İspanyol devi Real Madrid oldu. Okulda olmam nedeni ile biraz geç yazıyorum. Çoğu kişi Malaga'yı bekliyordu tabi kura çekimlerinden önce. Ama artık bu seviyede bir dilek ile kura beklemenin bir manası yok. Hatta Real Madrid'in gelmesi daha iyi oldu diyebilirim.

Uzun bir aradan sonra biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi arenasına merhaba dedik bu sene. Direk olarak gruplara katıldık. 2. olarak son 16 ya kaldık. Schalke'yi eledik. Ve şimdi çeyrek finalde Real Madrid ile eşleştik. Bundan 2-3 sezon evvel ki halimizi herkes biliyor. Bir türlü dikiş tutturamayan hocalar, oynamayan futbolcular, gelmeyen başarılar vs. Bu kadar kısa sürede yeniden yapılanıp buralara kadar gelmek çok büyük bir başarımdır. Avrupanın en iyi 8 takımı arasına adımızı yazdırdık.


Bu noktaya gelmek aslında sezon başında bizim için gerçekçi bir hedef değildi. Hatırlarsanız ilk hedef gruplardan çıkmaktı. Bu hedefi gerçekleştirdik. Sonra son 16 ya kaldık. Çekilecek kuraya göre hedefimizi son 8 olarak belirledik. Bunu da başardık. Aslında grup aşamalarından sonra hedefler bizim seviyemideki takımlar için çekilen kuraya göre belirleniyor diyebilirim. Gerçekçi olmak gerekirse bu turun favorisi tabi Real Madrid'dir. Ama bizde favori değiliz diye turu kolay kolay bırakacak değiliz.


Belki başarmamız çok zor bu bir gerçek evet ama Galatasaray olarak bu tip maçlara ve mücadelelere alışığız. Bu eşleşmede de elimizden geleni yapacağımıza eminim.

Bu turun iyi yanları da var tabi. Bu eşleşme her şeyden önce çok iyi bir tecrübe olacak bizim için. Çünkü bizim şampiyonlar ligi kupasını alma hedefimiz önümüzdeki 5 sene içinde gibi gözüküyor. Bunun içinde böyle takımlarla oynamaya alışmamız gerek. O nedenle bu tur bizim için gelecek için iyi bir tecrübe olacak.

Onun dışında nostaljik de bir eşleşme. İki takım tarihlerinde bir çok kez karşı karşıya geldi. Hatta avrpanın en tepesinde bile karşı karşıya geldik. 2000 senesinde biz Arsenal'i yenip UEFA'yı alırken onlarda Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak Süper Kupa finaline gelmişlerdi. Orda altın gol uygulaması vardı hatırlarsanız. 1-1 ile biten normal sürenin sonunda altın gole geçilmişti. Jardel uzatmalarda golü atarak 2-1 lik skorla avrupanın en büyük kupasını Türkiye'ye getirmiştik. Hatta o zaman kalede bulunan Casillas hala Madrid kalesini koruyan isim olarak önümüze çıkıyor.

2000/2001 sezonunda yine şampiyonlar liginde çeyrek finalde karşılaştık Madrid ile. İlk maçı sahamızda 3-2 kazanmamıza karşın deplasmanda 3-0 kaybederek elenmiştik.

Bu maç aynı zamanda iki dost kulübün de karşı karşıya gelmesine sahne olacak. 2 sezon önce Madrid ile bir hazırlık maçı oynamıştık. 2-1 kaybetmiştik.

Aynı zamanda şampiyonlar liginin bu sezonki ortak gol krallarının da kapışmasına sahne olacak bu eşleşme. 8'er gol ile zirvede yer alan Burak ve Ronaldo bakalım birbirlerine karşı neler yapabilecekler.

Teknik direktörler arasında da aslında sıkı bir dostluk var. Terim ve Mourinho gerçekten çok sıkı iki dostlar. Hatta Abdurrahim Albayrak'ın bugün kura sonrası yaptığı açıklamaya göre ikili her hafta görüşüyorlarmış. Devre arasında yapılan Drogba ve Sneijder transferlerinde de Mourinho'nun büyük payı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve bu sefer Mourinho rakip takım teknik direktörü ile atışmak zorunda kalmayacak. Eminim ki iki hoca da birbirlerini yücelten ve dostluk mesajları veren açıklamalar yapacaklar.

Fazla uzatmaya laf kalabalığı yapmaya gerek yok. Her şey ortada. Favori Madrid. Ama biz de sonuna kadar zorlamak, gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Bu bize büyük tecrübe olacak. Gelecek planları için iyi bir sınav olacak.

Geçmişte oynanan maçları hatırlayalım :

2000 Süper Kupa Finali Galatasaray 2-1 Real Madrid



2000/2001 sezonu Galatasaray 3-2 Real Madrid Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Full Maç



2000/2001 sezonu Galatasaray 3-2 Real Madrid Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Özet



2000/2001 sezonu Galatasaray 0-3 Real Madrid Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali Rövanş Maçı



Galatasaray 1-2 Real Madrid Hazırlık Maçı Özet 2011



Cimbom724
Devamını Oku

Şampiyonlar Ligi İstatistiklerimiz

0 yorum

Şampiyonlar liginde çeyrek finale gelmiş bulunuyoruz. Bu güzel ve gurur verici bir olay. Yarın da rakibimiz belli olacak. Bu sezon şampiyonlar liginde oynadığımız 8 maçta gösterdiğimiz performansın istatistiki verileri ve futbolcularımızın önce çıkan istatistiklerini derlemeye çalıştım. Sizlerle paylaşıyorum.

Takım olarak bu sezon şampiyonlar liginde 8 maça çıktık. Bu maçlardan 4 ünü kazandık. 2 si berabere 2 si ise yenilgi ile sonuçlandı. Toplam 11 gol atıp kalemizde 9 gol gördük. Maç başına düşen gol sayısı ise 1.38 olarak kayıtlara geçmiş. Oynadığımız 8 maçta 22 farklı oyuncu forma şansı buldu. 8 maçın 8 inde de forma şansı bulan isimler ise şöyle : Muslera, Dany, Semih, Eboue, Selçuk, Amrabat, Burak ve Umut.

Attığımız 11 gol 4 farklı isimden geldi. Şuan gol krallığını Ronaldo ile paylaşan Burak 8 gol, Umut, Aydın ve Hamit ise 1 er gol kaydetti.

Takım olarak toplam 4111 pas yapmışız. Bunlardan 2855 tanesi isabetli olmuş. %69 Başarı oranı ile paslaşmışız. Oynadığımız maçlarda ortalama olarak %54 gibi bir oranla topa sahip olmuşuz. 8 maçta toplam 37 korner kullanmışız.

Gol krallığında 8 gol ile Burak Yılmaz zirvede yer alıyor. Selçuk İnan'da 4 asist ile 2. sırada. Burak aynı zamanda 14 kez ofsayta düşerek bu alanda da zirvede yer almış. Selçuk İnan ise yaptığı 555 pas girişimi ile 3. sırada yer alıyor. Bu 555 pastan 403 tanesi başarılı olmuş. %73 lük bir isabet oranı yakalamış Selçuk.

Hamit 3 kez direği nişanlayarak yine bu alanda şampiyonlar liginde de zirvede.

Muslera, Dany ve Selçuk 8 maçın 8 ini de son dakikaya kadar oynayarak geçirdiler. Yani (uzatmalar hariç) 720 dakika sahada kaldılar.

Benim derleyebildiğim genel istatistikler böyle. Umarım bu istatistikler artarak başarılı bir yönde devam eder.

Cimbom724
Devamını Oku
 
Cimbom724 - Yayınlar kaynak gösterilerek paylaşılabilir. -2013-