"Hagi kaleye baktı bir çalım nefis bir hareket, Hagi Hagi Hagi !.. "


Süper Kupa | Galatasaray 1-0 Fenerbahçe

0 yorum

Süper Kupa şampiyonu yine Galatasarayımız oldu. Son iki sezonda lig ve süper kupaya ambargo koyan ekibimiz Fenerbahçe'yi Kayseri'de 1-0 yenerek tekrar süper kupaya uzandı. Bu kupayı 2 kere üst üste kazanarak tarihe geçtik. Ve 3 kere ile en çok kazanarak da. Didier Drogba 11 numaraya kavuştuğu gün ağustosun 11 inde golünü attı. Ve takıma galibiyeti getirdi.

Rakamların dili olsa da konuşsa aslında. Çok şey var birbirine bağlayabileceğimiz. Ama onlardan bahsetmeyeceğim.

Maça Fenerbahçe daha iyi başladı. Aslında hazırlık maçlarında yaşadığımız sıkıntıyı burda da yaşadık. İlk 20-25 dakikada ciddi bir bocalama yaşıyoruz. Oyuna konsantre olamıyoruz. Bunu da en iyimser şekilde daha sezon başı olmasına bağlamak istiyorum. Dediğim gibi ilk 25 dakika Fenerbahçe oyuna daha hakim ve daha pas yapar bir görüntü sergiledi. Ancak o dakikadan sonra ekibimiz biraz daha topa sahip olmaya ve pas yapmaya başladı. Neticesinde oyunda mutlak hakimiyeti sağladı. Pozisyonlardan tek tek bahsetmeye gerek yok. Sonuçta hepimiz aynı maçı izliyoruz. Ama sadece bir kaç noktaya değinmek gerekecek. Öncelikle Hakan Balta'nın performansına ne kadar şaşırdığımı söylemek istiyorum. Bu kadar aradan ve olumsuz yorumlardan sonra böyle güzel bir performans gösterip üstelik asist yapması sanırım bütün Galatasaraylıları ve Fatih Terim'i memnun etmiştir. Gerçi Fenerbahçe sağ kanatta çok etkisizdi ama yine de Hakan iyiydi. Ve bu gelecek için bize umut verdi.

Bir diğer bahsetmek istediğim isim ise Melo. Kampa yine geç katılmıştı. Tam hazır değil dendi. Ama dün gördük ki takımın en iyilerinden biri o. Fatih Terim'in neden Melo'da bu kadar ısrarcı olduğu artık daha iyi anlaşılmıştır sanırım. Orta sahanın gerisini mükemmel bir şekilde organize ediyor. Yeri geliyor şok pres uyguluyor, yeri geliyor oyun kuruyor, yeri geliyor defans bloğunun içine kadar girip savunma yapıyor. Gerçekten çok meziyetli bir oyuncu Melo. Bu maçta gösterdiği performans bence daha başlangıç. Haftalar ilerledikçe çok daha iyi bir Melo izleyeceğimizden eminim.

Tabii maçın bence yıldızı olan Drogba'dan da iki üç kelam etmek gerek. Bu yaşına rağmen bu profesyonelliği nasıl gösteriyor, bu mükemmel bir şey. Drogba her şeyden önce mükemmel bir kişilik. Saygın bir insan. Futbol konusundaki meziyetlerini zaten anlatmamıza gerek yok. Müthiş bir özveri ile mücadele ediyor. Bu yaşına rağmen 120 dakika sahada kalıyor ve dakika 120 olmasına rağmen defansa gelip top çıkartıyor. Onun için ayrı sevindiğim bir nokta da 11 numaraya kavuştuğu gün gol atmasıydı. Bu onun için iyi moral oldu ve bence sezon içinde daha üstün bir Drogba izleyeceğimizin bir sinyali oldu.

Galatasarayımız bu sezonki serüvenine yine dolu dizgin girdi. İmparator Terim bu kupa ile birlikte Türkiye futbol tarihinde en çok kupa kazanan teknik adam oldu. Artık önünde bir ilk daha var. O da 20. şampiyonluğu kazanıp 4. yıldızı takan ilk takım olmak. Bence bu sezon ki en başlıca odak noktamız bu. Tabiki şampiyonlar liginde ilerlemek de büyük bir gelir ve prestij kaynağı ama bunların hepsi bir süreç ve bütün kulvarlardaki mücadeleleri doğru şekilde yönetmek gerek. Uzun süredir Türkiye Kupası'na da hasretiz her ne kadar en çok kazanan takım olsak da.

Fatih Terim yönetiminde tüm bu saydıklarımda en üstün hedeflere ulaşacağımıza güvenim tam. Yeter ki oyuncularımız armaya yakışan şekilde mücadelelerini versinler.


Süper Kupa 2013 | Özet: Galatasaray 1-0 Fenerbahçe :



Süper Kupa 2013 | Oyuncularımızın Maç Sonu Açıklamaları :




Cimbom724
Devamını Oku

Süper Kupa | Galatasaray - Fenerbahçe

0 yorum

Yine bir derbi daha geldi çattı. Son iki sezonun lig ve kupa şampiyonu olan bu iki takım yine bir süper kupa finalinde karşı karşıya. Yine olaylarla dolu bir maç olacağı düşüncesindeyim. Her ne kadar maç öncesi kaptanlar ve teknik direktörler sağduyulu açıklamalar yapsa da maç içinde yaşanan olaylara bazı oyuncuların verdiği tepkiler yüzünden bu durum hiçbir zaman gerçekleşemiyor. Ben yine böyle bir maç olacağını düşünüyorum. 

Teknik direktörler açısından da sıkıntı büyük. Başlarında 6+0+4 gibi bir saçmalık var. Bakalım bu sorunu nasıl aşacaklar. 

Açıkcası Türk futbolunu doğru düzgün yönetemeyenler yüzünden bir türlü düzlüğe çıkamıyor. Haksız olsa bile güçlüyü yaşanan olaylardan kurtarmak için Türk futbolunun prestijini yıkıyorlar.

Ekibimizde Dany, Riera ve Elmander Kayseri'ye götürülmediler. Tabi bu hemen Arda ve Carlinhos transferi konusunda kafaları kurcalıyor. Şuan için girişimlerin olduğu bilinmekte ama henüz somut bir haber yok.

Fenerbahçe iki resmi maç oynadı Salzburg'la ve bence istenilen görüntüyü veremedi her ne kadar turu
geçseler de. Çok fazla pozisyon verdiklerini ve oyunu ellerinde tutamadıklarını gördük. Salzburg biraz daha
tecrübeye sahip bir takım olsaydı Fener'in işi çok zorlaşacaktı. Şimdi karşılarında Arsenal gibi Şampiyonlar Ligi'nin müdavimi bir takım var. Neler olup biteceğini hep beraber izleyeceğiz.

Kısacası Fenerbahçe şuan tam oturmuş bir takım değil. Sağ bekte Gökhan Gönül'ün eksikliği çok fazla hissediliyor. Sol bek tarafı çok aksıyor. Kadlec çok zayıf bir oyuncu görüntüsünde. Savunmanın ortasını ise Alves toparlıyor. Ama kanatlardan gelen akınlarda büyük sıkıntılar yaşıyorlar. O nedenle Amrabat kozu mutlaka kullanılmalı.

İleri uçta ise etkili bir Fenerbahçe var. Sow ve Webo her an gol bulabilecek ayaklar. Dikkat etmek gerek. Orta alanda ise kıyasıya bir mücadele olacak. Daha klas ayaklara biz sahip olmamıza rağmen Fenerbahçeli oyuncular bizden daha hırslı gözüküyor her zaman. Buna dikkat etmemiz lazım.

Şimdi dönelim bize. Hazırlık döneminde çok ciddi maçlar oynadık. Çok ciddi bir turnuvaya katıldık. Bunlar bizim için çok yararlı oldu kanaatindeyim. Özellikle Emirates Cup da takımı iyi bir şekilde gözlemleme şansımız oldu.

İleri uçta etkiliyiz. Drogba bu sene çok daha hazır ve belki de en iyi sezonlarından birini yaşayacak. Sneijder keza aynı şekilde. Takımın maestrosu olmaya aday. Çok hazır ve fit durumda. Amrabat kamp döneminin bence yıldızlarından. Çok fazla şans bulacak. Ve bugün de şans bulabilir ki Fenerbahçe'nin aksayan bek savunmasında önemli işler yapabilir.Orta alan iyi durumda. Savunmanın göbeğinde Dany varken büyük sıkıntılar göze çarpıyordu. Ancak Chedjou ve Semih'in son maçlarda ortaya koydukları performans büyük bir oh çekmemizi sağladı.İkisi iyi bir uyum içindeler. Ve iyi işler yapacaklar.

İlk on bir tahminine geçelim :

Muslera
Eboue/Hamit - Chedjou/Gökhan - Semih - Hakan/Erman
Emre - Melo - Selçuk - Amrabat
Sneijder
Drogba

Gördüğünüz gibi bizim kafamız bile net değil. Fatih Terim ne yapsın. Amrabat'ın oynayabilmesi için Eboue muhtemel tribüne çıkacak isim olacak. Öyle olursa Hamit sağ beke geçecek. Bu durumda Emre Çolak kanatta forma şansı bulacak ki o da hazırlık döneminde üst düzey performans gösterdi. Muslera, Semih, Melo, Selçuk, Sneijder ve Drogba'nın yerleri garanti. 4 yabancı saydık. Kalan iki isim hala daha muamma. Takımın en önemli gol ayağı Burak ise yaşadığı sakatlık nedeni ile yedek oturacaktır. Oyunun gidişine göre son 30 dakikada izleyebiliriz onu da.

Bakalım maç saatine yakın her şey belli olur. Benim tahminlerim bu denli karışıkken teknik heyet ne durumdadır kim bilir.

Geçen sene ki süper kupa maçını 3-2 kazanmıştık. Bu sene de müzemize götürmek istiyoruz bu kupayı. Her şeyden önce lig öncesi müthiş bir moral kaynağı olacak. Hem kupa alacaksın hem de ezeli rakibini devireceksin. Bu tam bizim işimiz bence :)

Ben takıma inanıyor ve güveniyorum. Umarım yanılmam ve bir kupa ve derbi sevinci daha yaşarız.

Cimbom724
Devamını Oku

Kadro Değerlendirmesi - 2

0 yorum

Kadro değerlendirmesini yaptığım yazı dizisinde bugün orta saha ve forvet oyuncuları hakkında düşüncelerimi yazacağım.

Orta Saha :

Felipe Melo : Melo bildiğiniz gibi 2 sezondur kiralık olarak forma giyiyordu. İlk geldiği sezon çok üst düzey bir performans gösterip Selçuk ile birlikte orta sahanın sigortası niteliğinde görev yapmıştı. Ondan sonraki sezon herkes bonservisinin alınacağını düşünürken o yine kiralık olarak ama çok geç takıma katılmıştı. Bu da performansını kötü etkileyip ancak sezonun ikinci yarısında kendini bulabilmişti. Bu sezon artık bonservisi alındı. Takıma geçen seneye göre daha erken bir zamanda katıldı. Yavaş yavaş form tutmaya başladığını izlediğimiz hazırlık maçlarından anlıyoruz. Eminim süper kupa finaline tamamen hazır olarak çıkacaktır. Ondan yine beklentiler çok büyük.

Hamit Altıntop : Hamit aslında Galatasaray'a gelmeden önce oyununu sevdiğim bir isimdi. Ama Galatasaray'da bir türlü bekleneni veremiyor bence. Belki tam olarak mevkisinde oynamadığı için böyle sorunlarla karşılaşıyor. O kesinlikle bir kanat oyuncusu değil. Ki çoğu zaman orta sahanın ortasına kayıyor maç içinde. Ama çok koşuyor ve mücadele ediyor. Bu da her ne kadar olumsuz yanları olsa da onu Fatih Terim'in değişmezleri arasına sokuyor.

Selçuk İnan : Onun hakkında çok birşey söylemeye gerek yok. O çok özel bir oyuncu. Tekniği ve zekası birleşince çok harika işler yapıyor. Bu sezon yine takımın beyni olmaya devam edecek.

Wesley Sneijder : Basının haberlerine göre bu kamp döneminin en çalışkan ismiydi. Oynadığı hazırlık maçlarında da attığı gollerle bunu doğruladı. Bence o bu sene bizim için yeni bir transfer gibi. Eğer istediğimiz verimi Sneijder'den alabilirsek çok şey değişir ki Sneijder de önümüzdeki sene dünya kupasında yer alabilmek için elinden gelenin en iyisini sergileyecektir. Çünkü bu onun son dünya kupası olabilir.

Albert Riera : Çoğu zaman aldığı maaş nedeni ile eleştiriliyor. Evet sanki biraz fazla maaş veriliyor kendisine. Ama bence takımın iyileri arasında. Hiç bilmediği bir mevki olan sol bek mevkisinde koca bir sezon geçirdi. Ve elinden gelenin en iyisini verdi. Bence zekası ve yetenekleri birleşince çok iyi işler yapabiliyor. Tek sorunu futbolun defansif yönünü iyi yapamamsı. Bu da onun suçu değil zaten. Ofansif anlamda çok iyi işler yapıyor. Eğer bir sol bek alınmazsa bence yine elinden gelenin en iyisini sergileyecektir.

Kazım ve Erman Kılıç : Kazım'dan bahsedelim önce. İlk sezon Fatih Terim'in ona olan güvenini boşa çıkardı. Aldığı forma şanslarını iyi değerlendirmedi. Geçen sezon kiralık olarak gönderildi. Bu sezon takıma tekrar katıldı. Eğer gönderilmezse Türk rotasyonunda kullanılacaktır. Erman Kılıç'da bu zamana kadar çeşitli anadolu kulüplerinde oynadı. Ve oynadığı takımlarda her zaman takımın en önemli isimlerinden oldu. Bence iyi bir transfer oldu. O da Türk rotasyonunda iyi işler yapacaktır.

Yekta ve Emre : Emre Çolak her zaman yeteneklerini takdir ettiğimiz bir oyuncu. Ama kendisini bir türlü ileriye taşıyamıyor. Bu kamp döneminin iyilerinden biriydi. Fatih Terim gibi bir şansı varken bence bunu iyi kullanmalı. Yine forma şansı bulacaktır. Bunları iyi değerlendirmeli. Yekta da takımın yetenekli isimlerinden. O da zaman zaman forma şansı bulacaktır. Kendisini hazır tutmasında yarar var.

Engin Baytar : Geldiği ilk sezon çok iyi işler yaptı. Terim'in değişilmez isimlerinden biri oldu. Ama geçen sezon süper kupa finalinde yaptığı hata ona çok pahalıya mal oldu. Yetenekleri her zaman var. Kendisini sadece futbola verdiği zaman takımın önemli isimlerinden biri olacaktır. Terim ona güvenini sözleşmesini uzattırarak gösterdi. Bence kendi kariyeri için bu fırsatı iyi değerlendirmeli.

Nordin Amrabat : Çok büyük umutlarla bizzat Fatih Terim tarafından istenildi. Geçen sezon ligde beklenen performansın altında kaldı. Zaman zaman iyi performanslar göstersede istenilen seviyeye  çıkamadı. Ama şampiyonlar ligi maçlarında çok kritik anlarda kritik asistler yaparak kendini affettirdi. Bu sezonun hazırlık dönemini iyi geçiren isimlerden. Özellikle dünkü Porto maçında en beğendiğim isimlerin başında geliyordu. Keşke şu 6+0+4 gibi saçma sapan bir kural olmasaydı da her zaman kadroda en azından yedek kulübesinde yer alabilseydi.

Forvetler : 

Elmander : Geldiği sezon takımın vazgeçilmezi oldu. Terim'in oynattığı sistemde belki de takımın en önemli oyuncusuydu. Savunma yapmayı forvet hattından başlattığımız bir sezondu 2 sene önce. Ve bu taktikle rakipleri iyice boğan bir oyun sistemimiz vardı. Elmander geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlıklardan dolayı istenilen performansı sergileyemedi. Bu sezon da pek beklenilen sevide değil. Bence Galatasaray'daki misyonun çok başarılı bir şekilde tamamlamıştır.

Didier Drogba : Ondan çok fazla bahsetmemize gerek yok. Takımın abisi. Tecrübesi ve yetenekleri ile bu sezon en önemli silahımız olacak. Hazırlık dönemini de iyi geçiriyor. Takımın vazgeçilmezi. Yüksek topları harika bir şekilde indiren, arkadaşlarını pozisyona sokan, top saklayabilen ve takımı ileri taşıyabilen komple bir oyuncu. Çare Drogba diyorum :)

Burak Yılmaz : Çok büyük yeteneklere sahip. Özellikle hız ve son vuruş konusunda usta bir ayak. Ama maçlara biraz daha kendisini vermesi lazım. Türk futbolunun ondan beklentisi çok yüksek. Kendisini çok geliştirdi ama bu kadarla yetinmeyip kendisini daha ileriye taşıması lazım. Son iki sezonun gol kralı. Bu sezon da takımın en önemli gol silahı olmaya devam edecek.

Umut Bulut : Umut geçen sezon başarılı bir performans gösterdi. Özellikle ligin ilk yarısında attığı gollerle takımı taşıyan isim olmuştu. Bitmek bilmeyen bir enerjisi var. Önde basma oyununu çok iyi gerçekleştiriyor. Bu sezon yine takımın önemli gol ayaklarından biri olacaktır.

Dilimizin döndüğünce, parmaklarımızın yazdığınca bir değerlendirme yapmaya çalıştım. Umarım güzel bir yazı dizisi olmuştur.

Cimbom724
Devamını Oku

Emirates Cup | Galatasaray 1-0 Porto

0 yorum

Emirates Cup'ın açılışı yapıldı. Galatasarayımız Porto'yu, Felipe Melo'nun attığı penaltı golü ile yenmeyi başardı.

Mücadeleye 8 yabancı ve şu 11 ile başladık :

Muslera
Eboue - Chedjou - Dany - Hakan
Melo - Selçuk
Hamit - Sneijder - Amrabat
Drogba

İlk yarının başında topa biraz sahip olarak başladık. Ancak Porto'nun önde basması ve sürekli hareket halinde olup başarılı paslar yapması bizi takım savunması olarak zor durumda bıraktı.

Özellikle topu oyuna sokarken çok zorlandık ve sık sık pas hatası yapıp top kaybettik.

Porto iyi pas yapan, önde etkili pres yapabilen, genç ve dinamik bir ekip olarak karşımıza çıktı. İlk yarıda da istedikleri gibi oynadılar. Pozisyonlar buldular.

18. dakikada son iki maçtan ötürü diken üstünde bulunan  Dany yine penaltıya sebebiyet verdi. Ama bence burda bütün suçu Dany'nin üzerine yüklememek gerek. Takım savunması olarak büyük sıkıntılarımız var. Nitekim penaltının gerçekleştiği pozisyon hafif Eboue'nin tarafından gerçekleşti. Kademe eksikliği de ortaya çıkınca Dany zor durumda kaldı. Ya bırakacaktı ya da penaltıya sebebiyet verecekti. İkinci şık oldu. Penaltı olduğunda aklıma direk olarak Muslera'nın şampiyonlar liginde Nani'nin penaltısını kurtarması geldi. Ve o an penaltıyı kurtaracağından emin oldum. Düşündüğüm gibi oldu Muslera penaltıyı çıkardı.


İlk yarıda atak olarak aklımda kalan tek pozisyon ise Drogba çektiği mükemmel şuttu.

İlk yarıda cidden kötüydük. Özellikle Hamit bir ara beni yine çileden çıkardı. Topu ayağına aldığında pozisyonu yavaşlatmalar, topu ezmeler halen devam ediyor. Bunlar aşması lazım artık. Ama kanat işini pek beceremiyor gibi. Zaten çoğu zaman ortaya doğru kayıyor. Gerçek bir kanat oyuncusu değil.


Melo'da ilk yarı birkaç top kaybı yaptı. Ama yavaş yavaş toparlayacaktır. Onun iyi olduğu dönemlerde Galatasaray takım olarak çok iyi işler yapıyor. Ona her zaman ihtiyacımız var.

İlk yarı bitiminde soyunma odasında bir Fatih Terim ayarının çekileceği belliydi. Nitekim ikinci yarının başlaması ile bu ayarın gerçekleşmiş olduğunu gördük.

İkinci yarının başlaması ile özellikle sol kanattan Amrabat, Sneijder ve Drogba üçlüsünün arasından önemli ataklar yaptık. Takım savunması anlamında da ilk yarı ile ikinci yarı arasında çok büyük farklılıklar vardı. İkinci yarıdan muazzam bir takım savunması örneği gösterdik.

Eboue'nin de o bilinen ileri çıkışları başladı. 70. dakikada Eboue yine çalımlarla ilerlerken ceza sahası içinde yere düşürüldü. Penaltı geldi. Melo topun başına geçti ve topu ağlarla buluşturdu.

İkinci yarıda Galatasaray özüne döndü. Sanıyorum ki ligde ve süper kupa finalinde oynanacak olan oyun bu olacaktır. Zamanla bu oyun rakip takımlar için boğucu bir hal alacaktır.

Bugün sol bekte Hakan Balta'yı gördük. Aslında onu bugünkü kadro değerlendirmesi yazımda çok eleştirdim. Geçmişe göre tek eksiği koşu hızı gibi duruyor. İkili oyunlarla hızlı olan futbolculara karşı bariz bir şekilde çaresiz kalabiliyor. Geriye dönerken yavaş kalıyor. Ama bahsettiğimiz iyi Hakan bundan 5 sene öncesi falandı. O yüzden çok da üzerine gitmemek gerek. Ama ligde çokça forma şansı bulabilir.

Ama 1 hafta sonra işin gerçeğine dönmemiz gerekecek. Bugün 8 yabancı ile oynadık. Ama 1 hafta sonra Fenerbahçe maçında bu sayı 6 ya inmek zorunda. Tribüne çıkacak oyunculardan biri Dany olabilir. Semih o bölgede önemli bir isim. Onun dışında Amrabat bence iyi bir hazırlık dönemi geçirse de kesik yiyebileceklerin başında. Eboue'den kolay kolay vazgeçeceğini sanmıyorum Terim'in. Bakalım ilerleyen günler bunu gösterecek bize. Ama şu var ki süper ligdeki teknik direktörler bu sezon futbolla uğraşmaktan çok matematikle uğraşacaklar. TFF Türk futbolunu başarısızlığa götürmekte kararlı.

Lutfi Arıboğan'ın dün sorduğu soruyu ben de soruyorum :

"Yerel mi olacağız global mi?"

Galatasaray 1-0 Porto maçın geniş özeti :

http://www.ligtv.com.tr/haber/macin-ozeti-burada-10

Cimbom724
Devamını Oku

Kadro Değerlendirmesi - 1

0 yorum

Galatasarayımızın hazırlık dönemi artık bitmek üzere. Ben de kendimizce futbolcuları değerlendirmek istedim. İlk yazıda kale ve savunma mevkileri hakkında yazıyor olacağım. Bakalım nasıl düşünceler ortaya çıkacak.

Kaleciler :

Fernando Muslera : Kampa Konfedarasyon kupası nedeni ile geç katıldı. Napoli maçında 2 gol yedi ve kırmızı kart gördü. Ama o maçı ölçü olarak almamak gerek. Muslera'yı fazla değerlendirmeye gerek yok. Bu sezon yine vazgeçilmezimiz olacak.

Eray İşcan : Muslera gelesiye kadar maçlarda takımın kalesini korudu. Gelecek vaadeden bir isim ama daha çok çalışması ve kendini geliştirmesi lazım. Taffarel gibi bir fırsat varken bunu iyi değerlendirmesi lazım. Türkiye Kupası maçlarında sık sık kalede göreceğiz sanırım.

Aykut Erçetin : Sanırım bir maçın ikinci yarısında oynadı sadece. Uzun yıllardır takımda ama beklenen patlamayı gerçekleştiremedi hiçbir zaman. İçerden bir tanıdığı olduğu konusunda şüphelerim var. Bu kadar uzun yıllar oynamadan kalması başka türlü açıklanamaz. Türkiye Kupası maçlarında zaman zaman onu da görebiliriz kalede.

Defans :

Gökhan Zan : Geçen sezonun son haftalarında takıma büyük katkı sağladı. Bunun neticesinde sözleşmesini uzatmayı başardı. Türk oyuncuların çok değerli olduğu bu sezonda takımda tutulması önemliydi. Tecrübesiyle önemli bir rotasyon oyuncusu olacaktır.

Dany : Geçen sezonun en başarılı isimlerindendi. Gerçekten iyi bir sezon geçirdi. Ama bu ara ona pek yaramamış gibi. Hazırlık maçlarında hatalarıyla en çok göze batan isimdi. Ama iki üç hazırlık maçı ile de onu yargılamamak lazım. Bence bu kötü dönemi atlatıp form tutup o bölgedeki rekabette öne çıkabilecek isimler arasına girecektir.

Chedjou : Fransa'da yılı en iyi savunmacısı etiketiyle transfer edildi. Basında söylenenlere göre Terim'in en çok istediği oyuncuların başında geliyordu. Ve alındı. Kaliteli bir kumaşının olduğu belli. Ama uyum sürecinde biraz zorlandı sanırım. Yavaş yavaş bunu aşıp Popescu, Bülent Korkmaz ve Ujfalusi gibi defansın değişmez isimlerinden biri olacaktır.

Hakan Balta : Son yıllarda inanılmaz düşen bir performansı var. Eski Hakan yok artık. Bu nedenle sol bekte Riera'yı görüyoruz. Türk oyuncu rotasyonunda kullanılacak isimler arasında yer alıyor. Türkiye kupası maçlarında ve bazı lig maçlarında kendisini görebiliriz. Ama dediğimiz gibi eski Hakan yok. Saç baş yoldurabilir.

Semih Kaya : Hazırlık dönemi öncesi gözünden çok talihsiz bir şekilde yaralandı. Kamp döneminin büyük bir bölümünü kaçırdı. Ama ben kısa sürede form tutup yabancı defans oyuncusunun yanında banko görev alacağını düşünüyorum. Semih Galatasaray'ın geleceği.

Eboue : Galatasaray'a geldiği ilk sezonda şampiyonluğun baş mimarlarındandı. Fatih Terim'in istediği tabiri caizse yardıran bek tanımına tam olarak uyuyordu. Geçen sezon çok inişli çıkışlı bir grafik sergiledi. Bu hazırlık döneminde de umursamaz tavıları oldu zaman zaman maç içinde. Zaman zaman kesik yiyebileceğini düşünüyorum bu sezon. Ama Terim ondan vazgeçmeyebilir de. Bakalım izleyip göreceğiz.

Sabri : Galatasaray'ın çocuğu. Uzun yıllardır takıma hizmet ediyor. Ve her zaman oyuna girip bir şeyler yapabilecek nitelikte bir oyuncu Sabri. Yürekten mücadele eden yegane oyunculardan. Galatasaray'ın ona her zaman ihtiyacı olabilir. Çoğu zaman forma şansı bulacağını düşünüyorum. Kendisini sürekli hazır tutması gerek.

Yazının ilk bölümünü burda bitiriyorum. Orta Saha'ya girişirsek bu yazı çok uzayacak. O nedenle orta saha ve forveti yarına bırakıyorum.

Cimbom724
Devamını Oku

Emirates Cup | Galatasaray - Porto

0 yorum

Yeni sezon öncesi en önemli hazırlık maçlarını oynayacağımız Emirates Cup bugün akşam üzeri başlıyor. Futbol dünyasının en prestijli turnuvalarından biri olarak kabul edilen Emirates Cup'a her sene avrupanın ve dünyanın en önemli ve üst düzey takımları katılıyor. Bu sezon tam bir şampiyonlar ligi havasında geçecek olan bu özel turnuvaya ev sahibi Arsenal, Napoli, Porto ve Galatasarayımız katılıyor. Turnuvanın açılış maçı bugün saat 16.00 da Galatasaray ve Porto arasında oynanacak. İkinci maç ise 18.20 de Arsenal ve Napoli arasında oynanacak.

Süper Kupa öncesi gerçekten çok önemli iki maça çıkacağız. Daha önceki hazırlık maçlarında hücum anlamında her ne kadar pozitif işler yapsak da defansif yönde oldukça hatalarımız vardı. Özellikle Danky'nin formsuzluğu bunu tetikledi. Chedjou da henüz takıma alışamadı gibi duruyor. Maçlara tam konsantre değil gibi. Ama ne kadar iyi bir savunma oyuncusu olduğunu herkes biliyor. Fransa gibi savunmanın çok önemli olduğu bir ligde yılın en iyi defans oyuncusu seçilmesi de bunun kanıtı. Eminim ki uyum sürecini atlattıktan sonra takımın vazgeçilmezlerinden olacaktır.

Dediğimiz gibi Fenerbahçe maçı öncesi mini bir şampiyonlar ligi mücadelesi vereceğiz. Bu takımın hazır hale gelmesi açısından çok iyi olacak.

Cimbom724
Devamını Oku

Olması Gereken ?

0 yorum







Ne gerek var bu düşmanlığa spordan ortak bir keyif almak varken ? Birlik ve beraberliğin özlemi hepimizin içinde yok mu zaten ?

Cimbom724
Devamını Oku

Yaz Transfer Dönemi

0 yorum

Sezon bitti. Şampiyonluk geldi. Fatih Terim yönetimindeki 8 sezonda toplam 6 şampiyonluk kazanarak büyük bir işe imza atmış olduk. Şampiyon olup tekrar şampiyonlar ligine direk olarak katılacak olmamız da bizim gelecek planlarımız için ( hem maddi hem de sportif açıdan ) çok önemli bir katkı oldu.

Şimdi bir olağanüstü başkanlık seçimi var. Ünal Aysal seçime tek aday olarak girecek. Bu da bizim yararımıza oldu. Ünal başkanın takımda oluşturmaya çalıştığı sistemin geride bıraktığımız 2 sezonda ne denli yararlı olduğunu gördük. Listesindeki kişiler için bir yorum yapamayacağım ama o da Galatasarayımız için en yararlısı ne ise onu yapmaya çalışıyordur sanırım. Açıkcası işin siyaset kısmı ile pek ilgilenmiyorum. Kulüp için en hayırlısı ne ise o şekilde olsun.

Sezon bitti dedik. Artık eksik gedik noktalarımızı kapatmaya geldi sıra. Yaz transfer dönemine Chedjou ile başladık. Stoperde Ujfalusi'den sonra oluşan lider açığını sanırım fazlası ile giderdik diyebiliriz. Chedjou'yu hiç izlemedim. Ama fiziki yapısından ve Lille'deki gösterdiği başarılı performansa baktığımızda stoper mevki için ideal bir seçim oldu diyebiliriz. Yaşının da çok olmaması ayrı bir artı.

Transferin maddi boyutu ise şöyle :

"LOSC Lille SA (Lille FC) profesyonel oyuncularından Aurelien Chedjou ile 2013-2014 sezonundan başlamak üzere 4 futbol sezonu için anlaşmaya varılmıştır. Buna göre, futbolcunun eski kulübüne (Lille FC) 6.300.000 euro bonservis ücreti ödenecektir. Futbolcuya ise, her bir sezon için 2.200.000 euro sabit transfer ücreti ve 10.000 euro maç başı ücreti ve bir kereye mahsus olmak üzere 200.000 euro imza ücreti ödenecektir."

Bugünde sanırım ikinci resmi transferimizi yaptık. Henüz resmi olarak açıklanamsa da Erman Kılıç'ın Galatasaray forması ile verdiği poz işin bittiğini gösteriyor.

Erman Kılıç 3 yıldır Sivasspor'un formasını giyiyordu. Ondan önce İstanbul BB'de forma giyiyordu. Sık olarak takip ettiğim bir oyuncu değildi ancak Galatasaray'a karşı oynadığı maçlarda ne derecede etkili ve yetenekli bir ayak olduğunu az çok hepimiz gördük. Sivasspor'un da önemli isimlerinden biriydi. Türk futbolunun bence kaliteli oyuncularından biri. Türk oyuncu rotasyonu için alındı sanırım. Türkiye kupasında da artık sonuna kadar gitmemiz gerek. Bu açıdan da önemli bir hamle oldu bence.

Umarım takımımıza yararlı olur.

Şimdi Carlinhos ve Nani transferlerine odaklanmak gerek. Bugün çıkan bir habere göre de Belhanda da listedeymiş. Bekleyip görelim ..

Cimbom724
Devamını Oku

Yine Yeni Yeniden

0 yorum

Uzun bir süredir yazmadık yine. Nedense hiç yazasım gelmedi. İçimden gelmedi. Başka bir sebebi yok. Ama bu son haftalardaki heyecanı kaçırmamak için tekrar yazmaya karar verdim.

Galatasarayımız yoluna dolu dizgin devam ediyor bildiğiniz gibi. Sayın Aykut Kocaman'ın dediği gibi içerde ve dışarda da bu farkı kapattırmıyoruz ! Nasıl böyle konuşuyor anlamak mümkün değil. Bütün hocalara ceza alan bir takım var ortada. Fatih Terim sezonu kapamış. Gelecek sezon başını kaçırmış. Hala hem içerde hem de dışarda şöyle böyle diyor. Neyse gelir gelmez bu konuya girmeyelim.

Bu hafta sonu bilindiği gibi şampiyonluğu ilan etme olasılığımız çok yüksek. Kadıköye çok rahat bir şekilde gitme şansımız var. Ve ilk defa baskı altında rahat bir şekilde gitme fırsatımız olabilir. Bu durumda orda oynanacak olan maçı çok merak ediyor olacağım.

Sivasspor ile şampiyonluk maçına çıkıyoruz. Artık tüm ipler bizim elimizde. Kazanıp bu işi bitirebiliriz. Fatih'in aslanları bunun bilincindeler. 20. şampiyonluğa 4. yıldıza adım adım ilerliyoruz..

Cimbom724
Devamını Oku

Yürüyedur Aslanım

0 yorum

Fatih'in aslanları, aslan gibi oynamaya devam ediyor. Bugün artık ligde son haftalara girilirken çok önemli bir 3 puan aldık. Fatih Terim, Hasan Şaş ve Ümit Davala'nın kenarda olmadığı bir maçta 3 puan almak gerçekten çok önemliydi. Ama onlar kenarda olmasa da orada bir aslan vardı. Taffarel 3 aslanın yokluğunda kenarda teknik patronluk görevini üstlendi.

Takımımız maça çok oturaklı başladı. Ne çok üstüne gitti rakibinin ne de çok rahat bıraktı. Savunmayı da tehlikeye atmadan güzel varyasyonlarla ataklar geliştirdi. Ama tek eleştirebileceğim nokta takım olarak 2. golü bulamamaları oldu. Belki çok rahatsız edici tehlikeler yaşamadık ama 2. golü bulsak son dakikalara daha rahat girer belki de kontralarla farkı 3'e 4'e çıkartabilirdik.

Gökhan Zan'a bundan önceki maçlarda attığı uzun paslar nedeni ile çok kızmıştım. Ama bugün gördüm ki bu işin biraz üstüne gitmiş sanırım. Bu özelliğini geliştirmiş biraz. Çok fazla forma şansı bulmaya başladı son haftalarda. Bunu da en iyi şekilde değerlendiriyor. Bu hafta da Semih cezalı duruma düştü. Haftaya yine formayı kaptı. Umarım bu formuna devam eder.

Melo yine harikaydı bence. Takımın orta sahadaki bel kemiği Selçuk ile birlikte. Melo çok zeki ve aynı zamanda teknik kapasitesi çok yüksek. Takımı ileri taşımada bence çok önemli bir yere sahip. Topun sıkıştığı zamanlarda attığı ara paslar var. Herkesin dikkatini çekiyordur sanırım. İşte o toplar hem bizi aniden pozisyona sokabiliyor hem de topun sıkıştığı anlarda savunmayı rahatlatıyor.

Sneijder dediğimiz gibi yavaş yavaş form tutmaya başladı. 2 ye 1 ler ile ceza sahasına sarkmaya başladı. Nitekim golü de bir 2 ye 1 ile bulduk. Tabi Drogba gibi bir duvar oyuncusunun takımda olması çok büyük bir avantaj. Sizi her zaman pozisyona sokabilecek kapasitede bir futbolcu Drogba. Golü de yine onun asisti ile bulduk. Sneijder de usta işi bir vuruşla golü kaydetti.

Burak Yılmaz'da ise bir moral bozukluğu sezdim. Hem oyun içinde hem oyundan çıkarken. Madrid maçında oynayamamak onu üzdü sanırım. Gol atamadığı zaman oyundan düştüğünü hissediyorum. Ama bugün biraz isteksizdi biraz.

Hamit yine eski haline döndü son haftalarda. Eski halinden kastım eleştirdiğimiz dönemdeki Hamit. 90 dakika nasıl sahada kaldı anlayamadım. Çoğu topu eziyor ve oyunu yavaşlatıyor. Çok değişken bir form grafiği var buna bir çözüm bulması gerek.

Takım genel olarak iyiydi. Bilirsiniz avrupa dönüşü her zaman tehlikelidir. Ama bunu da aştık. Artık şampiyonluk yolunda artık sadece 5 maçımız kaldı. Kalan 15 puandan en az 12 puan toplarsak ligi zirvede bitiriyoruz. Bu olacak buna bütün Galatasaraylılar canı gönülden inanıyor.

Fatih Terim'in 8 maçlık cezası kaldı. Hasan Şaş 1 hafta daha tribünde. Ümit Davala, Elazığspor maçında kulübeye dönecek.

Galatasarayımız bu galibiyet ile puanını 59 a çıkardı.Eğer Fenerbahçe yarın kaybederse fark 7 olacak. Ve kalan 15 puandan 9 puanı almamız yeterli olacak.

Cimbom724
Devamını Oku

İmparator için 'Aslan' gibi oynayın

0 yorum

Bir kez daha Fatih Terim'siz bir döneme giriyoruz. Bu sezon bu ikinci kez olacak. Ve bu sefer daha uzun. Görünen o ki cezada indirim olmaz Fatih Terim bu sezonu kapattı. Bu sezonu kapatmanın yanı sıra gelecek sezon başını da kaçıracak. Fatih Terim'in olmadığı geçen dönemde büyük yaralar almıştık. Umarım bu sefer futbolcularımız daha aklı başında hareket edip bu kadar fazla puan kaybı yaşamazlar. Çünkü artık kaybedilen puanların telafisi olmayabilir. 

Şampiyonlar Ligi'nden elenmemizden sonra artık mücadele ettiğimiz tek kulvar lig kaldı. Bu sezon avrupada çok büyük işler yaptık. Bunu devamlı hale getirmemiz lazım. Bunun için de lig şampiyonluğunu mutlaka kazanmamız gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'ndeki devamlılığımızı arttırmamız lazım. Artık her sene en azından gruplarda mücadele eden bir takım haline gelmemiz gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman, devamlılığı sağladığımız zaman zaten başarı kendiliğinden gelecektir.

Bu akşam Karabükspor ile deplasmanda karşı karşıya geleceğiz. 29. hafta mücadelesi. Mutlaka kazanmamız gereken bir maç. Artık son 6 maç. Bu 6 maçtan 18 puan kazanıp şampiyonluğu kendi elimizle söküp almalıyız. Bu bize karşı olanlara vereceğimiz en iyi cevap olacaktır. Bunu yapacak gücümüz var.

Artık kazanılan her maç şampiyonluk yolunda çok büyük bir avantaj olacak. Derbi maçına kadar bütün maçlarımızı kazanırsak müthiş bir avantaj yakalayacağız. Oyuncularımız da bunun bilincindedirler.

Karabükspor ile bu 12. maçımız olacak. Geride kalan 11 maçta 5 galibiyet aldık, 2 kere yenildik, 4 kere berabere kaldık. Arena'da oynanan ilk maçta ekibimiz sürpriz bir şekilde sahadan 3-1 lik mağlubiyet ile ayrılmıştı. Umarım bu sefer aynı şey olmaz. Futbol bu. Kesin bir şey söylenemiyor. O nedenle temkinli olmak gerek.

Karşılaşmaya şu muhtemel 11 ile çıkacağız sanırım :

Muslera
Eboue - Gökhan - Semih - Riera
Hamit - Melo - Selçuk
Sneijder
Burak - Drogba

Muslera her zamanki gibi formda. Defans hattımızda son dönemlerde iyi işler yapıyor. Orta sahada yine Hamit'te bir durgunluk var son maçlarda. Umarım bunu aşar. Melo ve Selçuk ikilisi yine harika işler yapmaya başladılar. Umarım bu devam eder. Sneijder de geçen Real Madrid maçında çok iyiydi. Kaçırdığı gole rağmen, yine golünü attı ve asistini yaptı. UEFA tarafından da maçın adamı seçildi. Burak şampiyonlar ligindeki aradan sonra kadroya dönüyor sanırım. Gollerine kaldığı yerden devam edecektir. Drogba her zamanki gibi yine bekleneni verecektir.

Bu maçta mutlak bir galibiyet almamız gerekiyor. Bu tip maçlarda puan kaybına tahammülümüz yok. Hem de Fatih Terim için bu maçı kazanmamız gerekiyor.

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray 3-2 Real Madrid / Avrupa'ya bu korku yeter !

0 yorum


Galatasaray 3-2 Real Madrid maç özeti izle



Çıktılar ve aslanlar gibi oynadılar. Kendilerine yakışanı yaptılar. Galatasaray gibi oynadılar. Real Madrid'e öyle bir korku yaşattılar ki bu korku hem Madrid'e hem de bütün avrupaya yeter. Bu maç avrupaya mühürümüzü koyduğumuz anlamına da geliyor bence. Artık oraya adımızı yazdırdık. O kupa önümüzdeki senelerde bizim müzemize girecek. Bunun teminatını aldım ben bu gece.

Yine çok erken bir gol yedik. Kötü oldu. Ben ilk golü bizim bulabileceğimizi düşünmüştüm ama olmadı. İlk yarı tam hatırlamıyorum ama sanırım ortada geçen bir maç oldu. O kadar heyecanlıyım ki maç içindeki çoğu şeyi unuttum.

Az önce NTV Spor'da Fatih Terim'in yaptığı futbol devriminden bahsettiler. Çok haklı bir konuşma oldu. Fatih Terim'in futbol mantelitesinin nasıl olduğunu bugün özellikle 2. yarıda çok açık gördük. Avrupalıların yıllarca bize karşı oynadıkları futbolu biz onlara karşı oynuyoruz artık. Tabi bunda da başı çeken takım Galatasaray olmuştur. Bunun yaratıcısı da Fatih Terim sanırım.

Konu çok dağınık ilerliyor farkındayım ama bu seferlik böyle.

Drogba'nın da röportajı çok güzeldi. Çok güzel şeyler söyledi. Büyük takımların bize yaptığını açıkcası biz de ligdeki takımlara yapıyoruz dedi. Doğru dedi. Ama bugün 2. yarıda biz Real Madrid'e bunu yaptık gerçekten.

Çok abartı olmasın ama eze eze yendik diyebilirim. 2. yarıyı izleyen herkes bunu rahatlıkla söyleyebilir. Selçuk, Melo, Sneijder, Drogba.. Hepsi hepsi çok iyi futbol oynadılar. Tek tek saymaya gerek yok. Bütün takım kendilerine yakışanı yaptılar. Armanın ve bayrağın hakkını verdiler.

Bu seviyede oynamayı bence öğrendik. Bu turda yaşadığımız tecrübe emin olun bize ilerleyen senelerde yarı finalleri, finalleri ve hatta kupaları getirecektir. Bunu da umarım Fatih Terim ile yaşarız.

Bu sezon şampiyonlar liginde oynadığımız her takımı yenmeyi başardık. 10 maç yaptık. Bu çok büyük bir tecrübe. İlerleyen senelerdeki alt yapıyı hazırlayacak bir avrupa sezonu oldu bizim için. Müthiş bir kazanım.

Konu Galatasaray olunca her zaman umut vardır diyoruz hep. Bugün de bunu gördük. 1-0 geride olmamıza rağmen öyle bir geri dönüş gerçekleştirdik ki belki ilk maçta en az 1 golümüz olsa bence bu tur bize gelirdi. Ne kadar zor olduğunu da biliyordum tabi. Ama bize bu heyecanı bu aksiyonu bu yoğun duyguları yaşattıkları için bütün takıma teşekkür ediyorum.

Gerçekten bu sezon avrupada izlediğim her maçta çok büyük heyecanlar ve sevinçler yaşadım. Bütün Galatasaraylılar aynı duyguları yaşamıştır. Yıllar sonra buralara gelip, bu denli başarı elde etmek ve destekçilerine bu heyecanı yaşatmak ayakta alkışlanacak bir olay.

Fazla uzatmak istemiyorum. Yine tarihe geçecek bir zafer oldu. Galatasaray her zaman en iyisini yapmıştır. Real Madrid gibi dünya çapında ilk 2 de gösterebileceğimiz bir takımı resmi maçlarda 3 kere yenmiştir. Bu büyük bir olaydır. Ama Galatasaraylı bunlara alışıktır. Ve bunları yaşamaya devam edecektir. Bu gece rahat uyuyabiliriz artık.


Şimdi sen yine aslanlar gibi oyna demiştim. Oynadılar ve kazandılar. Teşekkür ederim Galatasaray ..

Cimbom724
Devamını Oku

Şimdi Sen Yine Aslanlar Gibi Oyna

0 yorum

Bugün avrupa arenasındaki son gecemiz sanırım. Gerçekten üst düzey bir başarı ile bitiriyoruz avrupa macerasını bu sene için. Bugün avrupa aslanlarımızı, avrupa fatihimizi alkışlamanın günüdür. Bize bu sezon yaşattığı mutluluklar için onlara teşekkür etme günüdür. Sonuç ne olursa olsun, onlar bu sezon yapmaları gereken her şeyi yaptılar. Bu daha bir başlangıçtı. Eminiz ki ilerleyen sezonlarda bu başarıdan çok daha fazlasına erişilecek. Bizde bunu gerçekleştirecek birikim fazlası ile var. Sadece bu seviyede oynama alışkanlığı edinmemiz lazım o kadar.

Bu akşam 3-0 ın rövanşında evimizde konuk edeceğiz dünya devi Real Madrid'i. Artık tur gerçekten çok zor. Karşımızdaki takım sıradan bir ekip değil. Bu kupayı almayı kafasına koymuş bir Real Madrid ile oynuyoruz bu gerçekten çok zor. Eksikleri var ama o eksiklerin yerini dolduracak 2. veya 3. yedekler bile çok kaliteli isimler. O nedenle çok dikkat etmemiz gerek.

Ben bu maçtan bir galibiyet bekliyorum açıkcası. Tur gelmeyebilir. Muhtemelen de gelmeyecektir ama bir galibiyet alacağımıza inanıyorum. İlk maçtaki oyunumuz bile bence Real Madrid'ten üstündü. Birçok pozisyona girdik. Ama bu sefer seyircinin de itici gücü ile gol veya goller bulacağımızı düşünüyorum.

Takımımızda defansın en önemli ismi Dany cezalı durumda. Onun yerine Gökhan Zan'ın oynamasına kesin gözü ile bakılıyor. İleri uçta da Burak Yılmaz geçen maçta gördüğü saçma sarı karttan sonra cezalı duruma düştü. Onun yerine Umut mu oynar yoksa Elmander mi bilemiyorum ama tek forvetli kalabalık orta sahalı bir sistem de deneyebilir Terim.

Onun dışında diğer oyuncuların yerleri belli gibi :

Muslera
Eboue Semih Gökhan Riera
Hamit Selçuk Melo Amrabat
Sneijder
Drogba

Bu 11 çıkabilir sahaya akşam.

12 sene sonra yine aynı seviyeye geldik. Son 1 sezonda takımımızın yaşadığı gelişimi herkes gördü. İnanmaya devam edersek bu işin sonuna kadar gidebiliriz.

Şartlar ne olursa olsun biz kendi futbolumuzu oynayalım.Kazanmak için mücadele edelim. Bize yakışan budur.

Cimbom724
Devamını Oku

Direniş sürüyor - Durduramazsınız !

2 yorum
Bizim takım
Şuan da yazının başlığı ne olsa diye düşünüyorum. O kadar çok değişken var ki maç içinde. Muslera ile ilgili bir başlık atsam, Melo'ya haksızlık olacak, Melo ile ilgili bir şey yazsam, Drogba'ya haksızlık olur. Drogba ile ilgili yazsam, Fatih Terim'e, Hasan Şaş'a, Ümit Davala'ya haksızlık olur. O nedenle hala düşünüyorum ne başlık atacağımı. Sanırım buna yazının sonunda karar vereceğim.

Ordu maçına benzer bir senaryo ile karşı karşıya kaldık maçın hemen başında. Muslera ile Gökhan Zan arasında yaşanan iletişim sorunu yine gereksiz bir golü kalemizde görmemize neden oldu. Bu sezon hiç yok yere yediğimiz kaçıncı gol oldu artık sayamadım. Gökhan Zan'ın bir hatası var bence. Yükselipte o topa vuramıyorsan demekki iyi hesaplayamamışsın topun gelişini. Defans oyuncusu zeki olmalı. Muslera'nın da hatası vardı tabi. İletişim kurması gerekiyordu Gökhan ile.

Mersin'i geçen hafta hiç izlemedim ancak Beşiktaş karşısında da sanırım iyi bir futbol ortaya koymuş. Puan tablosundaki konumlarına baktığımda artık işlerinin mucizeye kaldığını söyleyebilirim. Kümenin tam 8 puan gerisindeler. Sanırım oyuncularda da bunu biraz kabullenmişlik var. O yüzden olabildiğince rahat oynuyorlar. Bunu ilk 30 dakika çok net gördük. Hele golü yedikten sonra gerginleşen bir Galatasaray karşısında çok rahat ve sakindiler. Bu da onlara çok yaradı.

Gayet düzgün paslaştılar bahsettiğimiz ilk 30 dakika. Belki maç 3'e gelebilirdi. O pozisyonları da buldular ama Muslera bir kez daha ne kadar büyük bir kaleci olduğunu kanıtlarcasına kurtarışlar yaptı. Biraz da bu pozisyonları vermemizde etkili olan isimlerden konuşalım. Önce 12. dakikada savunmadan çıkarken Emre'nin kaptırdığı saçma sapan gereksiz bir top var. Emre savunmadan çıkarken solundaki Hakan'a çok rahat bir pas atabilir ve kontra atağı başlatabilirdi. Ama hiç gereksiz yere çalım atmayı denedi ve kaptırdı topu. Yani futbol zeki adamlarla güzel ve zevkli oluyor. Biraz uyanık olsa daha basit oynasa çok faydalı olabilir. Ama top kaptırıldı ve Burhan karşı karşıya kaldı. Vuruşunda Muslera iki kere kurtardı pozsiyonu. Sonrasında Emre yine amaçsız bir pas verdi topu uzaklaştıracağı yere zaten görmüşsünüzdür izleyenler. Yani kafasını kullanasa çok iyi bir futbolcu olabilir. Ama bakalım artık bunun muhakemesini kendisi yapması gerek.

14. dakikada da Muslera yine başroldeydi. Dedik ya Mersin çok rahat top oynadı. Tek paslarda çok başarılıydılar. Yine öyle gelişen bir pozsiyonda Nobre ara pasta Culio'yu buluşturdu. Ama pozisyonun öncesine dönelim. Tekrar izledim özette. Atak başlarken Culio defansın arkasına doğru koşmaya başlıyor. Onu takip eden ise yanlış görmediysem Hamit. Savunmanın çizgi halinde olduğunun düşünen Hamit pas atıldıktan sonra koşmayı bırakıp ofsayt olmasını bekliyor. Yani orda o risk alınır mı ? Sen ne olursa olsun koşmaya devam et zaten ofsaytsa çalınır oyunun durur. Ama Muslera yine harika bir önsezi ile pozisyonu engelledi.

15. dakikada Drogba ceza sahasına yağ gibi aktı resmen. Gökhan Zan'ın pasında topu sağ ayağıyla alıp sol ayağı ile hemen dönüp içeri girmesi gerçekten muazzamdı. Vücudunu o kadar iyi kullanıyor ki, onu durdurmaya kimsenin gücü yetmiyor. Karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruştu topu kaleci çıkardı. Bu tip pozisyonlarda bir şanssızlığı var Drogba'nın. Daha önceki maçlarda da benzerleri olmuştu.

20. dakikaya kadar Drogba'nın giriştiği pozisyondan başka önemli bir atağımızı hatırlamıyorum. Ama ondan sonra biraz kendimize gelip oynamaya başladık. Asıl dizginleri elimize aldığımız an ise Fatih Terim'in içinde bulunduğu gerilim dolu anlardan sonra oldu. Oralara da geleceğiz.

22. dakikada Sneijder'in sağ kanattan kullandığı serbest vuruşta topa çok iyi yükselen Burak'ın yaptığı kafa vuruşunda top üst direkten geri döndü. Çok talihsiz bir andı gerçekten. Top iyi yere gitti. Kaleyi bulsa kaleci zaten çaresizdi. Ama orda yüksek bir vuruş yapmak yerine kaleciyi daha zor durumda bırakacak ve gol yapma oranını yükseltecek bir yerden vuruş denenebilir miydi ? Tabi olabilirdi ama Burak için sanırım o anda yapabileceği en uygun vuruştu.

30. dakikada 10 kişi kaldık. Savunmanın arkasına atılan topa hareketlenen Burhan ile Dany ikili mücadele yaşadılar. Burhan yerde kaldı. Hakem bariz gol şansı diye değerlendirince Dany oyundan atıldı.

10 kişi kaldıktan sonra baskımız biraz daha arttı. 36. dakikada Yılmaz Burak yine direği geçemedi. Ceza sahası dışından kazanılan frikikte topun başına geçen Burak topu bir kez daha üst direğe nişanladı.

Bir şanssızlık olduğunu anlamıştım o dakika.  Puan kaybedeceğimizden gerçekten korktum. Çünkü artık telafisi olmayan haftalara giriyoruz ve böyle maçları mutlak kazanmamız gerekiyor.

44. dakikada ise olanlar oldu. Hamit'in yaptığı faulde Fatih Terim sinirlenerek topu yere vurdu.. Dün yaptığı açıklamada o hareketinin zaten Hamit'e yönelik olduğunu söyledi. Özellikle yediğimiz erken ve hatalı golden dolayı bir gerginlik olduğunu düşünüyorum Fatih Terim üzerinde. Çünkü yukarda da belirttiğim gibi telafisi olmayan haftalar değil telafisi olmayan dakikaları yaşıyoruz maç içinde. Fatih Terim gerçekten inanılmaz sinirlendi. Dün Fatih Terim'in açıklamalarını hepimiz dinledik. Gerçekten çok haklı. Hakemler bazen olayın dozunu kaçırıyor. Teknik direktörler futbol oyunun merkezinde yer alan kişiler. Böyle tepki vermelerinden başka doğal ne olabilir ki ? Bunların istediği herkesi sindirmek. Hareketsiz bir kenar yönetim oluşturmak. Yani uyarı olarak da direk tribüne gönderirim falan demiş hakem. Bu ne saçma bir uygulamadır. İnsanların duyguları var. Hele Fatih Terim gibi çok duygusal bir hocanın bu tip tepkiler vermesi çok çok normal. Yarın bunları yapan Fatih Terim'de olmayabilir. Bir başkası da bu duruma düşebilir. Terim'in dediği gibi adalet herkese lazım.

Maç gerçekten benim açımdan çok heyecanlı ve duygusal geçti. Ki ben bile böyleyken sahadaki oyuncuların, teknik ekibin nasıl bir durumda olabileceğini az çok tahmin edebiliyorum. Üzerimize çok geliniyor diye düşünüyorum takım olarak. Galatasaray üzerine oynanan bir oyun mu var acaba insan aklından geçirmiyor değil. Son haftalara heyecanı taşımak adına bakalım daha neler yapılacak.

Fatih Terim'in atılması Ordu maçındaki gibi takım üzerinde çok iyi bir etki yarattı. Haksızlığa, adaletsizliğe isyan eden oyuncularımız öyle bir top oynadıki Drogba önderliğinde, artık maçın çevrilmemesi için hiçbir neden kalmamıştı. Hasan Şaş ve Ümit Davala'nın da tribüne gönderilmesi ile takım iyice kendine geldi.

İkinci yarı Drogba ve Melo mükemmel bir oyun sergilediler. Drogba penaltının hazırlayıcısı olurken sanırım Melo bu sezonki ilk golünü kaydetmiş oldu. Drogba hem penaltıyı hazırlayıp beraberliğin gelmesini sağlarken hem de 2 gol atarak galibiyeti getirdi.

Gerçekten her türlü duyguyu barındıran bir maç oldu. Eğer biz yapılan her şeyi, verilen her kararı yanlış yorumlamıyorsak, evet bizim üzerimize bir oyun oynanıyor. Hem de Fatih Terim üzerine daha çok. Ama şartlar ne olursa olsun Galatasarayımız kendine düşen görevi yerine getirip bu ortalığı karıştırmak isteyen kişilerin kafasını ezecektir. Galatasaray çok büyük bir camia. Gelenek ve kültürünü çok sağlam temellere kuran bir camia. Öyle her oyunda bozulacak, dağılacak bir camia değil. Galatasaray'ın büyüklüğü de burdan gelir.

Her ne olursa olsun, ne denerlerse denesinler durduramayacaklar !

Cimbom724
Devamını Oku

Yeter ki sen dalgalan

0 yorum






Ali Sami Yen : "Maksadımız İngilizler gibi toplu bir hâlde oynamak, bir renge ve bir isme mâlik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."

Metin Oktay : "Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım."

Fatih Terim : ‎'' Bugün Galatasaray'ın pes ettiğini düşünenler yarın her zamanki gibi yine düşündükleriyle yetinecekler. '' 

Fatih Terim: "Yine söylüyorum, kazanacaksınız... kazanmak için uğraşacaksınız. Ama netice ne olursa olsun, siz benim gönlümde hep kazandınız, hep şampiyonsunuz ve öyle kalacaksınız. Allah yardımcınız olsun."


Cimbom724
Devamını Oku

Real Madrid 3-0 Galatasaray maç özeti izle

2 yorum


Galatasaray 3-2 Real Madrid maç özeti izle




Hiç haketmedik diyerek şu yazılara başlamaktan bıktım artık. Kura çekildiği zaman zaten açık favori Real Madrid'di. Ama dünkü yazımda kağıt üstünde favori olmanın bir şey ifade etmediğini söylemiştim. Bence yenilsek de bunu kanıtlar bir oyun oynandı. Beklediğimin çok çok altında bir Madrid baskısı oldu diyebilirim. Tabi bunu sağlayan da bizim oyun felsemizden kaynaklanıyordu.

Mücadeleye Muslera - Eboue - Semih - Dany - Riera - Hamit - Melo - Selçuk - Sneijder - Drogba ve Burak 11 i ile başladık. Bu şuan ki ideal kadromuz zaten. İstediğimiz gibi de başladık. Hatta bence oyunun genelinde belirli bir tarafın hakimiyeti yoktu. Hatta Galatasaray çok daha iyi topla oynadı diyebilirim. Özellikle ilk yarı. Melo, Hamit, Selçuk ve Drogba 4 lüsü çok iyi işler yaptılar. Eboue de çok iyi bindirmelerle hücum aksiyomlarında başı çeken isim oldu.

Real Madrid ise yer yer hızlı oynadı. Zaten savunma arkasına atılan toplarda ne kadar etkili olduklarını cümle alem biliyor. Mesut, Di Maria ve Ronaldo ile çok etkili olmasalarda pozisyonlar buldular.

Aslında canım çok sıkkın olduğu için içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor. Ama yediğimiz goller ve hakem için 2-3 kelam etmek gerek.

İlk gol klasik Madrid golü idi. Araya atılan temiz bir top, Ronaldo her zamanki gibi iyi sarktı ve golü yaptı. İşte defansın bir anlık dalgınlığı hazırladı aslında bu pozisyonu. Orda Eboue'nin geriye koşuya devam etmesi gerekirdi ama bunu yapmadı.

İkinci gole bir şey demiyorum ancak yenilmemesi gereken tarzda bir gol. 2 savunma oyuncusu topa yükseliyor ama vuramıyorlar. Top da Benzema'nın önünde kalıyor. Gole diyecek bir şeyim yok ancak talihsizlik bu kadar olur. Şans hiç yanımızda değildi. Ama şimdi tekrar baktığımda Eboue'nin yine bir hata yaptığını görüyorum.

Üçüncü gol ise tam bir hakem faciasıydı. Yani tam gözünün önünde olan bir olayda o pozisyondaki takdir hakkını nasıl Real Madrid'den yana kullanıyor anlayamıyorum. Drogba'nın, Ramos'a herhangi bir hareketi yok iken Ramos çok dengesiz bir şekilde geliyor ve yere düşüyor. Hakemin tam önünde olan bir olay ve hakem saçma sapan bir kararla faulü Madrid'e veriyor. Ve sonunda da 3. gol geliyor.

Bizim de kaçırdığımız bir çok pozisyon var. Gerçekten çok verimli paslaşmalarla pozisyonlar bulduk. Özellikle 43. dakikada Drogba'nın pasında ceza sahasına hareketlenen Eboue karşı karşıya kaldı ama vuruşu kalecinin üstüne gitti. Belki de yanında boş durumda olan Burak Yılmaz'a çıkarmayı deneyebilirdi.

45+1 de Drogba ile bir pozsiyona daha girdik. Drogba çok iyi kontrol etti ancak top yere düştüğünde şansız bir şekilde top Drogba'nın dizine çarptı ve vuruş açısını kaybetti.

Drogba genel olarak çok iyi oynadı. Top aldı indirdi servis yaptı. İlk 70 dakika falan çok iyiydi ama sonra o da hafiften oyundan düştü.

Melo da Selçuk'un yükünü çok hafifletti ve ileri çıkışları çok iyi yaptı. Derinlemesine attığı paslar da çok iyiydi. Hep son zamanlarda kendini buldu dedik bugün de bunun hakkını vererek iyi bir oyun sergiledi.

Takımımız genel olarak çok iyi oynadı bence. Bulundukları konumun hakkını verdiler genel olarak. Ama işte olmayınca olmuyor. Yenilen şanssız goller. Yoktan var olan pozisyonlar vs

Fazla yazmayacağım artık. Kaybetmek kolay, kazanmak olay demiştik ama olmadı. Sağlık olsun. Ben üzülmüyorum. Çünkü bu sezonki avrupa hedefimizi fazlası ile gerçekleştirdik. Tabiki 3-0 ın rövanşında Madrid ile oynamak artık çok zor olacak. Ama futbolda her şey var. Haftaya izleyip göreceğiz.

Hakeme gelirsek. Hakem bu seviyenin hakemi değil gerçekten. Maçı katletti diyebilirim. Verilmeyen penaltı pozisyonları, verilen hatalı ve saçma kararları ile oyunun içine etti diyebilirim. Umarım İstanbul'daki maçta bu derece yeteneksiz bir hakem ile karşılaşmayız.

Belki burdan turu çevirmek zor ama Arena'da takımımızın taraftarlara ve camiamıza bir galibiyet hediye edebileceğine inanıyorum.

Cimbom724
Devamını Oku

Real Madrid - Galatasaray canlı izle şifresiz Rah-e Farda TV

0 yorum


Galatasaray 3-2 Real Madrid maç özeti izle





Türk futbolseverlerin en çok şikayet ettiği konu sanırım şifresiz doya doya maç izleyememek. İşin maddi boyutunu vs. bilemiyorum ama bazen tam bir çileye dönüşen olaylar oluyor.

Rahat rahat maç izlenmiyor bir kere. İlk Schalke maçında bir barda yer ayırtmamıza rağmen gittiğimde her yerin dolu olduğu söylenip içeri alınmamıştım. Çok sinirlenmiştim haliyle. Ama sonradan ışıklar çaktı. Schalke ile oynuyorduk. Ve hot bird uydusu üzerinden yayın yapan tonla alman kanalı vardı. Hemen ZDF'yi ziyaret ettim. Ve yanılmamıştım. Yatağa yayıla yayıla maçı izledim.

Yurtta kalıyorum. Odada bir lcd ekran televizyon var. Ancak uydunun biss key çözme yeteneği yok. Aslında olsa maçı veren Azeri kanallarından izlenebilir. Ama küçük bir araştırma yaparak varlığı çok önceden bilinen bir Afgan kanalına ulaştım.

Bu Afgan kanalının adı "Rah-e-Farda" . Daha önce bir çok maçı verdiği yaptığım geniş çaplı araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. Tamamen yasal ve Türksat 2A uydusu üzerinden yayın yapmaktadır.

Her maç 10 tl 10 tl bayılacağımıza bu tür fırsatları değerlendirmek lazım. Ben bütün sene her maça gitsem yaklaşık olarak 400 lira falan para harcıyorum. Bu bir öğrenci için yabana atılmayacak bir miktar. 

Bahsi geçen kanal yarın maçı verecek yüzde 99 ihtimal. Biraz yayın kalitesi düşük ancak izlenebilecek seviyede. Yine rahat rahat maç izleyeceğim. Yata yata. Artık yanıma kola mı alırım bira mı alırım keyfime kalmış. Bira deyince, maçlara 10 tl bayılıyoruz yetmiyormuş gibi 2 tane de bira içiyoruz, oldu mu sana hesap 30 tl. 34 maça gitsem 1020 tl yapar. Bu hesap daha uzayıp gidebilir.

Uzun lafın kısası evde D-Smart'ı olmayanların mutlaka denemesi gereken bir alternatif. Ha ben spikersiz izleyemiyorum, keyif alamam derseniz orasını bilemem. Ama sistemin kölesi olmayın.

Benden bu kadar seçim sizin.

Turksat2A / Rah-e Farda TV
Frekans : 11.987 H 
Sembol : 02222 – 5/6

Cimbom724
Devamını Oku

Galatasaray zoru sever

0 yorum

Yarın yine Türk futbolu adına çok önemli bir maça çıkacağız. Hem Türk futbolu için hem de Galatasaray için çok önemli bir gece olacak. Galatasaray hep bahsettiğimiz gibi Türk futbolunun avrupadaki en önemli temsilcisi olmuştur. Yapılmayanları yapmış, imkansız denenleri başarmıştır.

Bunları takımımızın tarihine baktığımızda zaten çok net olarak görebiliyoruz. Türkiye'de bulunan iki avrupa şampiyonluğunun altında da Galatasaray'ın imzası var. Gönül ister ki diğer Türk takımları da bu rekabetin içinde bulunsunlar. Bu önümüzdeki senelerde gerçekleşebilecek bir olay gibi duruyor. UEFA'da yoluna devam eden Fenerbahçe'de güzel işler yapacak gibi. Hatta kağıt üstünde bize göre çok daha kolay bir ekiple karşı karşıya gelecekler. Ama işte işler kağıt üstünde gösterilen değerlere göre şekillenmiyor.

Kim diyebilirdi 2000 yılında Galatasaray'ın, Arsenal'den UEFA Kupası'nı alacağını. Bırakın kupayı final oynayacağını kim hayal edebilirdi. Hadi UEFA'dan sonra Süper Kupa'yı da kaldıracağını kim hayal edebilirdi ? Hem de Real Madrid gibi 20. yüzyılın en iyisi seçilen bir takıma karşı.

Galatasaray 1999/2000 sezonunda yoluna UEFA Kupası'nda devam ederken bahis şirketleri Galatasaray'ın şampiyonluğuna 1e 300 gibi bir oran veriyorlardı. Ama Galatasaraylılık ruhundan ve kültüründen habersizdiler. Bizim tek amacımız büyük kurucumuz Ali Sami Yen'in dediği gibi "Türk olmayan takımları yenmektir" Lig şampiyonluğu da bizim için avrupaya açılan bir kapıdır.

Şimdi de o senelere benzer bir durum var önümüzde. Zor mu ? Evet. Ama imkansız hiç değil. Galatasaray böyle mücadeleleri en iyi şekilde sonuçlandırmış bir takım. İnanıyorum ki yarında sahadan bileğimizin hakkı ile istediğimiz sonucu elde edeceğiz. Yeter ki 'Galatasaray' adına yakışan bir oyun ile oynayalım.

Cimbom724
Devamını Oku
 
Cimbom724 - Yayınlar kaynak gösterilerek paylaşılabilir. -2013-